arapça okur ki anlamasın, çünkü kuranı anlayarak okuyan bir kişi çok saplantılı değilse dinden çıkar. çoğu ateist kuranı bir müslümandan daha iyi bilir çünkü onlarda zamanında müslümandı.
benzeri konularda aynı hakaret içeren vurguları yapıyorsunuz, amaç ney bunda!?
biri tutar o biatçı müslüman benim, kör babandır der, sonra belki ananızı da karıştırır vs. var mı gerek bu yönde saçmalıklara!?
bunların amacı kur'an'ın aslını yok etmektir, meal okumak falan değil. aslını yok et, ondan sonra binlerce farklı -anlaşılmış- sözümona kuran doldursun ortalığı..
kuran'ı kerim'in bundan yaklaşık 1400 yıl önce arapça olarak, hatta kureyş kabilesinin ağzı ile yazılmış olduğunu ele alalım önce. ve bu şimdi yaşayan, arapçayı sonradan öğrenen biri tarafından türkçeye çevriliyor. hadi diyelim sonradan öğrenmedi ana dili gibi biliyor, ama 1400 yıl öncesinin arapçasını çevirecek yine de... kendini düşün bundan 200, 100, hatta 50 yıl önce konuşulan, yazılan türkçede bugün anlamadığın, bilmediğin yüzlerce kelime var. durum bu iken kuran'ı kerim'in yanlış anlaşılması, yanlış yorumlanması hakkındaki hassasiyeti de göz önüne alarak onun tam manasıyla bir mealinin, çevirisinin olabileceğini düşünmek saçmalıktır.
hem bir de şu açıdan bakalım, gelmiş geçmiş en büyük islam alimlerini düşünelim, aklınıza kim geliyorsa artık, mesela mezhep imamları, mesela imam-ı rabbani hazretleri, bunlar kendi dillerine çevirmişler mi kuran'ı kerimi? hayır, böyle bir örnek yok. o zaman bilmeden konuşmaya, yok yobaz yok bilmem ne demeye gerek yok.
herkes kendi işine baksın, okuyan okusun, okumayandan size ne?
şimdi mes'eleye gelelim. eğer ki arapça biliyorsa hiç bir sıkıntı söz konusu olmaz. ve fakat arapça dilini bilmiyor, anlamıyorsa ve buna rağmen ömr-ü hayatında kur'an'ı açıp da anlamsal olarak hiç okumamışsa vay anam vay. şuursuz müslümandır ki defalarca "düşün", "ola ki düşünürsün", "düşünmez misin" dediğini bilmez kendisine kur'an-ı kerim'in. kötü müdür? niyet olarak kötü olduğuna inanmam ama kandırılmaya, sömürülmeye fazlasıyla müsaittir ve ülkemde müslümanlığın genel yaşanış şekli yazık ki bu türdedir.
daha çok uzatıp da kendi inancımı sakatlamamak adına açıp da bir kere okuması gerektiğini salık verebilirim. hoş gerçi artık elli farklı adam ve her biri de elli farklı şekilde yorumluyor. incil'den farkı kalmayacak yakında korkum o...
sebepleri olan müslümandır. zira arapçadaki kelime haznesini türk dili karşılayamadığından tam manasıyla anlaşılması imkansızdır. yani şöyle ki arapçada bir durumu 4-5 kelime anlatabiliyorken türkçede bir kelime 4-5 farklı durumu anlatabiliyor. o bakımdan yani.
"kuranı mealden okumak doğru değil cümlesine", "vay geri kalmış" şeklinde cevap vermek yerine önce bir "neden" sorusunu yöneltmeli. **
bi kere sevap kazanamazsın...
iki, o zaman orada ne denildiğini anlarsın. anlamayacaksın kardeşim, olmaz öyle şey.
üç, sonra sorgulamaya başlarsın, dinden çıkarsın maazallah.
Geri kalmış müslümandır.
mealden okuyunca eksiklik olacağını düşünmektedir.
Kuranın fısıltısını duyar o sadece , huşuyu makamdan alır. Anlamı , Allah'ın ona ne söylediğini bilmez.
Oysa herkesin mana-i tevekkülü bildiğini farzettiğinde , sokaktaki her adamın kuran meali bilinciyle ve manasıyla yaşayacağını bilse vecde gelir. Ne yazık ki , sadece allah aşkıyla ağlar. fakat anlamaz...