Gözlerinde asılmaya hüküm giymiş
Bir ruh taşıyıcısıyım ben aslında
Bu şehri yalnızca çöpçüler biliyor
Çöpçüler her gece cinayetlere aşina
Sana bir kentin uygarlığından taşıdığım
Bütün havariler saçlarında bulanan
Ve hiç bitmeyecek bir sarhoşluk ceplerinde
Saçlarında ölüyor gün ve akşam
Diriliyorum apansız gül fırtınalı
Deniz esrimişliği kabulünde bir iklim
Saçların, gün, akşam, ölüm...
Küllerle yangınlarla dolaşmaya alıştım
Bir taş yontucusu kadar olmasa da ülfetim
Nereden bilecek insanlar
Yağmuru göz pınarlarından devşirdiğini
Kuraklığa doymuş tarlaların.