krematoryum

    45.
  1. nazım hikmet'in nerden gelip nereye gidiyoruz eserinde çok güzel ve çok anlamlı bir paragrafta yer verdiği sözcük.

    Çocuklar ölebilir yarın,
    hem de ne sıtmadan, ne kuşpalazından,
    düşerek de değil kuyulara filân;
    çocuklar ölebilir yarın,
    çocuklar sakallı askerler gibi ölebilir yarın,
    çocuklar ölebilir yarın atom bulutlarının ışığında.
    arkalarında bir avuç kül bile değil,
    arkalarında gölgelerinden başka bir şey bırakmadan.
    Negatif resimcikler boşluğun karanlığında.
    Krematoryum, krematoryum, krematoryum.
    Bir deniz görüyorum,
    ölü balıklarla örtülü bir deniz.
    Negatif resimcikler boşluğun karanlığında,
    yaşanmamış günlerimiz,
    çocukların avuçlarıyla birlikte yok olan.
    11 ...
  2. 8.
  3. Sevgili devlet,

    Seninle aramız hiç iyi değildir bilirsin.
    dünyevi dertler gelip geçici olduğu için bunları sineye çekebilirim ve zamanla unutabilirim.

    Fakat sen benim kendi bedenim üzerindeki karar yetkimi dahi elimden alıp bana toprağa gömülmekten başka seçenek bırakmaycak kadar ileri gidemezsin.

    Verdiğim vergileri, inanmadığım bir din için kurulmuş diyanet işleri başkanlığına verip benim paramla bir sürü insanın karnını doyuruyorsun.

    Senin anlayışındaki insanların bazısı, bana burada küfrediyor, vergimden pay alanları ise şu iletişim çağının güzide olanaklarına rağmen günde 5 vakit beni rahatsız ediyor.

    Bi nanik yapmadığın kalıyor devlet, helal olsun.

    Neyse, sadede gelelim...

    Bana bir krematoryum aç devlet. (ona bi oda ver babaya benzemiş bu)
    Bana ve benim gibi düşünen binlerce insana.
    Benim şehrimde olması şart değil, ülkemin herhangi bir yerinde olsun yeter.
    Ölmek için bile bu ülkeden kaçmak zorunda bırakma beni gözünü seveyim.

    Bedenimin öldükten sonra yakılmasını istiyorum ve zamanında kapanan krematoryumların tekrar açılmasını talep ediyorum.

    Hadi devlet göreyim seni, kırk yılda bir doğru bir şey yap, gözüm açık gitmesin.
    15 ...
  4. 27.
  5. Türkiye’de de tartışılan krematoryum cenazelerin yakılıp kemiklerden geriye kalan küllerin toplandığı bir tesistir. ölülerin vücudu 1092 derece sıcaklıkta ortalama 100 dakika boyunca yakılıyor. kemikleri bu işlem sırasında toz haline gelmez onlar başka bir makine yardımıyla öğütülüp kül haline getiriliyor. arzuya göre ister kller denize dökülüyor, ister devlet kontrolünde muhafaza ediliyor.

    Diyanet işleri Başkanlığı cesedin yakılmasının ise kişinin dininden çıkması anlamına gelmediğini belirterek, Müslümanlığın doğum ile ölüm arasındaki sürece bağlı olduğunu, öldükten sonra cesedin yakılmasının bunu etkileyemeyeceğini sözlerine ekledi.

    Ceset yakmada son moda, küllerden pırlanta yüzük yapılması.. Yakım işleminden sonra ortaya çıkan küller, laboratuvar ortamında 3 ay gibi birt sürede elmas ve pırlanta haline getirilip takı olarak kullanılabiliyor. bu yüzük yapılması durumu falan mide bulandırırcı bence. insan sevdiğini cebinde ya da başka bir yerinde taşıyamaz. ama yakılması konusunda kimseye laf söylemek düşmez. herkes kendi inancının gerektirdiğini yapmak ister. yeni krematoryum açılmamasının yanında bir de var olanların kapatılmaya çalışılması insanların inanç özgürlüğüne saygısızlıktır.
    5 ...
  6. 47.
  7. çin, japonya, avrupa ülkeleri ve amerika'da birçok şehirde bulunan ölü yakma fırınıdır. türkiye'de yok, zaten bizim dinimiz hoş karşılamaz böyle bir şeyi. birde bilinenin aksine ölüyü beden olarak değil tabutun içinde atıyorlar fırına.
    4 ...
  8. 15.
  9. almanların bu yerler aracılığı ile yaptığı, "yahudi soykırım"ında sadece öldürülen gözlüklü(üstelik gözlükler ezik halde) insanlardan geriye kalan gözlükler üst üste konduğunda; ortaya çıkan devasa görüntü, onlarca dairesi olan bir apartmanın yükseliği ayarında bir uzunluk teşkil ediyordu.
    4 ...
  10. 39.
  11. zamanında büyükşehire açılması için dilekçe yazdığım zamazingo..

    adamlar benden bile mezar yeri parası kazanmak istiyor arkadaş..

    ölümü bile sikmenin derdindeler..
    2 ...
  12. 7.
  13. ceset yakma fırınları. budist ve hindu kültürlerinde kullanılmaktadır.
    2 ...
  14. 13.
  15. 12.
  16. gerilim filmlerinde çok kullanılan ortam. illa biri o fırına girer ve yanar.
    2 ...
  17. 10.
  18. yaşanmış yıllara ait herşeyin ufacık bir metal kutuya sığmasını sağlayan içinde bir zamanlar konuşan, gülen, ağlayan, koşan, sevişen bedenlerin yakıldığı fırın. içindeyken tekrar dirilmek gerçekten korkunç olurdu herhalde. cehennemin de bir nevi krematoryum olduğunu düşünürsek öldükten sonra krematoryumda yakılmayı istemek sanırım oldukça ironik bir olay. mumyalanmayı tercih eder bu deli gönül.

    (bkz: serbest çağrışım)
    (bkz: auschwitz)
    (bkz: yahudi soykırımı)
    (bkz: big lebowski)
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük