23 Aralık 1930'dur
Gece yeşilimsi,
Dağlar ak
Bir altın çizgi gibi yerle gök
Gün doğdu doğacak
Don yoktur ama donmuştur sanki
Sarı yapraklarla kış kocaman bir yüz
Tarla çizgileri ile bir kilim işte
Menemen ovası dümdüz
Yalancı Mehdi Derviş Mehmet
Yürümüş Manisa'dan bir sarı su gibi
Beş on adamıyla Menemen'e varmak üzere
Yılan uykusu gibi
Düştü Kubilay'ın başsız gövdesi
Bir çınar dalı gibi yere
Sarktı yakasından anasından gelmiş
Mavi çiçek mor çiçek bir çevre
Düştü Kubilay'ın başsız gövdesi
Bir söğüt dalı gibi yere
Aydınlık aydınlığa yaklaşır iken
Sonsuzluğa ere ere
Düştü Kubilay'ın başsız gövdesi
Bir zeytin dalı gibi yere
Düştü cebinden bir kitap,
Açıldı göklere...
herhangi bir anlamı olmayan kelime. isteyen araştırsın baksın kubilay için sadece bir isim ya da (bkz: kubilay han) filan yazıyor.
bölüyorum misal kelimeyi kesin bileşiktir filan diyorum. kubil-ay. ayın manası açık dünyanın yüzlerce uydusundan toprak olanı. ya kubil? kubil ne demek? işte burada internet ve ansiklopedi çılgınlığı fısss diye yusufluyor. bir kokuyor ki sorma gitsin. fare ölmüş resmen içinde.
edit ki ne edit: strangerthanparadise sağolsun. kubilay gizemi artık tarih oldu. gökyüzünün güzellikleri manasında bir isimmiş. rahatladım ama nasıl böyle eti puf gibi oldum.
menemen'de konuşmak amacıyla yanlarına gittiği yobaz, şerefsiz bir takım insanlar tarafından önce silahla vurulan , vurulduktan sonra yardım çağırmak üzere ilerlerken düşen , düştükten sonra aynı şerefsizler tarafından bir usutura ile kafası kesilen, kesildikten sonra bir çubuğa saplanıp mahalle mahalle gezdirilen asteğmendir. **