yaşanmış bir hayat kesitidir, içerisinde derin mesajlar barındırır:
dedem her ay bana yüksek recalarda bulunarak ''oğlum ben bu dıt dıt'lardan anlamıyorum git de maaşımı çekiver'' der. ''dıt dıt'' derken atm'leri kastediyor. bende her ay gibi bu ay da dedemin emekli maaşını almak için ismi lazım olmayan o bankaya gidip atm sırasına girdim. sırada 10-15 kişi var yok. sıradakilerin çoğu kişi malum emekli, dul ve yetim. atm klişeleri ve yurdum insanının teknolojinin bilinmeyenleri karşısında yüzeysel olup olayı espriye vurmalarını yaşıyorduk ki genç irisi*, sarıyer bitirimi tipli, birazdan sansasyonel olacak eleman sıraya önlerden dalana kadar. tabi arkalardaki kalabalıktan homurdanmalar oldu, ilk anda kimse bir şey söyleyemedi ta ki hayatta kaybedecek tek şeyi biraz sonra çekeceği emekli maaşı olduğunu düşündüğüm bok rengi pardesülü amca tepkisini gösterene kadar. diyalog söyle gelişti:
+hoop, oğlum sıra bekliyoruz burada sabahtan beri
-bana mı dedin amca?
+evet, sıraya ortadan girdin, geç arkaya lan
-ne biçim konuşuyorsun sen, düzgün konuşsana
bu noktada bok rengi pardesülü amca çocuktan tırsıntı alıyor ve konuyu ilahi yönlere çekerek birazdan yiyebileceği potansiyel dayaktan uzaklaştırmaya çalışıyor ve o hafızama kazınan cümleyi sarfediyor:
+kul hakkı yemek böyle olmaz! illaki banka mı hortumluyacaksın yada devleti soyup sabi sübyanın hakkını mı yiyeceksin. bu da kul hakkı yemek oluyor lan
-ehmf, pehmf
bu noktada da amca artık çocuğu zayıf yerinden yakalamanın mutluluğu ile ve diğer sırada bekleyen kişilerin takdirini kazanmanın getirdiği onur ilkesi ile çocuğa daha da yükleniyor:
+allah katında büyük günah oğlum, böyle şeylere özen göstereceksiniz, biz burada ailemize erkenden ekmek götürelim diye kaç dakikadır sıradayız. benim senin yaşın kadar torunum var oğlum.
-tamam amca geçyorum arkaya
bu noktada çocuğun kızarıp bozarmasını kendi marifeti bilen amca, babacan tavırlara bağlıyor ve çocuğu sanal pişmanlığı ve vicdan azabı ile arkaya geçmeye ikna ediyor. ve son müthiş cümle:
+geçeceksin tabi. heh heh hadi bakalım.
bok rengi pardesülü amca bir genci daha rehabilite edip topluma kazandırmanın verdiği huşu içerisinde maaşını çekip, başı dik, alnı pak şekilde atm önünden ayrıldı.