ösym'nin yaptığı sınavlara senelerdir giren oldukça tecrübeli biri olaraktan genel bir yorum yapalım.
sınavda kopya vardı veya yoktu bunu en son değerlendireceğim. önce derslerden başlayalım.
türkçe: geçmiş yıllarda yapılan sınavlara oranla kesinlikle daha zor ve daha eleyiciydi, süre alıcıydı, kastırıcıydı.
matematik: geçmiş yıllarda yapılan sınavlara oranla biraz daha zor ve süre alıcıydı, matematik ve türkçe eleyici olacaktır.
tarih: genel anlamda kolaydı; fakat zor olan sorularında yorum işlemiyordu.
coğrafya: geçmiş sınavlara oranla kolaydı; ama yine tarih gibi birkaç eleyici soru vardı ve türkçe-matematik'te çok fazla süre harcayan adaylar bu bölümde panik halinde olacaklarından buradaki netler düşük gelebilir.
genel anlamda bir değerlendirme yapmak gerekirse normalde 95-100 arası netler çıkarabilen birinin bu sınavda çıkarabileceği net sayısı 85 falan olur, istisnalar elbette olur ama üç aşağı beş yukarı budur.
şimdi gelelim sınav dışı etkenlere:bazı oruspu çocuğu gözetmenlerin sınav esnasında bok var gibi dayanamayıp fısır fısır muhabbet etmeleri 3 saat siktiklerimin çenelerini tutamamaları durumu her sınavda mutlaka olmakta; buradan o oruspu çocuklarına selam ederim, 3 defa uyardım sınav esnasında susmadı.
veeeeeeeeeee gelelim asıl meseleye: önceden ösym'ye aşırı bir güven vardı, çok daha profesyonellerdi fakat şuan şaibeli olmayan sınav yok amk, kuruma güven sıfır.
bir sınav yaparsın asgari ücret alan bir babanın oğlu o sınava girer tek çaresi odur çünkü, sınava girmese başka bir mesleği yoktur bildiğin acından ölecektir; ama bazı oruspu çocukları bunların emeğine girer; peki kimdir bunlar:
hepiniz oruspu çocuğusunuz. ulan adam part time çalışıp aldığı üç kuruşu sırplanlar gibi bekleyen dershaneye veren adamların hakkına girdiğiniz için oruspu çocuğusunuz.
bana şimdi kalkıp kopya yok demeyin bir kurum çıkıyor daha sorular yayınlanmadan eğrisiyle doğrusuyla tüm soruları yayınlıyor fakat ne gariptir ki hayvan gibi şekilli sorular tüm detaylarıyla hatırlarken en kısa sorular olan güncel bilgi sorularını hatırlamıyor, hadi bunları da geçtim, birçok sorunun cevabı sınavdan bir gün önce google da trend yapıyor.
ulan tamam bunların tümünü geçtim adam bile bile ygs'de şifre hazırlamadı mı? orda niye iptal etmediniz sınavı?
bunu da geçtim her sene polislik soruları cemaat evlerine servis edilmiyor mu? sanırım 2008'de 6000 kişinin alınacağı sınavda 10000 kişi full yapmadı mı?
sizin bu yaptığınızın insanlıkla müslümanlıkla alakası var mı?
özetin özetini geçeyim kardeşlerim;
göz göre göre yapılan şifreli sınavı iptal etmeyen adamlar bu sınavı hiç iptal etmez, bu konuda sanırım hepimiz hemfikiriz; fakat iptal etmeyecekler diye de tepki göstermeyen, konuyu gündemden düşüren adayların da ayrıca amlarına koyayım.
hele hele sınavda kopya çekildiğini bilip de sınavı nispeten iyi geçen adayların da ''sınav iptal edilmesin yhaa'' diyen adaylar benim gözümde kopya çekenlerden daha yavşaktır.
soru kitapçığındaki açıklamalarda "bu testin her hakkı saklıdır. hangi amaçla olursa olsun testlerin tamamının ya da bir kısmının merkezimizin yazılı izni olmadan kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır." ve "soruları ve/veya bu sorulara verdiğiniz cevapları ayrı bir kağıda yazıp bu kağıdı dışarı çıkarmanız kesinlikle yasaktır" yazarken, hangi yayın evi bunu yapmaya cesaret eder ben bunu anlamıyorum.
2006 yılından önce, henüz bu bilgi edinme hakkı yasası filan çıkmamışken, çeşitli dersaneler hocalarını sınavlara sokup soruları ezberletiyorlardı. bunu da bir sonraki dönem için hazırlayacakları kitaplara çıkmış soru olarak koyuyorlardı. o zaman şimdikine göre soru ezberlemek daha kolaydır sadece sınav kitapçık türleri vardı. ama şimdi kişiye özel kitapçık var. sen ilk 10 soruyu ezberle, ben sonraki 10 soruyu ezberleyeyim filan denemez. bunlar kaç kişiyi sınava sokmuşlar ki sorular tamamen ezberlenmiş? üstelik de ösym zaten soruları açıklayacak. bu neyin acelesi? "öğrencilerimiz hemen cevaplarına baksın etsin aydınlansın yavrucaklar:)))" açıklamasına çok afedersiniz ama popomla güldüm. zaten şu an sosyal medyada dolaşan eğitim bilimleri testinin her sorusuna iki cevap bulmuşlar. bu durumda öğrenciler neyin kontrolünü yapacak?
bir diğer sözüm ali demir'e:
bu nasıl bir rahatlık ben anlamıyorum. adam o kadar emin konuşuyor ki. 2010'da da aynı açıklamalar vardı. yalan, kurumu zedelemeye çalışıyorlar bilmem ne. ygs'deki şifre olayı için de aynı muhabbet. sonra da bir karışıklık olmuş olabilirmişmiş. karışıklık nerde biliyor musun ali demir? karışıklık senin bu insanların güvensizliklerini, şüphelerini, korkularını ciddiye almamanda. bu yüzden oluyor her şey. kurumun bu yüzden zedelenmeye çalışılıyor. oysa sen "iddiaları inceleyeceğiz, araştırma yapılacak" desen güzel güzel, bunca insanın içini rahatlatsan bir nebze. ama yok. kopya yokmuş, bu konuda içi rahatmış, tertemiz bir sınavmış. neeeeerrrrden biliyorsun ya? daha önce de oldu işte, insanlar artık inanmıyor, güvenmiyor. sonra da çıkıp kurumu zedeleme bikbik diyorsun. gereğini yapıyor musun ki zedelenmekten şikayet ediyorsun?
kopya var ya da yok, belli ki bu olay bir şekilde örtülecek, her şey tamamen aydınlanmayacak. biz şüphelerimizle kuruntularımızla kalacağız. medyanın bu olaya kılım kadar ilgi duymaması filan... bu ülkeye dair umutlarım yok oluyor.
zaman çalmak için hazırlamış türkçesi, işin mantığını bilenlere kolay matemetiği, karmaşık ne idüğü belirsiz coğrafyasıyla olmamış sınavdır. böylesine ciddi binlerce insanın hayatına yön veren bir sınavın her sene farklı soru tipleriyle adayları sınaması, kılıktan kılığa girmesi ne kadar kabul edilebilir?
sınav iptal edilse ne olacak? arkadaşım, hala anlamıyorsunuz değil mi? son 3-4 yılda kaç tane şaibesiz, kuşkusuz sınav yapıldı bu ülkede? polislik sınavlarında yapılan usülsüzlükler artık herkes tarafından kanıksanmış durumda. millet torpil bulmadan sınavlara, mülakatlara girmiyor bile. 2011 ygsde de şifre çıkarıldı ortaya, ama hiç bir şey yapılmadı. fakat en büyük pişkinlik 2010 kpssde yapıldı. kopya çektiği tescillenmiş kişiler 1. tercihlerine yerleştirildiler. kim ne diyebildi? ne yapıldı? hala bunlar falancaların oyunudur diyebilen arkadaşlara allah akıl fikir versin. bu işten karlı çıkanlar ortada, alan razı veren razı. bu memlekette 70 milyon insan var ama bunların 10-15 milyonu adam yerine konuluyor, gemisini yürütüyor. geri kalanların da çoğu ya çok saf, ya da sesi çok cılız çıkıyor. bu işler böyle yürüyor işte. kısaca biz namuslu vatandaşlar bu ülkede fazlalığız anlayın artık şunu.
sınava giriyorum bir öncekilerden tecrübeliyim üzerimde rahat bir şeyler var. polis amcam laf atıyor;
polis :bizim zamanımızda sınava kravatla, takım elbise ile giriliyordu şunların rahatlığa bak.
ihan et : sizin zamanınızda cemaat bu kadar hırsız değilmiş demek ki
polis : bekleme yapma geç.
not: vay amk bunu da eksilemişler. la yemin ederim malsınız la siz o gün yaşadığımı yazdım çok gücünüze gittiyse daha da söyleyim, polis akademisi soruları bu hırsız cematin dershanesinen çıkmadı mı? 2010 kpss sorularında hırsızlıkla alakalı olanlar bu hırsızların aralarından çıkmadı mı? hayatınız yalan dolan üzerine kurulu. soyarak, çalarak nereye kadar gideceksiniz. bizler sizler gibi değiliz ve asla olmayacağız, alın terimizle kazandığımız sınavları geride bırakarak aynı onurla bir sonraki süreçlere hazırlanıyoruz. biz çocuklarımıza geçmişimizde şöyle şerefsizler var diye sizleri örnek göstereceğiz ...
peki ya siz?
yolsuzluklarınızı mı anlatacaksınız içine ağlak liderinizin sümüklü sıfatını katarak onu da zavallılaştırmaya mı çalışacaksınız,
şimdi biz şu görevi yapıyorsak şurda çaldığımız şu sorulardan sayesindedir mi diyeceksiniz?
kendi yandaşlarınıza atandığınız kurumlarda yaptığınız yardımları anlatırken şurda da şu bizden olmayanların işlerini nasıl halletmedik mi diyeceksiniz.
size dair daha çok şey yazarım da format izin vermiyor. yoksa silivriden falan korkmadığımı da bildirir, o silivrileri en sivri yerinden sizlere bildiririm.
formati degişen sınav özellikle turkceden kimse bu kadar dilbilgisi beklemiyordu, coğrafyadan ise format disi insan bir grafik sorardi onun haricinde kolay gibi olan sinav.
Sadece şansını denemek amacıyla; benim gibi bir malın, cebindeki otomobil anahtarını dahi bir problem çıkmasın düşüncesiyle salon görevlisiyle görüşüp sınava beş dakika kala emanetçiye teslim ederek girdiği sınavdır -Oysa beni kapı girişinde düzgün bir biçimde arasalar, elimdeki belgeye göre zaten o cebimdeki anahtarla sınava girmeme izin vermemeleri gerekiyordu-.
Bir kesim, daha o sıralara gelmeden önce soruları hoplatıyorken biz, güzel, temiz, iyi insanlarla dolu bir dünyanın hayalini kuruyormuşuz meğer...
Ayrıca vatandaşımızın ne kadar fırsatçı ve ahlaksız olabildiğini, anahtarı teslim ederken 2 lira, almaya gittiğimde ise "5 lira abi" diyerek bizi oracıkta ikinci bir sınavdan geçirenleri görerek tespit edebilmek de mümkün.
Bu sınav iptal olmaz arkadaş!
Artık utanma, suçu kabullenme ve düzeltme çabası, suçluları cezalandırma zorunluluğu hissiyatı devri geçmiştir. Sadece yalanlama, örtbas etme dönemi başladı. Artık olumsuzlukları günlerce tepelerine tepecek bir medya da yok zaten. Dolayısıyla "yalanlamak ve örtbas etmek" en kısa ve bunlara göre en akılcı çözüm. Ancak bu sınava emeğini vererek; günler, gecelerce geleceğini kurma heyecanı peşinde çalışan, çabalayanları düşününce de sinirlenmemek mümkün değil.
hakkındaki kopya iddiaları saçma sapan nedenlerle sümen altı edilmeye çalışılan sınav. medyada bugün öğlen haberlerinde kopya iddialarını sadece cnntürk haber yapmıştır. medyanın duyarsızlığı, ilgisizliği had safhada. neymiş görüntülü haber istiyorlarmış. tabi hırsızı çalarken hepiniz görüntüleyip ondan sonra çalındığına inanıyorsunuz birşeylerin. yoksa gizli kalması gereken soruların açığa çıkmasının bir önemi yok yani. medya satılmış ve yalaka olmaya devam ediyor.
bu arada sınav hakkında adli mercilere suç duyurusunda bulunulmuş.nasıl oluyor da ösym yayınlamamışken sorular sanal alemde? örgütün birinin yüksek güvenlikli sınavda işi ne? demek ki soruların servis edilmesi var. polis tutuklama yapmış çünkü. öte yandan ösym'nin içine pkk terör örgütü karışırken ali demir nerededir?
bu durum sonuca ulaşır mı 2010'a bakarsak zayıf ihtimal fakat susup oturulmasından iyidir.
pazartesi sendromunun "o soru neydi oyle", "dinle şimdi..", "caoğrafya..." seklinde kalıplaşmış söz öbekleriyle beraber soruların tekrar tekrar okunarak cevapların incelenmesi ve yorumlanmasıyla aşılmasına sebep olan ulusal sınav.
amma çok giren varmış. herkes devlete kapağı atıp kıçını dayamayı düşünüyor.
haklılar, özel sektörde ölene dek inek gibi sağılacaklarına, masa arkasında oturmak daha keyifli. en azındna cumartesi çalısmıyorsun. (hemşire doktor bunların dısındadır üzgünüm)
sınav esnasında ' ne yani,bi yıldır çalıştığım sınav bu mudur? ' dedirten, coğrafya ve türkçenin saç baş yoldurduğu sınavdır.dört yıl okuduktan sonra umutların bağlandığı,köprüden önce son çıkış,son şans misyonlarının yüklendiği bir türkiye rezaletidir.
üstüm arandı, geç dediler, sonra polis aniden döndü.
- polis: gözlüğün numaralı mı?
- ben: yok, boş cam takıyorum.
arkadan puahaha sesleri.
- polis: ukalalık yapma.
bazı arkadaşlar diyor ki beyaz kelam sınava 20 tane adam sokmuştur. hepsi 4-5 soru yazsa sınav giriş kağıdına bu sorular yapılabilir.
be aklı kıt gerizekalı götveren evladım! ulan her kitapçıkta soru dizilimi farklı. benim 1. sorum adamın 15. sorusu, başkasının 24. sorusu. o zaman bu adamlar nasıl bir paylaşım yaptılar da hepsi ayrı ayrı soruları denk getirecek şekilde akılda tuttular ya da sınav giriş kağıdının arkasına yazabildiler. böyle bir şeyin olasılığı kaçtır benim zeki evladım!
Kpss bir yolculuktu... Kayboldum
işi bıraktım... ismi lazım değil bir şirkette asgari ücrete verdikleri paranın 10 misli performans bekleyerek çalıştırıyorlardı. Velhasılkelam dershaneye başladım. Bilgisayarda oyun oynamayı çok severim. Saatlerce kalkmadan oynarım. Dersleri etkilemesin diye bilgisayarı topladım. Arkadaşlarımı aradım - beni bir süre aramayın ders çalışmalıyım dedim.-
Anneme misafir çağırmamasını hatta ben varken televizyonu bile açmamasını rica ettim. Kız arkadaşımı yaşayacağım stres hakkında bilgilendirip benimle bu yolda yürüyebileceğinden emin olmak istedim (oldumda. son ana kadar desteğini esirgemedi)
Matematiğim kötüydü. ilk denememde 5 - 6 netim vardı. Çevremdeki insanlar olmaz dedi. Bu netle kpss de işin çok zor dedi. Durun bakalım dedim. Sabahlara kadar sırf tekniğini anlayabileyim diye öğretmenin derste çözdüğü soruları tekrar tekrar çözdüm. Sınav gününe kadar yüzlerce sorunun hakkından geldim. Sadece tarihi bile en az 7 - 8 defa detaylıca baştan sona tekrar ettim.
Sınav sabahı sevdiğim insanlara sizin için 100 - 110 tane neti cebime koyup döneceğim diyerek sınava gittim. Bunu söyledim çünkü son hafta 2001 - 2011 arası yapılmış kpss sınavlarını referans almıştım kendime. 100 netin altına hiç inmemiştim. 5 - 6 matematik neti ile çıktığım yolda 25 nete ulaşmıştım. Sırf ben değil çevremdeki insanlar da benim adıma sınavın kötü geçmeyeceğine kesin gözle bakıyorlardı.
Sınav başladı. Alışkanlık işte Türkçe ile başladım. ilk soruda 2 - 3 dk düşündüm. Sonra durdum aralarındaki en zor soru bu olmalı başlangıcı kötü yapmama sebep olmasın diyerek o soruyu atladım. ardından işaretlediğim 4 - 5 soruda da cevaptan emin olmayarak işaretleme yaptım. Türkçe bittiğinde 50 dk geçmişti. Çok terlemiştim ama sıcaktan değildi. Dışarısı kaç dereceydi bilmiyorum ama içimde bir yerlerde -çalılıklar mı dersiniz benzinle dolu bir göl mü dersiniz- inanılmaz bir güçle tutuştu. Bu yangın matematiğe 25 dk kaldığını fark edinceye kadar sürdü. işte o zaman aynı anda hem yanmaya hem üşümeye başladım. Gözlerim güzel bir karşı cinsi inceler gibi dokundu rakamlara kelimelere... Belki aradan bana uzanacak eller görürüm dedim... Baktım, baktım..
Sınavdan çıktım. Sevdiğim kadın karşımda bana gülümsüyordu. Gülümsemesi, bana biraz dikkatli bakınca karanlık bir sonbahar gecesi gibi buruştu gözlerimde. Dudaklarım titriyordu. Anladı. Hiç bir şey sormadı.
Söz vermiştim işte. Memur olacaktım ve annesinin karşısına başım dik çıkacaktım. Güzel bir hayat bizi bekliyordu.
Dönüş yolunda zorla ağzımdan bir kaç kelime çıktı. Hırıltı gibi, fısıldama gibi. Azıcık eğildi bana doğru. Kendimi biraz toparlayıp
okuduktan sonra acayip duygulandım ve kpss bir sürü insanın hayatını bağladığı, geleceğini buna göre yazdığı saçma bir sınavdan ibarettir. Üstüne yok sorular çalındı, yok cemaat, yok kck diyerekten psikolojileri iyice bozuyorlar. Bu sistemi dayatanların da, soruları haksız çalan varsa onların da topunun Allah belasını versin dediğim iç karartma sınavıdır.
kpss de soruların yine(!) çalındığı dolanıyor etrafta. bu konuda tek bişey söylemek istiyorum. ulan yaptıysanız eğer Allah bütün dünyanızı yıksın inşallah..çocuklarınızdan uzun yaşayın lan.. hani çok müslümansınız ya belki dokunur bi yerlerinize kaçmış vicdanınıza diye şeettim.. elimizden başka bişey gelmiyor çünkü