tükürükle yerdeki karıncayı sol bacağından vurabiliyorum, çişimle tuvaletteki minicik kaka parçasını vurup yok edebiliyorum, çay kaşığının bombeli tarafına parmağımla fitk diye vurarak bardağa denk getirebiliyorum, ne bileyim ellerim kapalıyken buzdolabın kapısını kapatabiliyorum, ayağımla kapı kolu açabiliyorum ama bu mereti bağlayamıyorum. olmuyor yapamıyorum, ecüc bücüc bişey oluyor ya-pa-mı-yo-rum.
lisede aylarca gravatımı yıkatmazdım anneme. yıkatsam bağlamak icab edecek, pedere gidecem "eşek kadar adamsın daha öğrenemedin şunu bağlamayı getir deyus getir" diyecek. en güzeli yıkatmamak hacı, zaten çok kirlenen bi zamazingo da değil ki.
benim bu. babam öğretiyor, 2-3 kez kendim tekrarlıyorum beceriyorum. tamam diyorum, bu sefer öğrendim. 5-6 ay sonra tekrar kravat takmam gerekiyor ama yok, beceremiyorum arkadaş. bu döngü böyle 4 kez falan tekrar etmiştir. son 10 senedir. dolabımdaki kravatları bilen birine yaptırdım hazır duruyor, tekrar takmam gerekirse boynuma geçirip ince tarafı çekmem yeterli. kravat kadar gereksiz bir aksesuar bence olamaz bu arada, hiçbir amaca hitap etmiyor, gözlük kullandığım zamanlar gözlüğümü silmek için kullanıyordum gerçi yalan olmasın, belkide o yüzden icad edildi kim bilir. kim bulduysa burdan selamlarımı yolluyorum.
Bakın bu husus içimde bir uktedir. Bukovski dayıma da katılmakla birlikte,
--spoiler--
iyi işleri olan sinek kaydı tıraşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam.
--spoiler--
Orta ve lisede hiç kravat takmadım. Bağrım açıktı hep. Allah var öğretmenlerim müdür yardımcısı filan bir şey demezdi. Kapat o önünü derlerdi, geçerlerdi.
Kravat bağlamanın 85 tane tekniği var. Hiç olmadı ki kravatlı işimiz. Nereden bileyim.