küreselleşme

    96.
  1. yukarı yarım kürenin aşağı yarım küreyi esir almasıdır evet efendim.
    5 ...
  2. 7.
  3. senin bir fransız kadınını çin lokantasından kaldırıp, bir alman arabasının içine atıp hollanda mimarisi tarzında yapılmış evine götürüp soğuk ingiliz birasını yudumlayarak iran halısı ürerinde çatır çatır zikmendir globalleşme.
    6 ...
  4. 18.
  5. Bir ingiliz vardı, Amerika kökenli çokuluslu bir şirketin Londra bürosunda çalışıyordu. Bir akşam Japon malı arabasına binerek eve döndü. Alman mutfak malzemesi ithal eden bir firmada çalışan karısı ondan önce gelmişti. Karısının küçük italya arabası genellikle trafikte daha çabuk hareket edebiliyordu. Yeni Zelanda kuzusu, Kaliforniya havucu, Meksika balı, Fransız peyniri ve ispanyol şarabından oluşan akşam yemeklerini yedikten sonra, Finlandiya'da yapılmış olan televizyonların seyretmeye koyuldular. Program Falkland Adaları'nı ele geçirmek için başlatılan savaşla ilgiliydi. Bu programı seyrederken kendilerini yurtsever hissettiler ve ingiliz olmaktan gurur duydular. Raymond Williams.
    3 ...
  6. 88.
  7. sömürünün yeni adıdır küreselleşme, nam-ı diğer globalleşen dünya...
    peki nasıl işler? şu şekilde:
    kapitalist devletler kendi ülkelerinde ürettiklerinde 100 dolara mal edecekleri bir malı daha az gelişmiş ülkelerde imal ederek maliyeti azaltırlar. çünkü kendi ülkesinde fabrika kurması, işçi çalıştırması daha masraflıdır. üstelik ham maddenin taşınma masrafı da vardır. bunun yerine az gelişmiş bir ülkede ham maddeyi taşımadan, ucuz işçi çalıştırarak, fabrika masrafı olmadan aynı malı 50 dolara üretmiş olur. bu birinci sömürü..
    daha sonra o malın üstüne kendi markasını yapıştırarak 50 dolara mal ettiği ürünü 150 dolara o ülkeye geri satar. bu fiyat emperyalizmidir. bu da ikinci sömürü..
    peki bunları uygularken hangi kılıfa uydurur? o da şu şekildedir:
    "tek tip yurttaşların olmayacağı, tüm farklılıkların özgür ve eşit haklarda olacağı, kültürlerin dışlanmadığı ve rahatça yaşanıp sürdürülebildiği bir dünya hayal edin, işte bu küreselleşmedir" diyerek bu akıma sosyal bir kimlik çıkartıp sevimli gösterirler. artık ekonomik boyutuyla ilgilenenler azalacaktır.

    ekleme: siyasal olarak küreselleşme ile beraber ulus-devletlerin egemenliklerinin üzerinde uluslarlararası, ulus-üstü yeni yapılar oluşmaktadır. (bkz: küresel güçler)
    3 ...
  8. 1.
  9. soru: küreselleşme nedir?

    cevap: prenses diana nın ölümü.

    soru: nasıl olur?

    cevap: bir ingiliz prensesi mısırlı erkek arkadaşıyla bir fransız tünelinde hollanda motoruna sahip, iskoç viskisiyle sarhoş olmuş bir belçikalı nın kullandığı bir alman arabası ile kaza yaptı. japon motosikletli italyan paparazziler tarafından takip ediliyorlardı, amerikalı bir doktor tarafından brezilya yapımı ilaçlarla tedavi edilmeye çalışıldılar! bu yazı size bir türk tarafından bill gates teknolojisi kullanılarak gönderildi ve siz de muhtemelen bunu bir singapur tesisisnde bangladeşli işçilerin yaptığı, tayvan malı çiplerin ve kore malı moniterlerin kullanıldığı bir bilgisayardan okuyorsunuz. büyük olasılıkla da bu bilgisayar hintlilerin kullandığı kamyonlarla taşındı, endonezyalılar tarafından kaçırıldı, sicilyalı liman personeli tarafından boşaltıldı, meksikalı kaçakçılar tarafından taşındı ve son olarak da yahudiler tarafından satıldı.

    küresellleşmeyi bundan iyi tarif edebilir misiniz?
    *
    3 ...
  10. 65.
  11. insancıl değerlerin seri katili, kitleleri tüketim toplumuna dönüştürmede kullanılan en etkili silah, iktisat bilimini alt üst eden olgudur.

    Sınırsız olan insan ihtiyaçlarının sınırlı olan kaynaklarla karşılanması gereken bir dünyada, küreselleşmenin pençesine düşmüş olan toplumlar kendilerini dünya üzerindeki kaynaklara çok daha kolay bir şekilde ulaşabilir halde bulmaktadırlar. özellikle günümüzün gelişen teknolojisi ve lojistik alandaki ilerlemeler küreselleşmenin bu etkisini daha da arttırmaktadır. Kaynaklara bu denli kolay erişim ise tüketici toplumunu var etmiştir.

    Tüketici toplumu ise tüketim üzerine kurulu, kullan at mantığını kendine eksen edinmiş, insani yönleri zayıflatılmış insanlar kümesidir.

    Tüketici toplumunun normlarına uygun hareket eden bireylerin dünya üzerindeki dağılımları, medeniyet olarak adlandırılan silsilenin bir çok kavrama meta sııfatını yükleyebilmesi ve en önemlisi globalleşme sonucu kaynaklara kolay ulaşımdan kaynaklı toplumlarda haz alabilme duygusunun günden güne körelmesi neticesinde giderek artmaktadır. ülkemizde de bir sonraki neslin, bir önceki nesilden daha tüketici olduğu bir gerçektir.

    An itibariyle bir insanın kan bağıyla bağlı olduğu ve alternatiflerini bulmasının imkansız olduğu anne, baba, kardeş, evlat vs... dışındaki her olguya tüketici gözüyle bakması mümkündür. insanın ilk edindiğinde sevmesi muhtemel olan bir bilgisayar, bir araba, bir futbol topu, bir ayakkabı gibi şeyler alınış amacındaki işlevseliğini halen görmesine karşın bu bakış açısına maruz kalabilmektedir.

    Küreselleşmenin birde kültürel etkileri vardır. Küreselleşen dünya ülkelerinde popüler kültürün egemenliği otantik kültürün unutulmasına, ülkede yetişen yeni neslin köklerinden uzak kalmasınada sebebiyet vermektedir.

    özetle sevemedim ben bu kürselleşmeyi.
    4 ...
  12. 55.
  13. amerikalı bir çocuğun, kendi yaşıtı çinli bir çocuğun yaptığı oyuncağı, mc donalds menüsünden almasıdır.
    3 ...
  14. 5.
  15. filipinli bir kizin malezyada yaptigi bir ayakkabinin almanyada satilmasidir.
    2 ...
  16. 17.
  17. globalization'dan tercüme edilirken yapılan hatanın bilinçli olduğuna inanmak için ille de komplo teorisyeni olmak gerekmez; globalization küreselleşme değil küreselleştirme demektir.

    Hareketi başlatan merkezine kendisini koyduğu dünyayı büyük bir yuvarlağa çevirmek için doğru kelimeyi seçmiştir muhtemelen. Hedeftekilerden Türkçe konuşanlar edilgen taraf olduklarını baştan kabullenişle, doğrudan, hiç kıvırmadan küreselleşme olarak kabul etmişler. Avrupa Birliği Anayasasını dört günde kusursuz tercüme eden Dışişleri Bakanlığının bu galat'ın meşhurlaştırılmasında payını bilemem. Ben işin o kısmıyla ilgilenmiyorum.

    Benim derdim kelimelerle. Sessiz (sözsüz) büyü yoktur; iyicil sihir kısık sesle yapılır, kötücül büyü brutal vocalle. Kelimeler önemlidir.

    Yeri gelmişken dto'nun açılımını da söyleyeyim size. "Dünya Türk Olsun" diyorlar sandınız ama yanıldınız. Türk, emperyalist altyapıya sahip olmadığını bilir, soyunmaz o işe. dto yaratıcı beşiktaş taraftarının google earth'ü hacklediğinde uncle sam'in ağzından çıkardığı balona yazdığı komik quoteun kısaltmasıdır;
    "dünya, topsun olm!"
    3 ...
  18. 74.
  19. "küresel elleşme" isim tamlamasından oluşturulmuş bileşik isim.
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük