Et yemeyen insandır. Yemediği etlerin tarlada yetişmediğini bilir ve alayınızdan delikanlıdır. Sizin gibi gücü yetiyor, yetebiliyor diye canlı katletmez. Hadi siktirin gidin şimdi.
(bkz: bütün genellemeler yanlıştır)
ülkemizde vahşi bir şekilde kurban da kesilmektedir. bu sene de -umarım olmaz ama- bu böyle devam edecektir. ama bu kesimler kurban yerine geçmez. islam hayvanın vahşi bir kesilde kesilmesini zaten yasaklar. bu kötü kesimler zaten bir ibadet olan kurbanın yerine geçmez.
sorun hayvanların kesilmesiyse senenin 365 günü kesiliyor be canlar. bunların bir modeli daha var. kofti vejeteryan ya da sikko hayvansever dediğimiz. et yemezler kesinlikle. çünkü o yenilen etin da canı vardı bir zamanlar. ulan zilli\kıllı deminden beri hapur küpür götürdüğün kıvırcık salatanın canı yok muydu? ne yani tek problem koyunun\dananın aktif hareket yapması mı?
hani hayvanların etleri yumuşasın diye canlı canlı sopalarla dövüldükleri görüntüleri kastediyorum...
ne farkı var?
koyun doli, kuzu recai daha "melul" ve ruhsuz görünen illet hayvanlar oldukları için mi "vahşet" değil? hayır, bilakis kuzular oldukça eğlenceli, yerlerinde duramayan, şirin yaratıklardır. (kuzularla çok ilişkim oldu ordan biliyorum... tv çocuğuyuz bir yerde...)
mesele edilen ne? vahşet olduğunu kabul etmek bir ibadeti kötülemek demek değil ki? dünyada milyonlarca vahşet yaşanıyor -insanın insana kıyımı başta olmak üzere- ve bunlardan en basiti belki de kurban bayramında kurban kesen insanların ellerini bulaştırdıkları.
ete lafım yok, hatta kurban paylarınızı da bana iletebilirsiniz: ama kabul edin, "vahşet" olarak nitelendirdiğimiz diğer örneklerin yanında, bu da vahşet. ama lezzetli, güzel kokan yemeklerle midelere inen bir vahşet. galiba bizim ikilemimiz de burdan kaynaklanıyor.
vazgeçtim ben it kasaplarından tiksinmekten. et verin et!
müslümanlar hariç hiç bir ulus veya ırk hayvani aci çektirmeden öldürememektedir. kanada daki fok katliami çok basit bir örnektir bunun için. kurban ibadetine vahşet diyen zihniyetin önce kendi imanını sonra da benliğini sorgulaması gerekmektedir.
milletçe usulune uydurmakta kimse elimize su dökemiyor, maşallahımız var. kurban kesimlerini de usulümüze uydurarak yaptığımız için sokaklarda kan göletleri oluşmuş, hayvanın temizleme işleminden arta kalanlar yayım yayım yayılmış, havada bir et bir kan kokusu ki nefes almayı güçleştirmiş olduğu için bu duruma vahşet ismini takmış olabiliritesi yüksek insan modeli. oysa herkes efendi efendi işi ehline bıraksa, usulüne uygun yapsa..
eğer adabına uygun yapılmıyorsa çok normal olan bir açıklamadır. bu ibadetin mahiyetini anlamış biri olsam da hayvanların eziyet görmesi söz konusu olmamalıdır.biz de de kurban kesilirdi ama ailenin belirli hassasiyetleri vardı. bir kurban kesilirken diğer kurbanın önünde biri durur ve kesimi görmesi engellenirdi. ya da ailenin küçük çocuklarının bunu görmesine müsade edilmezdi. çocuk illa kurban bayramının mahiyeti anlayacaksa adam gibi ona açıklaması yapılırdı. kurban kesimini görmesine gerek görmeden.
kurban kesimini eleştiren bu insan toplulukları bir nevi haklıdır.etrafta amaçsızca elinde bıçak,satırla gözü dönmüş şekilde dolaşan insanlar.her köşe başında havaya asılmış kurbanların kesimini yapıp,sokakları kan banyosuna dönüştüren bilinçsizlerdir.çevreye ve insanlara verdikleri rahatsızlık umurlarında bile değildir.küçük çocukların gözleri önünde yapılanlar topluma küçük polat alemdar misali yeri geldiğinde bıçak,satır sanatının en ince tekniklerini kullanmayı öğretirler.eleştirenlerin ortak kanaati mezbahane ya da uyugun kesim yerlerinde bu işlerin hijyenik,steril ortamda yapılmasıdır.bu şekilde çevreyi kirletmeden de vahşet yapılabilir.
Mezbahane veya kurban kesim alanalarında kesildiği sürece içi boş olan kelimedir. aksi halde her eline bıçak alan ve onlarca kişinin içinde ortalıkta kurban kesmesi günümüz şartlarında hiç hoş değildir. kurban kesimi ile normal zamanda ki kasap kesimi arasında dini inanç haricinde hiçbir fark yoktur. yediğiniz balık tutulkduğunda öldürülmüyor mu. tavuk veya diğer hayvanlar kesilmiyor mu. insanın ağzında azı dişleri vardır. yaradılış gereği insan et yer. et yemek zorundadır.
