oldum olası yapılası zor olan ve sizden büyük abiler geçerken tekme atmak suretiyle dağıtılan kova yardımıyla hafif nemli kumdan yapılar oluşturmak.içlerin de inşaat mühendisliği geni barındıran her çocuğun uğraşı.
(bkz: kapuz kabuğundan gemiler yapmak)~ ~
tuna kiremitçi'nin solistliğini yaptığı kumdan kaleler grubunun güzel bir şarkısıdır. softtur. dinlenmesi gerekir.
külhani bir sevinç saran ansızın yüreğimi
yeniden oluşturmak gibi gündüzü ya da geceyi
bir kıvılcım vardı önce, yarım kalmış bir hece
yağmurlu bir kent sonra, yorgun düşen gitgide.
ve sanki hiç bir şey yaşanmamış gibi ( ve sanki tüm bunlar birer masal gibi )
maskelerini kuşandı insanlar
rüzgara savruldu sesim, yarım kalmış bir şarkıdan ( sayfadan )
suskunluğu öğrendi insanlar.
ve belki sen, belki ben, belki biz ve onlar
kumdan kaleler kuran, denize doğru
bakarsın çoğalırız yaşam denen bu oyunda
cemresi oluruz yarınların.
aynadan bakan yabancı yüzler örter üstümü
kurşuna dizilmiş bir şehir olur düşlerim
iki gözüm iki yağmur, henüz aşkı tatmamış
oysa sen, belki ben, bir suç ya da bir kusur.
bazen ''sıfıra sıfır elde var sıfır'' durumu yaratabilen aktivite.şöyle ki;
kumdan kale yapmak kadar insana huzur veren,stresini alan bir şey yoktur.*
adeta hamur kırığı bulmuş karınca gibi sevinirsiniz.siz tam işte böyle kulak memesi kıvamındayken
dikkatsiz bir plaj sakini gelir ve şaheserinizin üstüne 43 numara ayağıyla basar.bütün cinler tekrar
tepeye çıkar.hayır adama bişey de diyemezsiniz.mecburen önemli değilmiş gibi davranıp stresli gününüze,bir
de sinir eklenmiş olarak devam edersiniz.
dalgaların ıslattığı kumları kovasına dolduran çocuğun kovayı ters çevirerek kale figürünü elde etmesi, babasının ya da annesinin yardımıyla kaleye şekil vermesi.
kumsalı olan her denizde her küçük çocuğun yapabileceği plaj aktivitesidir. öyle ki bazen çocuklar ikili üçlü gruplar halinde takım oluşturur ve kendi kalelerini inşa ederler. daha sonra belirli bir mesafeden her grup karşı grubun kalesini taşlarla vurmaya çalışır. kimin tüm kuleleri yıkılırsa o kaybeder.