sürgün oncesinde cerkesya'daki en onemli ticari faaliyet, cerkes tarihinin ve kulturunun en karanlik sayfasi. aslinda cerkeslerde koleligin ve kole ticaretinin tarihi epey eski. sind krallığı ve onun katıldığı bosporos krallığı devletleri uretim tarzi olarak köleci idiler. bu devletlerin ekonomilerinde köle ticaretinin önemli yeri vardı. ortaçağ'da gerek cerkes kolelerin onemli rol oynadigi memluk devletinin varligi, gerekse cerkeslerin surekli istila ve saldiriyila karsilasmasi sonucu galip devletlerce esir ve vergi karşılığı olarak kole saglandigi gorulmustur. örnegin kırım hanlığının çerkesleri yılda 3 bin çocuk verilmesini de kapsayan, ağır bir vergiye bağlaması..
osmanlı'nın öteden beri kırım ve kafkasya'dan kole ve cariye "ithal" ettigi bilinmekte. bu köleler savaş, satın alma, hediye vb. gibi yollarla istanbul'a getiriliyordu. afrikayla olan kole ticaretinin 19 yuzyilda bilhassa ingilterenin baskilariyla ve batıda gelisen azat etme hareketi sayesinde yasaklanması sonucu kafkasya, imparatorlugun en buyuk kole kaynagi haline gelmistir. osmanli da tanzimat sonrasi, 1840 ve 50'lerde kole ticaretini, kole pazarlarini cesitli kararlarla defalarca yasaklamasina ragmen kolecilik toplumdan tamamen kaldirilamamistir. kendisi de anne tarafindan cerkes olan sami pasazade sezai'nin serguzest romaninda bu konu iyi bir sekilde islenmistir. kafkasya'da kole ticaretini bilhassa abaza ve ubihlar yurutmekteydi. o donemde yazilan cesitli gezi ve inceleme yazıları sayesinde alt siniflarin, ve nadiren de soylularin cocuklarini kole olarak sattiklarini goruyoruz. osmanli'da koleler ve bilhassa cerkes koleler daha cok sarayda yahut ev ici hizmette kullanilmaktaydi. sürgünden sonra ise feodal beylerin yaninda getirdikleri kolelerle birlikte tarim koleciligi de ciddi bir sekilde artti. arastirmalar, surgunle birlikte 150 bin kadar tarim kolesinin geldigini gostermekte, bu da toplam surulen nufusun % 10-15'ine tekabul etmekte..
sürgünden sonra rus egemenligine giren cerkesya'da kolelik hemen tamamiyle kaldirilmistir. anadolu'da ise uzun bir sure daha cesitli formlar altinda devam etmis, ozellikle tarimsal kolelerle beyler arasinda cikan tartisma ve kavgalar iskan-i muhacirin komisyonu ve meclis-i vala-yi ahkam-i adliyenin kayitlarina yansimistir. osmanli ise genelde her iki tarafi da tatmin edememistir.
21. Yy'da devam eden insanlığın kara lekesi olan, emperyalist sistemin devamı için sürekliliğini koruması gereken mecburi hastalık. Bu konu nereden geldi aklına derseniz okumanızı tavsiye ettiğim hakan gundayin 'daha' isimli romanında bundan bolca bahis edilmesidir. Güncelliğini koruması yönüyle sözlükte yazma kararı almış bulunmaktayım. Geçen günlerde amerikalı bir gazetecinin konuşmasından doğu londra aksanı olduğu söylenen teröristin yaptığı idam gündemdedir. Bi yönüyle bu bize göstermektedir ki, ortadoğuda en makbul tehdit aracı özellile abd li gazeteciler olup onunla sırası le ıngiliz fransız alman gibi dünyada refahı ile ünlenmiş ülkelerin medya calisanlaridir. Lakin paha biçilemez olan ise ısrail vatandaşıdır. Ederi ise 1500 filistinli kadardır. Kaçırılan gazeteci veyahut her meslek koluna mensup batı ülkelerinin vatandaşları hala piyasadaki değerlerini muhafaza etmektedirler. Bu anlattığım hadiseler ortadoğuda geçmektedir. Batı cenahına bakacak olur isek, sadece ıngiltere amerikanin keşfi ile abd ye 3.5 milyon köle iltica ettirmiştir. Abd de köleliği yasaklayan abraham lincoln un ise 150 yakın kölesi bulunmakta idi. 21. Yy ıngilteresinde hala köle pazarı vardır. Özellikle avrupa ve amerika bugünkü refahını kölelere borçludur. Medeniyet dedikleri kölelerin omuzunda yükselen yük misalidir.
Hülasa hiçbir şey insan hayatı kadar şaşırtıcı olamaz.