Müslümanlar 1400 yıldır kurban kesiyorlar. zekat da veriyorlar. kurban kesmek başka hayırda bulunmak başka.
- sen müslümansın, kaşının altında gözün var. (şlakk!!)
- bu kurban için (pattt!!)
- bu başörtüsü için (kütt!!)
- bu da...?? bu da adın ahmet diye (gümmm!!)
bütün çabaları, bundan ötesi değil! "yok öyle değil" diyen beri gelsin.* bu berbat resimleri onaylamak için de insanlıktan çıkmak lazım. mevzu kurbanın kesilmesi ile mi nasıl kesildiği ile mi alakalı? başlık ve ilk girdiye bakınca mevzuyu kurban kesilmesi ile alaklı yorumladım. ki bu tarz yorumlar da epey fazla.
bir de kurbanın böyle nahoş bir şekilde kesilmesi mevzusu genel olarak birçok işimizi yüzümüze gözümüze bulaştırmamızla alakalı. oysa islam, "kesin de nasıl keserseniz kesin" demiyor. mesela hayvanın işe yaramyan sakadatının toprağa gömülmesi sünnettir. ama uygulayan nerde? bir de vatndaşla beraber, belediyeler ve diğer idari kurumlar da bu konuda sorumludur. zira koca koca şehirlerde birkaç kesim alanı ile bu iş yürümüyor.
bir genç henüz ergenlik dönemindeyse ve babası kurban kesme konusunda yetenekli ve şevk dolu ise,o gencin babası kurban keserken olay yerinde durmaması gerekir..zira o babalar çok vahşi olurlar..bazen keserken bıçağı doğru tutamayıp hayvana on saniye kadar acı çektirebiliyorlar..hayvan 'pıııhh pıhhhhhhhh' yaparken o an izleyen gencin kabusları bir anda dört katına çıkar ve 'kurban kesimine vahset diyen insan' oluverir...
öncelikle tam olarak anlatabilmek için
(bkz: vahşet)
şimdi türk kanunlarına aykırı olmadığı sürece her birey dini ibadetlerini yerine getirmekte hürdür. kurban kesiliyor olmasına kimse vahşet diyemez kaldı ki bunun iyi yanlarının olduğu göz ardı edilemez.et alacak parası olmayan insanlar için hele ki bu dönem bağışlarını * hiç bir şekilde vahşetle açıklayamassınız.
lakin değinilmeden geçilemeyecek bir durum da vardır. kurbanı kes tanrı sana bir tek bu şekilde onun verdiği canı alma hakkı tanımıştır. bunu kullan tamam ama yalvarırım adam gibi yap. el kadar sabinin önünde hayvanın acı çektiği sesinden belli olacak şekilde yapma.
hayvanın yarılmış boğazından hırıltılar çıkararak akan kanı o öğrenmeye aç sabinin alnına sürme. hayvanın derisini yüzerken hala sinirleri atan baldırından o sabiye tutturma. ozaman kim vahşet diyebilir senin için dini bir vazife bazıları içinse bi lokma et anlamına gelen bu işleme. hiç durma hergün kes hergün dağıt. ama insan gibi. sokak aralarından böğüren hayvan sesleri ile uyandırmadan kimseyi.
tamamen pagan dönemi şamanist alışkanlıklardan biri olan, çağdaş bir yönü olmayan, yine de dini bir inanış olmasını nedeniyle saygı duyulması gerektiği düşünülürken; bir dini ritüeli dahi tüm kutsallığına rağmen, ortalık yerde çoluk-çocuk etkilenir, hassas insanların ruhsal dengesi bozulur demeden, kan gövdeyi götürür şekilde aleni bir vahşi katliama çevrilmesi durumuna en doğal insani tepkisini gösteren insan.
bu insanı eleştireceğinize, önce dinsel bir olguyu tüm kutsallığını ve sosyal yararını gölgede bırakacak şekilde, ilkel bir katliama çeviren bağnaz kafalı, gözünü kan bürümüş yobaz insan müsvettelerini eleştirmek gerekir diyen insan.
dinin hanefilik mezhebine göre farza yakın vacip durumundaki uygulaması. çok kan akıyor evet. ama asıl sorun kan akması değil hayvanların uluorta kesilmesi. bu tek kelime ile vahşettir.
bir benzeri ise erkek çocuklarının sünnet edilmesidir. eğil önüne bak. onu da uluorta kestiler. sana sormadılar. sen de çok ağladın!
şimdi bir düşün bu işi kimler yaptı? anan baban! onları eleştirdin mi hiç? kınadın mı? yok.
aslında haklısınız sünnet de çocuklar küçükken yapılmamalı. herkes 30 yaşına gelince kimsenin görmediği yerde balta ile kendi sünnetini kendi yapmalı. dikkat et ucundan azıcık keseceksin koçum.
Yalancı insandır.
Böyleleri kurban bayramında kesilen hayvanlara vahşet deyip daha sonra etleri löp löp götüren insanlardır.
bayram dışında gıda amaçlı hayvanları küçümsemiş olur.
Bayramın birinci günü hepimiz kurbanız* adlı pankart açması bile beklenebilir.