kuranda yazması gereken şey yazar. Mesela bi adamın ne kadar salak olabileceği yazar mı? Cık. Yazmaz. O yuzdendir ki bi adamın ne kadar salak olup cehennemin dibini boylayabileceğini açıklamak için peygamber diye bişe vardır.
kur'an bir güzel kültür, medeniyet olma yolunda toplumlara ve bireysel olarak insanlara rehberdir. kur'an ve sağlam delile dayanan hadisler ışığında bir çok çıkarım yapabiliriz. yalnız mübah kavramında olduğu gibi dinin fikir belirtmediği alanlar da vardır. dolayısıyla böyle bir iddia yanlıştır.
sonuç olarak insanın varlık alanına gelişi, amacı, ölüm sonrası, temel düşünce yapısı, toplumsal ve bireysel olarak ahlaki hayat pratiği hakkında net akideler koyarak insan hakkında temel meselelerle ilgili herşeyi belirtir, diğer şeylerle ilgili ise fikir belirtmeyebilir.
son söz olarak;
herşeyden ne anladığımız önemli.
birşey olana vya bulunana kadar kimsenin "şu olacak" demediği, ama olduktan/bulunduktan sonra "ahanda şurada yazıyor" dediği durum. aynı durum nostradamus kehanetleri için de geçerlidir. bi kere de olmadan bilin.
maalesef halkımız arasında çok yaygın olan bir batıl inanıştır.
daha iki gün önce konuştuğum bir işçi, anneannesinin kuran okuduğunu ve daha dünyada televizyon yokken, annesine kuran'da insanların bir kutu içinden görüneceği günlerin geleceğinin yazdığını anlattığını ballandıra ballandıra hikaye etti...
söz konusu anlatım, aktaran cahil için kuran'da her şeyin yazılı olduğuna inanması için yeterliydi. kafadan dalmadım... birbiri ardına bazı sorular sorarak gerçeği kendisinin bulmasına gayret ettim. sorduğum sorula basitti: annesi kaç yaşındaydı? anneannesi ne zaman doğmuştu? bir kaç soru sonra anneannesinin annesini ikinci dünya savaşı yıllarında doğurduğu ortaya çıktı. henüz türkiye'ye gelmemiş olsa da o yıllarda televizyon icat edilmişti. 1950'li yıllardan itibaren türkiye'deki insanlar sinemalarda izledikleri yabancı filmlerden televizyonun varlığını öğrendiler. biraz daha sorgulayınca cahilin anneannesinin kuran arapçası bildiğini sandığını da anladım. efendim eski insanlar osmanlıca bildiği için arapçayı anlamaları zor olmuyormuş ona göre!..
işte inanç böyle bir hastalıktır. inançlı insanlar en basit sorgulamalarla bile aydınlatılabilecek iddialara inanmaya mütemayildirler. yeter ki söz konusu iddia inançlarını pekiştirmeye yarıyor olsun.
sanmayın ki inançlıların daha bilgili olanları anlattığım işçiden farklıdır. evet, onlar yanlışlığı bu kadar basitçe anlaşılabilecek iddiaları hemen yutmazlar ama bir gıdım daha fazla düşünmekle yanlışlığı anlaşılabilecek inançlara aynen bahse konu işçi gibi yapışırlar.
hayır, aptal oldukları için değil, ta çocukluklarından beri dayatılan inançları ve korkuları sebebiyle, inançla ilgili konularda sağduyularını kolayca devre dışı bırakmaya mütemayil oldukları için.
aynı kişileri bir başka dinin inançlarını eleştirirken görün, pek bir sağduyuludurlar...
kuran-ı kerim hayat kitabıdır. ferdi, ailevi, insani, ahlaki tüm öğretiler içindedir. allah bize okuyup anlamayı en azından çocuklarımıza öğretmeyi ve tabi ki hayatımıza tatbik etmeyi nasip etsin.
tecavüzün, rüşvetin, karaborsanın ve benzer bir çok önemli suçun günah olduğunun bile yazılı olmadığı bir kitapta her şeyin yazılı olduğunu sanma cahilliğidir.
tecavüzün, rüşvetin, karaborsanın günah olduğunu anlamak için illa kuran'da yazmasının gerekmediğini düşündüğü halde, hırsızlık, cinayet, içki, faiz gibi konuların kuran'da neden ele alındığını izah edemeyen insanlar olduğunu bize göstermiştir.
odada yankılanarak kısık gözlerimin bir anda açılıp parlamasına ve ansızın aydınlanmama sebep olan sözcükler. evet, kuranda her şey yazıyordu. hesaplamalarım sonucunda gözlüğümü ellerim titreyerek çıkarıp masaya bıraktıktan sonra bir elimle kalbimi, diğer elimle ise masanın köşesini tuttum. bir kafir olarak bu gerçeği içselleştirmem için belli ki biraz zaman gerekiyordu.