Özgürlük için savaşan ancak devrin en büyük otoritesini yenemeyen bunu için idam cezası olarak canlı canlı aslanlara yem olan spartaküse selam olsun.
o çok methedilen örnek insan arap peygamberinin bile kölesi vardı. *
kendisine 2 cariye (kadın seks kölesi) hediye olarak geldiğinde birini arkadaşına hediye ettiği bile olurdu. (not: ben demiyorum kaynakları diyor. *)
*Köle ailelerden doğan kölelerin sayısı Ortadoğu'nun giderilemeyen gereksinimlerini karşılamada yetersiz olduğu için imparatorluk sınırlarına çok uzaklardan getirtilen dinsiz yeni köleler, çok önemli bir ticaret konusuydu. Bu köleler, özellikle de genç kadın köleler çok pahalıydı ama ticaret zahmetine değiyorlardı.
Saraylarda, zengin evlerinde ve bazı dini kurumlarda çalışacak hadımlara çok rağbet gösterildiği için genç erkek köleler hadım edilerek fiyatları artırılıyordu. islami hukuka göre bedensel zarar vermek yasak olduğu için bu köleler islam topraklarına girmeden sınırlarda hadım ediliyordu.
*Kuzey Afrika ve Müslüman ispanya’nın önemli köle nüfusu, kölenin ingilizce karşılığı olan “slave” sözcüğünün türediği Doğu ve Orta Avrupa’daki Slavlar’dan oluşuyordu.
*Bu korsanlar, 20 Haziran l631’de irlanda’daki Baltimore balıkçı köyüne de baskın yaptılar. Döneme ait Londra’ya gönderilen bir raporda korsanların eşleri, çocukları ve kadın hizmetçileri ile beraber toplam 107 Baltimore’luyu kaçırdığı belirtilmiştir. Olaya şahit olan Peder Dan adlı bir Fransız papaz kölelerin limana götürülüşünü şöyle anlatmaktadır:
-Onların Cezayir’de satıldığını görmek çok acıklıydı. Baba çocuğundan, kadın kocasından ayrılıyordu. Baba bir tarafta satılıyor, kadından da bir daha hiç göremeyeceği çocuğu çekip almıyordu.
*Aynı dönemde Doğu Avrupa'daki Tatar hükümdarlar da her yıl Polonya, Ukrayna ve Rusya köylerine baskın yaparak binlerce genç köleyi istanbul’a götürüyor ve Osmanlı imparatorluğu’nun şehirlerinde satıyorlardı.Bu ticaret XVIII.yy sonuna dek sürmüş ve 1783 yılında Ruslar’ın Kırım’ı ilhak etmeleriyle sona ermiştir.
*Avrasya bozkırlarındaki Türkler, ikinci büyük köle grubuydu. Bu köleler, islamiyet’in ilk çağlarından itibaren Karadeniz’in kuzeyinden Çin ve Moğolistan'a dek uzanan topraklardan yakalanmaya ya da satın alınmaya başlanmıştı. Ortaçağ’da Doğu islam dünyasındaki beyaz kölelerin büyük bölümü bunlardan oluşur ve özellikle askeri hizmetlerde kullanılırlardı.
*Üçüncü ve en uzun süreli köle ticareti Sahra’nın güneyindeki Afrika’dan getirilen zenci kölelerle yapılmıştır. Roma çağında da zenci kölelere rastlanmıştır ve Mısır’da antik çağlardan itibaren bulunmuşlardır. Ancak bunlar genellikle istisna olmuşlardır. Müslüman ordularının Afrika kıtasına girmeleriyle çok sayıda zenci köle ithali başlamıştır.
*Zenci köleler, sanayide, ticarette, tarımda ve çoğunlukla da ev işlerinde kullanılıyordu. Zenci köleler,Irak’taki bataklık kurutma çalışmalarında, madenlerde ve özellikle Nubia ve Sahra’nın tuz ve altın madenlerinde ve bazı üretim alanlarında kullanılmışsa da, Ortaçağ’ın islam ekonomisi, eski dünyadaki gibi temel olarak köle emeğine dayalı değildi.
bazı holivut filmlerindeki bir metin 'biz özgürlükler ülkesiyiz, köleliği kaldırdık biz', lan o adamları kızılderililer mi köle yapmıştı da hava atıyorsun köleliği kaldırdık diye lavuk.
aynı bizim reis, önce zam yapıyor yüzde 40, sonra çıkıp bu zam ne lan böyle, hemen bunu yüzde 30 yapıyorum deyip kendini kahraman hissediyor.
beyaz adamların zorlamasıyla kaldırılmıştır. hatta ingiliz donanması bütün dünyada köle tacirlerine karşı vur emri vermiştir. binlerce yıldır dünyanın her yerinde çok sıradan bir şey olarak görülen bu durum, şu anda neredeyse tüm devletlerde yasa dışıdır ve iğrenç bir suç olarak görülmektedir.