memlekette ne kadar maganda varsa toplanıp turist avına çıktığı ve otellerin bile her şey dahil 50 tl ye düştüğü eski halini mumla aradığımız tatil beldesi.
kuşadası bir metropol karanlığına bürünmüştür yıllar önce. tatil beldesi değilde, denizi olan çakma bir las vegas görürüm ben kuşadasında. denizi desen oldukça berbattır.
3 günlük ziyaretim sonucu bir daha gitmeme kararı aldığım yer. sahildeki magandalardan tut, çarşıdaki çakma adamlara kadar her şey berbattı. hiçbir sahil keyfi de kalmamış. nüfusu turistler, eski kuşadalılar ve apaçilerden oluşan bir sözde tatil beldesine dönüşmüş. ya kuşadasının mekanlarını iyi bilen biriyle gitmeli ya da hiç bulaşmamalı diyorum ben.
iki kelime ingilizce bilmediği halde amacı 'turist kız bafilemek' olan yüzlerce apaçiyi sokaklarında barındıran tatil cenneti. aslında bakmayın 'cennet' dediğime, barlar sokağı ndan başka bi numarası yok gibi.
'afet' diye tabir edilebilecek taş gibi turist kızlar var burada. ister istemez gözünüz kayıveriyor haliyle. bu da kız arkadaşınızın sol kroşelerine maruz kalmanızı kaçınılmaz kılıyor... *
Limanını işletme hakkının türkiyede olmadığı turistik ilçedir. turist potansiyeli çok yüksektir. bir de yanlış hatırlamıyorsam avrupanın 3. en büyük aqua parkına sahiplik eder.
izmir yeni girne'deki pamukkale bayi yoluyla rahat bir şekilde gittiğim izmir'in foçasıyla beraber çevredeki en güzel ilçedir. birçok olumsuzluğu vardır. mesela çok fazla bina yapılmıştır, esnaf çok fazla hanutçuluk yapmaktadır ve turisti çok fazla kazıklamaya çalışmaktadır. yine esnafları çok kabadır. bildiğin öküzdür. tabi istisnaları ayrı tutuyorum. ayrıca da yazları gelen apaçi nüfusu hat safhadadır. ama yine de gidilip görülesidir. efes ve meryem ana'nın evinin olduğu yerlere (burası hristiyanlar için kutsaldır) yakın olması ilçe için büyük bir kazançtır.
ayrıca da esnafının dükkan karşısındaki sandalye, bank gibi oturma yerlerini kendileri için parselleyip üstüne "oturmak yasaktır" yazdıkları bunların üstüne malak gibi yayılıp turistlere, özellikle bayan olanlarına içine düşecekmiş gibi baktıkları bir de satış yapmayı düşündükleri enteresan ama herşeye rağmen (özellikle kaba esnafına ve kaba rus turistlerine rağmen) güzel olan yerdir.
not : rus derken erkek tarafı kastedilmiştir
aydina bağlı olmasına karşın izmire daha yakın olan turistlik bir ilçemizdir. yaklaşık 10 yıldır tatilimi geçirdigim,çok buyuk ve guzel bir aquaparka sahip olan (bkz: adaland).gece ve gunduzunun tadını cıkara bileceğimiz. fakat gecelerı bir bara sap gibi girilmesi biraz güç cogu damsız almıyor. (bkz: jade,tafana,green,she) gibi kaliteli mekanlara sahiptir. gelmezseniz cokmu bir şey kaybedersiniz diye sorarsaniz. Betona meraklıysanız gelin, abaza gençlere meraklıysanız gelin, kazıklanmaya meraklıysanız gelin. işte boyle bir ilçemizdir.
efes antiklerinde dolaşıp, bir şey içip, kitap okuyup, chat yapıp, turistlerin deve aramasına gülümseyip, denize girmek için bir dolmuşa ya da bir arabaya otostop yapılıp ulaşılan sahil beldesi. varyasyonları mevcuttur.
senelerdir vazgeçemediğim tatil beldesi. olağanüstü güzellikte ve insanı hemen içine alabilen bir yer. zaten bir ege beldesi olması beni benden almasının öncelikli nedeni.
tabiatının değeri bilinmeyip güzelliği turizm kaynaklı açgözlülüğe kurban edilmiş ve bir süre sonra otel ve yazlık mezarlığı haline getirilmiş,yine de güzel yine de romantik yine de huzurlu insan gibi insan yoksunu kent...
