ezanın anlamı namaza davettir ve bir müslümanın bir davete saygı göstermesi ona icabet etmesidir. kişi dinlenen müziği ezan sırasında kısıyor ve ezan bittiğinde hiçbir şey olmamış gibi devam edip de namaza kalkmıyorsa asıl en büyük saygısızlığı kendisi yapıyordur.
bu konuyu araştırmamıştım ancak ezan okunurken müziğin sesının kısılması emrinin atmasyon olması -yani kuranda yazmayıp da sonradan çıkması olayı- bana saçma geliyor.
dinciler müzik piyasasıyla yarışmak istemişte o yüzden mi kapattırmışlar yani diye sordum kendime bir an.
ama tabi bu sadece benim yorumum, şahsı fikrim.
ha şu da var; ezan okunurken müzik sesinin kısılıp kısılmaması tamamen kişinin kendisine kalmış. yapanı ve yapmayanı kimsenin yargılamaya hakkı yok.
mantıksız yazar söylemidir. Eğer her konu ile ilgili kurallar kuran'da yazsaydı sayfa sayısının ne kadar çok olabileceğinin farkındamısın?
Ezan okunurken müziğin sesini kısmak ezan'a saygı göstermektir. Kuran'da ezan okunurken osbir çekmek yasakdır de yazmıyor bu ezan okunurken osbir çekebileceğimiz anlamına mı geliyor sence.
saygısızlık mıdır değil midir bilemem, tartışma konusu olmaya müsaittir. kanımca, abartıp mahalleyi inletmedikçe müziğe devam etmek mantıklı olandır. sonuçta, o sırada kişi müziği dinliyordur ve devam etmek istiyordur bu da gayet doğaldır. yani, ezan okunmaya başlandığında - bence- o sırada yapılmakta olan işe devam edilmesinde bir sakınca yoktur. aksi takdirde, ezan okunmaya başlayınca kitap okumayalım, konuşmayalım, nefes dahi almayalım görüşü daha da gelişecektir... saygıyı belirtmek için bu kadar zahmete girmek boşunadır, saygıyı gönlünüz ile teşhir ediniz, inançlı değilseniz de zaten bu önerme sizin dışınızda çevreleniyordur.
Fakat, başlıkla ilgili olarak; bence, kuran' da yazması beklenemez çünkü kuran size başlıkları vermiştir... yani anlatmak istediğim, kuran belli başlı temelleri vermiş gerisini dünyadaki islam alimleri gerçekliğe kavuşturmuşlarıdır. zaten kuran her şeyi kesin kurallarla belirtmiş olsaydı bugün bu kadar müslüman bu kadar mezhebe boşuna ayrılmış olurdu. en saadede gelirsek, kuran' da " kuran' ın üstüne oturmayınız. " , " kuran okurken kuran' a çöp atmayınız... " gibi sözler bulunmaz çünkü, bu gibi kurallar islam alimlerinin yorumlamasıyla oluşmuş kurallardır... kişiden kişiye de - saygı kavramının kişide belirttiği kavrama göre- değişebilir.
Birine yada bişeye saygı duymak için illa biyerde yazılması mı gerekli sorusunu doğuran gerçek. Mesela kuranda babanızın karşısına geçip ona ana avrat küfretmeyin yazmıyor. Ediyo musun?
kur'an'ın indiği dönemde, elektriğin icat edilmemiş olmasından olabilir. "ne alaka, allah bilmiyor muydu bugünleri? " diyeceksiniz ama durum o değil. elektrik yoktu, ve vahiy kayıtları gece geç saatlere kadar devam ediyordu. elektrik yoktu; lamba da yoktu. yüksek ihtimal, hattatlar tarafından ne olduğu anlaşılmayıp, kayda alınmamıştır. **
bir yerlerinden bir şeyler uyduran bir toplumun o uydurduğu bir şeyin büyük bir insan kesimi tarafından benimsenmesinden ortaya çıkan bir durumun kuranda yer almamasidir. belki kuran da.
kur'an'da yazmıyor olması foklorik bir değer olarak buna fütursuzca yaklaşmayı, kayıtsız kalmayı gerektirmediğinden mantıksızca doğrulanmaya çalışılan savdır.
bu indirgemeci mantık zaten neden mal olduğunuzu ortaya koyuyor.
esasen oturup bu saçmalıkla alakalı bir şey yazmak da mantıksız. ama tutamadım kendimi.
Kuranda şarhoş edici şeylerin yasak olmasından mütevellit sarhoş olmayana kadar içmek caizdir hatasına düşmek gibidir. Bu hata da imam-ı azam'ın hatasıdır.