çok kolay bir sınavdı. zira sınav esnasında gazete okudum, kahvaltı yaptım, telefonumdaki yılan oyunu oynadım ve benim gibi yakınını bekleyen bir kişi ile muhabbet ettim. ayrıca yaz vakti olmasına rağmen havada çok güzeldi. kpss 2010 benim açımdan güzeldi.
şu yaşa geldim, tayyip erdoğan ölürse hükümetin otomatikmen düşeceğini yeni öğrendim. sınava girene kadar iki tane vatandaşlık kitabı bitirmiştim oysa. hayat işte.
bahçeli formülüne göre kazanmayı garantilediğim için çalışmayı bıraktığım sınavdır.
mevzubahis sınavın yapılacağı yıl, 2010. aradaki sıfırlar çıkarsa geriye 21 kalıyor. elimizde 2 ve 1 var yani. 2*2+1=5. evet, 5'i de daha önceden bulduğumuz 21'le toplarsak sonuç 26 oluyor ki; bu, benim sınavın yapılacağı yıl itibariyle yaşım oluyor. zafere doğru emin adımlarla yürüyorum.
hangisi atatürk döneminde olmamıştır diye bir soru vardı dün. cevabı yalnız bir, yalnız iki falan olan sorulardandı. ilk öncül kardak kriziydi. oha lan bu da konur mu yuh artık. vay be tansu falan dedim. sonra düşündüm ilk defa kpss ye girenler kardak olaylarına tanık oldular mı acaba diye?!
hobi olsun diye giriyorum sınava yoksa malum beyin bedava.
bu zihniyete göre ben yeterli vatandaşlık bilgisine sahip değilim.
fakat benim vatandaşlık mantığıma göre , devlet zihniyetini sınava sokabileceğim bir platform yok.
isyanlarımın sonuna , o türkçedeki (...) 'yı koyuyorum.
üniversiteden mezun ettiği adama devlet hala paragraf okutarak edebi çözümleme yapsın ; un şeker karışımıyla pratik zekasını ölçsün , resmi yalanlarını dayatsın tarih kısmıyla , doğusuna sahip çıkamadığı ülke için doğurganlık oranı soruları sorup bakış açısını yansıtsın , ekonomik işbirliği yalanlarıyla gündemi meşgul ettiği yetmiyormuş gibi yazıya döküp memur adayı elesin...
biz aramızda 1126 km olmasına rağmen bu kadar emek ve çaba gösterirken, sinirlerimiz bu kadar mahvolurken, bu kadar dua ederken her gece bişeyler olsun diye, atansında birbirimize kavuşalım diye ama olanlara bak. eğer böyle birşey varsa kesinlikle geberip gitsin bu insanlar! inanmıyorum böyle birşeyin olduğuna ya. hangi devirde hangi medeniyette yaşıyoruz sözlük?? nedir bu olanlar, neden? niye torpil olmadan, çaba olmadan bir yerlere gelinemiyor bu ülkede. hani bu insanlar allah a inanıyordu? hani bu insanlar emekçinin yanındaydı?*
bu ülkede cidden yaşanmaz çünkü her geçen sene %2000 yerin dibine giriyoruz.
sağ baştan durum değerlendirmesi al! soruların çalındığı iddiası ortaya atıldı! yarımağan nazar etme nolur çalış senin de olur dedi! olay savcılığa gitti! eğitim sen hotmail uzantılı belgeyi koydu kimse sallamadı! titizlikle araştırılmakta olan 3227 kişi... sağlam delil olursa memuriyetleri iptal edilecek... bi daha sınava girmeyecekler abisi. kopya çekemeyecekler. yarın da senin yazaaneye gelip özür dileyecekler senden. elini öpecekler. iyi güzel.
şimdi sorun bu değil aslında biliyo musun? gerçekten değil. benim bi senem gitmiş... haksızlık olmuş olmamış.. bu hiç önemli değil. neticede ben bi sene geç mesleğe gidicem diye kıyamet kopmaz. hidron çarpıştırma deneyi yapmıyorum ki geçen bir seneme yanayım. hakkaten problem değil. yeter ki milletin gözü açılsın. soruları hazırlayan kuruldaki ensesi kalın muhteremlerin arasındaki göt kimse ortaya çıksın. ben bir dahaki senemi de kurban ederim bu uğurda. çok ciddi söylüyorum. satmışım anasını zamanın zaten. dilediği gibi akıyo azizim. müdahale etmiyorum. biz iyiyiz böyle.
ama bu böyle devam ettikçe nolur onu düşündün mü? sen zar zor hayata tutunursun... gider biriyle evlenirsin. çocuğun olur. o çocuk gün gelir sınava tabii tutulur. aynı haksızlık ona da yapılır. kızsa o yavru.. stresten üzüntüden hayata küser. salonun ortasında pat diye düşer bayılır allah seni inandırsın. erkekse atar kendini sokaklara. "ne çalışıcam sınava len cemaatçiler sarmış etrafı zaten. ticaret yapcem ben. ps kolu satacam" der daha da gelmez eve. öyle elin böğründe kalırsın. umutsuz. geleceksiz.
bak işte o zaman bende kayış kopar ben söyliim sana. benim başıma ne gelse çekerim ben. ama ya çoluğum çocuğum? eşim her neyse. kul hakkını, ramazanı, günahını sevabını ahlakını geçtim de.. ilerde sevdiklerimin başına geleceklerden çekiniyorum ben en çok. onların geleceğinden endişe ediyorum.
çoluğun çocuğun hayatının en büyük kazığını yiyecek. umutsuz yaşayacak. derman olamayacağın dertler yüzünden eriyip gidecek. tökezleyecek. kim yüzünden? bu götler yüzünden.
beddua falan etmiyorum. çünkü belli ki benim sülaleme beddua edilmiş ki ben böyle bir mantaliteyle aynı ortamda nefes alıyorum. soyumu sopumu devam ettirmekten çekinir oldum. doğmayan çocuklarım, daha tanışmadığım eşim dostum; ahbabım için acı çekmeye başladım. bu saatten sonra beddua etsem nolur? sınavda 76 almışım; tekrarında 96 alsam nolur? çocuğum: "anne ben büyüyünce bi kamu kuruluşunda şerefsiz olucam. daha iyi değil mi" diye sorunca ne cevap vericem... asıl onu düşünüyorum ben. en önemli soru o çünkü. şıksız bi de. boş bıraksan olmaz. bırakmasan olmaz. hadi allah zihin açıklığı versin bana.
bazılarının kopyanın dibine vurdukları sınavdır. Bir insan düşünün 2008 de kpss'ye girmiş toplam neti 240 soruda 120, yine o kişi 2009'da sınava girmiş ve net sayısında oynama yok aynı toplamda 120. aynı kişi bu kez 2010 sınavına girmiş ve toplam net sayısı 230 olmuş, hem de eğitim bilimleri sınavında 120 de 120 yaparak! bu vahim bir olay evet. daha vahimi ise geçen sene kpss türkiye birincisi net toplamı 225 civarındaydı. bu sene yukarıda bahsi geçen şahıs 230 netle türkiye 497. si!!! bu senenin eğitim bilimleri bu kadar zorken sen ful yapıyorsun ve 497. oluyorsun, bu nasıl bir şeydir? benim bu ülkeye de bu ülkede yapılan herhangi bir şeye de gram güvenim kalmadı. bu ülkede değil miydi pmyo sınav sorularının çalınıp birilerine verilmesi? daha da her şeyi beklerim her şey olur.
not: yukarıda bahsi geçen kişi ile ilgili bilgiler kulaktan dolma değildir. elimde kişinin tc kimlik numarası da var ve kendim açtım baktım osym sonuç sayfasına.