"the day after tomorrow! hayıııııııır olamaaaaaaaaaaz yandık bittik kül olduk küresel ısınmaaaaaaaa" nağralarına sebep olan önermelerden bir tanesi olup, yine sevgili borsacı arkadaşlarımızın uzun vadeli piyasa rekortmenlerinin ve ve ve ve savaşını milletin birincil problemi olmaktan çıkartmak için hangi yalanı sallasam diye çırpınan abd imparatorluğunun yine kendisine hiç mi hiç yakışmayan yalancılık politikasının gereği karşı karşıya kaldığımız durum. çok yönlü politika açısından bakıldığında demez mi insan, hadi bakalım zaten çocuk yapmamak için bahane arayan avrupa, bu sefer ne yapacak?:
-fransa- abi sen ne yaptın yaaaa? olm zaten nüfus gitti gidiyor, anca afrikadan asyadan milleti buraya toplaya toplaya tutturuyoruz saf nüfusumuzu senin yaptığında, söylediğinde iş mi şimdi?
-almanya- aynen yani ben de katılıyorum, kesinlikle terbiyesizlik! aynı terbiyesizliği geçen de yaptın, nükleer savaş olacak dedin 10 yıl kimse çocuk yapmadı yine, adilik bu yaptığın ama...
-abd- allaalla, bana ne, napıyım siz de benim gibi halkınızı seks düşkünü yapın kardeşim, fransızlara baksana sen, adamlar kibarlıklarından kız arkadaşlarını yanaktan öpemiyor bile yuhahahahahahahah!
şimdi bu olayın olması engellenemez bir şey.bunu bir anlayalım.yapılabilecek olay yavaşlatmak,ama bu da şu dünya şartlarında çok zor.o kadar sorun var ki,küresel ısınmaya sıra daha gelmez
"Antarktika'da kürsel ısınma sonucu eriyen kilometrelerce kalınlıktaki buz kütlelerinin kırılmasıyla yeni deniz canlıları su yüzüne çıktı. Uzmanlar, bulunan türlerin tehlikede olduğunu bildirdi." http://www.milliyet.com.t...07/02/27/son/sonyas02.asp
bazılarının ne ısınması geçen sene götümüz dondu diye karşı çıktığı ısınmadır. bu ısınma vardır. hele hele son yıllarda giderek düzenli bir şekilde artmaktadır. insanların bu felaketi neden önemsemedikleri ise akıllarda şöyle kocaman bir soru işareti bırakmaktadır. geçen sene soğuktu hani ısınma nerde diye düşünen kişilere şunu anlatmakta fayda var sanırım;
küresel ısınmanın götürülerinden biride mevsimleri değiştirmesidir. yazın ortasında götümüz donabilir ilerde. veya kışın ortasında tişörtle dolaşabiliriz. yani hani sıcak olacaktı demek mantıksız bir karşı tezdir. mevsimlerin değişmesiyle yokolacak bitki ve hayvan sayısını siz okurların hayal gücüne bırakıyorum. varın siz hesap edin. insanlar bu olayı hiç mi önemsemiyor? tabiki önemseyenler var. hatta olayın ciddiyetinin farkında olup hayatını küresel ısınmaya adamış insanlar var. bunlardan biride eski amerikan başkan yardımcısı ve en son seçimde bush'la liderlik yarışına giren al gore'dur. bu adam dünyanın çeşitli yerlerinde durmadan bu konu hakkında konferanslar veriyor. ilk yapması gereken insanları bu olayın ciddiyetine inandırmaktır. bunun gibi insaların kesinlikle daha fazla artması gerekiyor. çünkü insanlar bu olayın vehametinin farkına vardığı zaman gerçekten çok geç olabilir. bu durumda dünyadaki büyük güçlerin hemen bu olaya gereken önemi vermesi gerekiyor. avrupa ülkeleri, abd, rusya vs vs. bunların hepsinin belkide ilk defa bir konu üzerinde uzlaşıp el birliği ile bu işe bir çözüm bulmaları gerekiyor, yoksa;
uygunsuz gerçek belgeselinde de söylenen gibi;
bize bahşedilen bu dünyayı, çocuklarımıza miras olarak bırakamayabiliriz..
aslında korkulacak birşey olmayan dünyanın kendi gelişimi içinde yirmibin yıl içinde 8 kere gerçekleşen olay.dünyanın kendi dinamikleriyle alakalıdır.kıyamet tellallığına gerek yok bu yüzden.herşey bir-kaç bin yıl sonra eski haline döner canınızı sıkmayın bu yüzden.
Bu protokol, kapitalist ülkelerin kendi çıkarlarını zedelemeden doğayı sözde kurtarma çabalarının göstermelik belgesidir. Kapitalist çıkarlar için (ABD ile uzlaşma amaçlı) protokolün değiştirilmesi öngörülüyor. Protokolün imzalanması bile kar amaçlı olarak yapılıyor. Son dönemde ortaya çıkan ;Türkiye kyoto yu imzala gibi kampanyalarda bir anlam ifade etmiyor bunlar neo-liberal politikaların etkileridir. Türkiye'nin bu protokolü imzalamasından öte en fazla sera gazı yayan ABD'nin rakamlarda değişikliğe gitmeden öncelikli olarak imzalaması daha anlamlı olacaktır. Hava artık kirletme hakkı doğmuş, alınabilir satılabilir bir mala dönüştürülmeye çalışılmaktadır.
toplum olarak "mal" olduğumuzun göstergesi. ankara'da "su" bitmek üzere şu an sevgili sözlük yazarları. buzulların eridiğini görüyorsunuz. bu durdurulmayacak seviyeye gelmek üzere. fakat; biz sevgili yazarların yaptığı "dalga geçmek". bununla ilgili "açın da kıçınıza gülün" diye bir söz vardı biz küçükken. severdik.
dünya küresel değil, bilmem kaç köşelidir, o halde bilimadamlarının 100 sene sonra eli bir yerinde, ' lan olum mars eriyordu, hemi de kaymak gibin' diyebileceği hede. (bkz: sosyal mesaj vermek)
bireysel bazda bakıldığı zaman küresel ısınmaya karşı çok fazla yapılacak bir şey yok gibi görünse de esas olarak bireylerin büyük firmaları etkileyebilecekleri göz önünde tutulunca bu konuda herkesin yapacak bir şeyi olduğunu söylememiz mümkün. burada büyük şirketlere de önemli roller düşmektedir. ben parama bakarız zihniyeti aşılmalı, onun yerine ortak düşmana karşı kollektif bir biçimde hareket edilmelidir.
bir diğer kıyamet senaryosu biyoişgal tehlikesi olan felaket.doğal ortamlarından kopan ve başka ortamlarda doğal düşmanları olmadığı için bitki ve hayvanların kontrolsüzce üremelerinin bu senaryodaki payını duymamış olmayı tercih ettiğim felaket.sonuç: (bkz: kapitalizm), (bkz: vebal)
bana tıpkı aids gibi, ya da ne bileyim, ozon tabakası meselesi gibi big brother'ın asparagaslarından biriymiş izlenimi veriyor, küresel ısınma.
örneğin, ırkçılığı icat eden batı, ırkçılık üzerine, sanki mucidi doğulular'mış gibi laflar ediyor. ırkçılık suçunu tüm dünyanın üzerine alınması gerektiğini söylüyor.
afganistan'ı işgal ediyor, irlanda'yı irlandalılara vermiyor sonra da "savaşlar olmasın, çocuklar ölmesin" diyor.
şu günlerde tüm dünyanın diline dolanmış tek şarkı: "masum değiliz, hiçbirimiz."
bu misalleri hatırlatanların önüne de, işte, aids gibi, ozon tabakası gibi, nihayet küresel ısınma gibi meseleleri koyuyor.
aids gerçektir, ozon tabakasının delinmesi gerçektir, küresel ısınma gerçektir.
ancak bunların etkinliği ya da dünya gündeminde [ki, kastım kesinlikle 3-5 yıllık, ya da 40-50 yıllık ufak gündemler değil] kapladığı yer bu kadar olmamalı.
küresel ısınma illetinin önüne geçmek için elimden geleni yaparım. ama herkes bilsin ki, bu illeti gezegene musallat eden ben değilim... ve dilerim, herkes bu küresel ısınmanın içeriğiyle ilgilendiği kadar big brother tarafından hangi fonksiyonla kullanıldığını da azıcık düşünür.
kıyametin öteki adıdır. zenginin çilesini yine yoksulun çekeceğinin resmidir. uzay turizmine başlamış olan büyük ülkelerin patronlarınn pek umrunda olmayan ülkemde nisan ortasında kar gördüren durumdur.
kutupların erimesi halinde yükselen sular kuzey amerika kıtasını etkileyecektir.ve jeofizik raporlarına göre türkiye , ortadoğu ve orta asya ülkeleri bundan etkilenmeyecektir.abd'nin ortadoğudaki emellerinden birinin de bu olma olasılığı yüksektir.