Kültür dediğin 1 kitap okumakla da, 100 kitap okumakla da edinilecek tek bir olgu değildir. Kültür dediğin, yetiştiğin, yaşadığın çevre, tecrübe ve birikimlerin oluşturduğu bir bütündür. Bu bütün aslında birden fazla sebebe dayalı bir olgudur. Yaşanılmış ve yaşanılacak her şey, eğer seni yetiştiriyorsa, kültüre dahildir. Aşk ele geçirmez, yetiştirir derken Goethe, Aşkın bile belli bir kültüre dahil olduğunu ifade etmiştir. iyi geceler.
Ekin, hars da denilen, birçok tanımı yapılsa da tatmin olunmayarak hâlâ yeni tanımlar yapılmaktadır. Belki de tanımı yapılan en öznel kelimedir kültür.
şu uludağ sözlükteki herkes kültürlü bence, tek problem abazanlık, sapıklık felan değil, sözlüktekiler öyle adam değil. kültürlü olmayı prim olarak kullanan birini görürseniz anlayabilirsiniz, şöyle;
kültürle ilgili durum yokken kültürlü davranmaya çalışır.
ahlakla doğru orantılı olan değerler birliğidir.Dildir,spordur,ekonomidir kısacası ülkelerin ve dünyanın ortak bir kültür mirası vardır.Bizler ise bu mirasa gerektiği kadar iyi göz kulak olamıyoruz.Aksine olsak dünya daha yaşanılabilir, savaşsız ve güzel bir gezegen haline gelir.Bu yüzden bir devlet asla ve asla kültürünü kaybetmemelidir.Asimile olmamalıdır.
kültür kelimesi latince "ekin ekmek" manasına gelirmiş. Mikrop cinsinden canlı bir varlığa muayyen bir ortam içinde çoğalmasına kültür denilir. bir ferdin veya bir milletin manevi kıymetlerinin işlenmesi , çoğalması ve geliştirilmesi de kültür adını alır. kültürlü bir insan birçok şeyi okumuş, düşünmüş ve iyice sindirmiş olan insandır. kültürlü bir millet maddi ve manevi değerlerini geliştirmiş, iptidailikten yüksek medeniyet seviyesine ulaşmış olan millettir. ister toprak gibi maddi ister sanat ve ilim manevisi olsun, işlenen ve geliştirilen her şey kültür adına toplanabilir. *
sosyolojideki anlamı da: kültür, toplumda yasayan insanların bütün öğrendikleri ve paylaştıklarını kapsayan bir kavramdır. davranış bilimlerinin incelediği hemen her şey kültür tarafından biçimlendirilmiş. örnek olarak, yeme alışkanlıklarımız veya inanç sistemlerimiz.
TDK'ya göre, “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile yaratmada, sonraki nesilleri iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.”
peki bu "kültür" sözcüğünü doğru yerde ve biçimde kullanıyor muyuz? bu sözcüğü tarihsel süreç içinde getirilen farklı yaklaşımların analizi için güzel bir blog yazısı:
“KÜLTÜR” PERSPEKTiFLERi
“Kültür” Sözcüğünün Etimolojik, Tarihsel, Semantik ve Felsefî Açıdan incelenmesi
Medeniyetin elinden tutan uygarlığa ise uzaktan el sallayan kavramdır. Kültür, medeniyet ve uygarlığa kıyasla daha özeldir ve ulusaldır. Bir topluma özgü nesilden nesle aktarılan gelenek, görenek, maddi ve manevi değerler bütünüdür. Her toplumun kültürü vardır ve farklıdır. Alt dallara ayrılabilir :yemek kültürü, okuma kültürü, konuşma kültürü.
Örneğin Peru 'da yemek yerken ellerinizi masanın altında tutmamalısınız, daima masanın üstünde kalmalı, ingiltere'de biri sizi yemeğe davet ettiyse ona hediye almalısınız aksi takdirde hediye almamak çok kaba karşılanır ya da Suudi Arabistan'da bıçak veya çatal kullanmak zorunda değilsiniz eğer isterseniz ellerinizle yiyebilirsiniz
işte bütün bunlar kültür dediğimiz kavramın sonucunda ortaya çıkmıştır. Eğer yozlaşmak istemiyorsak kültürün ne olduğunu iyice kavrayıp onu korumak için elimizden geleni yapmalıyız.
Kuşaktan kuşağa bilgi ve görgü aktarımı. Toplumun belleği. Kültür toplumun belleğidir ve toplum yaşantılarını ve yaşantılarından öğrendiği sonuçları kültür içinde kuşaktan kuşağa aktarır ki bellek olmadan bu bilgi birikimini aktarmak imkansızdır. Toplumların arasındaki fark da bilgi birikiminden doğar ve kültür bu birikimin ortamını oluşturur.
birçok açıklama vardır, alanlar içinde. kısaca şöyle söyleyebiliriz insanın düşüncelerini ve eylemlerini belirleyen bir faktördür. bundan da öte insanın biçim almasını sağlar.