Sanki yer yokmuş gibi tonla çirkin apartmanın yapıldığı ve doğal olarak çoğunun boş durduğu "tatil yöresi". Gerçi pek tatil yöresine benzer tarafı yok, daha çok bir denize kenarı olan ankara ilçesi gibi. Bu kadar yapı olunca ve alacakta olmayınca doğal olarak ev fiyatları dip yapmış. hayır, ben ilk başta o uydu kente, o kadar kata izin veren zihniyetin ta ortasına...
kışın sakin sokaklarıyla, yazın ise hareketliliğiyle canlılığıyla insanı derinden etkileyen tam kıvamında , yaşamak için en uygun ilçedir. Esnafı çok kurnazdır.
çok güzel anılrla ayrıldıgım biricik belde. tam bir tatil yöresi. kafanızı dineleyebileceğiniz, ruhunuzu ve bedeninizi yenileyebileceğiniz, denizi şahane, dalgalarıyla oynamanın keyif verdiği hoş bir yer. sabah kalkarsın, sıcak ekmek ve taze kahvaltılıklarınla yanında sevdiklerinle arka bahçende kahvaltı edersin. karşı komşunun yaramaz çocukları hemen ortak alandaki çınarın altında konuçlanmışlardır. selam verir onlara seslenen anneleri, selamı alınır. kahvaltıya devam edilir sevdiklerle birlikte. biraz sonra muhabbet eşliğinde güneşin üzerinde salındıgı çardagın altında kahvaltı sonrası kahve keyfi başlar. tam eline kahveni alırsınki ilerden onun sesi duyulur.hemen koşarsın kalbin çarparak. hemen hazırlanırsın denize inersin. birliktesinizdir. hayat güzeldir. o andan başka bir an yoktur.ne senin için ne onun için olamazda.sonrası sahilde geçer akşama kadar. o güzel kuşadası güneşi, dalgalarla oynanan oyunlar.kumların sıcaklıgı, yanındakinin varlıgı... akşama dogru çıkan bir esinti ile deniz dahada coşkunlaşır. dalgalarla neşe ile oyunlar oynanır.
sonra çıkılır. arkadaşlarla muhabbet edilir. acıkılmıştır. aıştırlır. sonra herkes gider birden yanlız kalırsınız. o senin gözlerine bakar sen onunkilere.sanki vedayı hisseder gibi.akşamın gelişi esintiden ve batan güneşten hissedilir. sonra plajdada yanlız kalınır. ve yavaştan artık kalkılır. akşam yemeğinden sonra geceler de ayrı güzeldir adada. hazırlanırsınız, çıkarsınız, ve eğlenceli geçer. günler birbirini kovala ve tatil biter. ama aynı nehirde ki kez yıkanılmaz. veda ederken hem şehre hem ona bakrsınız. yaşanmışlıklar kalır elinizde.güzel fotograflar, güzel anılar. yıl boyunca içinizi kıpırdatan belki birkaç yazdan kalma şarkı. belki birde ona ait bir kaç anı. bir yıl sonra aynı umutlarla adaya gidilir. herşey ve herkes değişmiştir. arka bahçeeki komşu, çocuklar, denizdeki dalgalar, müzikler, gece takıldıgınız mekanlar, esintinin hissedilişi, onun bakışları, yada sizin algılayışınız. kısacası elde olan yaşanan ve o an hissedilen. var olan anılar kar saylır, yenlikler ve yaşanan hayal kırıklıgıyla bikaç damla göz yşıyla yoldan dönülür. artık ne ada canını yakar ne de o. ada güzel, ada yaşanası bir yer. bendeki imgesi buydu; umarım güzel imgelerle dönersiniz.
1954'e kadar 95 km uzaklığındaki izmir'in ilçesi olmuş, il merkezine 68 km uzaklıkta olan kıyı ilçesi. uzun süre tatile gittiğim bu ilçe, 80lerin sonundan itibaren çarpık yapılaşma yüzünden eski güzelliğini kaybetmiştir. ille de orada tatil yapılacaksa güzelçamlı beldesindeki dilek yarımadası milli parkı tavsiye edilebilir, özellikle ilk koy olan içmeler. bu parkın 4. koydan sonraki bölümü söke'ye aittir ve nedense buralara girilmesine izin verilmez.
oteller açısından ne otelleri 4 yıldıza ne de 5 yıldıza layık ama her daim kalabalık ve eglenceli bi tatil beldesi kemik bi kadrosu var 6-7 sene arka arkaya gidiliyor.