kuver

    1.
  1. genellikle lüks restoranlarda adisyona eklenen ücrettir. masadaki su, ekmek gibi malzemeler için ya da çatal, bıçak, kaşık, tuzluk gibi şeylerin servise sunulmasının karşılığında alınır.
    4 ...
  2. 2.
  3. şefi çağırıp "şefim biz böyle bir şey yemedik ki. neymiş bu böyle. hem de 20 milyon anuna godum" dendiğinde bir daha o mekana giremeyeceğinizin temellerini atmış olursunuz.
    5 ...
  4. 15.
  5. * vilayetler anlamına gelmektedir. doğrudan hükümdar tarafından tayin edilen valilerce idare edilirdi.
    4 ...
  6. 9.
  7. lüks lokantaların bir nevi ayak bastı parasidir.

    +birader bakar mısın?
    -buyrun beyfendi.
    +biz kuver yemedik. Neden burya yazmışsınız?
    -efendim! O servis ücreti.
    +ne servisi lan! Biz kendi arabamızla geldik.
    -öyle değil efendim. Tabak çatal servisi.
    +la bilseydik tabağı çatalı da evden getirirdik. (gülüşmeler)
    (yaşanmış ve bir daha o lokontaya gidilmemiştir)
    4 ...
  8. 17.
  9. Resmen piclik.
    20 liraya kuver mi atlatilir ya hala içimde acısı.
    3 ...
  10. 4.
  11. ilk defa duyan birisinin "vay anasını yemek değilmiş, bildiğin kazıkmış" tepkisini vereceği bir oluşum.
    3 ...
  12. 7.
  13. 22.
  14. en kısa tabirle abv. sırf bu yüzden babamın, abimin, ablamın falan garsona deri kaplı hesap defteri içinde bıraktıkları para üstü bozuklukları bile dolmuş parası yaparım diye alıyorum her seferinde. kuvermiş. peeh.
    3 ...
  15. 8.
  16. Lokantalarda yemeklerin servisinden önce masaya getirilen çatal, bıçak ve örtü gibi servis malzemelerine verilen genel ad.
    1 ...
  17. 14.
  18. ücreti ile şaşkınlık yaratan kimi yerlerde.
    ambiyans, atmosfer varsa kuver da var arkadaş.
    baştan uyarsalar daha iyi olabilir tabii.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük