Korkutucu, endişe verici olsa da, değil üçüncü, otuzüçüncü dalga gelse bile, yapacaklarımız bellidir ve sınırlıdır.
Maske, sosyal mesafe ve hijyen!
Daha ne yapabiliriz ki, amuda kalkarak mı uyuyalım, pipetle mi beslenelim, kendimizi mi doğrayalım, napalım arkadaş?!
Bırakın artık bu felaket tellallığını! Evet risk altındayız, evet önlemlere devam etmeliyiz, evet durum ciddi, anladık!
Mörellerimizi daha da bozmayın, herkes önlemini alsın, bilimadamları çalışmaya devam etsin, hükümetler yeni önlemler alsın ama halkı korkutmayın, iki gram aklımız kaldı, onu da almayın reca ederim!
Dünya genelinde Hayatın içine eden bir virüsün,
zamanında önlem almada pasif takılan hükümetler ve en basit önlemleri bile sallamayan insanlar sayesinde, bitmemesi ile vuku bulan , tahminen de daha da bulacak olan durum.
Bariz çinlilerin işi. Yok mutasyona uğruyormuş da bilmem neymiş. Bu aq grip virüsü niye yıllardır mutasyona uğramıyor? Ayrıca virüs bu götlerde çıktı ama şu an vaka yok denecek kadar az aq çekiklerinde bu nasıl oluyor? Maske bile takmıyorlar artık. Nüfusları ülkeye sığmayınca bütün dünyayı kendilerinin yapma gibi bi planları var bence bu oçların.
Daha dün stüdyoda çalışırken bir anda iş arkadaşım yeni Lockdown olacakmış yine kapalıyız demesiyle haberdar olduğum durum. Şu an Londranın merkeze pek uzak olamayan semtlerinden birinde yaşıyorum bugün yasağın 1.günüydü. Açıkcası çok değişen bir şey yoktu her zaman ki gibi sabah yürüyüşe gittim, akşam alışverişimi yaptım. Ama yemek yerleri vb gibi yerler hariç her yer kapalı.Umarım bir an önce biter, iş kurmaya geldim corona sağolsun elimde patlayacak.
ilk dikkat çekecegim hussus haberler bir anda servis edildi ve zaten korona hali hazırda dünyanın her yerinde farklı(şehir şehir bile) bunun dışında,
Dikkat ederseniz haberler de ve orjinal dilde ki haberinde olabilir, şüpheleniyoruz yazmışlar yani herhangi bir bilimsel kanıt yok dedikleri şeyin ki olsa bile kaynak vermemişler neden kaynaksız haber yaparsın ki? Muhtemelen aşı ve kapanma olaylarına medya üzerinden hazırlık yapıyorlar.
corona virüsün mutasyon sürecini 1. dalga 2. dalga 3. dalga diye kategorileştirmek toplumda ciddiyetsizlik yaratıyor.
insanlara gerçekleri olası senaryoları süreci açıklamıyorlar.
sizler de böyle başlıklar açıp konuyu bu açıdan değerlendirip olayı durumu yaşananları iyice basitleştiriyorsunuz.
insanlar da sanki deniz kenarında oturmuş deniz fenerine vuran dev dalganın kaçıncı defa feneri dövdüğünü kaç metre yükseklikte dalga olduğun bakıyor-seyrediyor.
bir başka konu da bulunan aşıların yan etkileri öldürücü seviyede olduğu yönünde haberler çıkması, henüz aşı denemeleri bitmeden, araştırma sonuçları incelenmeden ve ne yararı ne zararı bilimsel kurullarda akademik çevrelerde tartışılmadan (ki tartışamazlar, böyle bir veri yok) sadece elimizde olan aşıyı yapan 3-5 şirketin aşı şu kadar yararlı etkili açıklaması dışında bilgi olmadan, elle tutulur kabul edilebilir tartışılmaz bir bilimsel veri de olmadan, acele insanların aşılanmaya başlaması, milyar dolarlık siparişler, aşının ülkeler elinde atom bombası gibi bir silaha dönüşmesi-güç yaptırım aracı haline gelmesi vs vs vs...
ingiltere başta olmak üzere bir kaç ülkede corona virüsün yeniden mutasyona uğraması, şimdilik bulaşı etkisinin daha hızlı olması (ölüm oranı ve enfekte ettiği insanların yaş-ölüm oranları ortalaması bilinmiyor. 20 güne kadar kesin sonuçlar elde edilmeye başlar) iskoçya bile özellikle londra bağlantılı seyahatlere yasak getirmesi, avrupa da tam kapanma konuşulması, noel ziyaretleri kutlama vb bile artık yasaklanması söylemleri de akla gelince.
1- bulunan aşıların tartışılmasını önlemek için piar çalışması-propaganda yapılıyor. devletler elinde aşıyı bir silah gibi güç yaptırım aracına dönüştürmek istiyor. tabi ki 3-5 ilaç karteli de devletlerden aldığı milyar dolarlık destek teşvik ve satış cirosunu kaybetmek istemiyor. organize bir propaganda mı?
örn: domuz gribi-kuş gribi vakaları, milyarlarca dolarlık harcamalar, çöpe giden aşılar, dünya sağlık örgütünden Prof. Keil, “Domuz gribi abartılmış bir korku kampanyasından başka bir şey değildi” dediği akla gelince...
2- gerçekten felaketi yaşayacağız işimiz allah'a tanrı'ya odin'e zeus'a kaldı ki (neye inanıyorsanız) bunun için 15-20 yıl gibi bir süre gerektiren aşı sonuçlarının kesin güvenilirliğini yok sayarak 1 yılda aşıyı ortaya çıkarıp hayvanlar üzerinde değil de direkt olarak insan denekler (gönüllü kobaylar üzerinde) deneyerek sonuçları beklemeden gözlemleme yapmadan devletler toplu aşılamaya milyarlarca dolarlık siparişlere yöneldi.
grip virüsü insandan insana bulaşırken mutasyona uğrayıp değişiyor. ancak bizim bağışıklığımız grip virüsünü her seferinde yenmeyi başarıyor. gripten ölen de bir çok bağışıklık problemi yaşayan insan var. sonuç olarak doğal seçilim kendisini göstererek bağışıklığı zayıf olanları eleyecek. eğer bunun bir çözümü yoksa dünyadaki insanlar kitlesel yok oluşlar bile sergileyebilir ancak yaşam yine devam edecek. biz olsak da olmasak da. eğer henüz doğa bizden kurtulmaya niyetli değilse bir süre daha yaşarız. "biz zaten bu hayatı şans eseri yaşıyoruz. ölürsek de kime kalmış."
4.5.6.7.8... serilerinin sırası gelen dalgasıdır. bu insanoğlu bu kadar ekmek kafalı oldukça bu dalga sayıları sadece rakamlardan ibaret bir şey olarak kalır.
adamlar bangır bangır bağırıyor "sosyal mesafe maske temizlik" diye. ülkemize bakıyorsun ne sosyal mesafeyi s.kliyor insanlar ne maskeyi ne de sokağa çıkma kısıtlamalarını. temizlik zaten en fecaati.. düğünler mi yapılmıyor kaçak partiler mi. dün 15 dakikalığına dışarı çıktım ( ki evvelki kısıtlamalarda alt sokaktaki fırına gitmek hariç hiç çıkmamıştım ) markete kadar gidip geldim hızlıca. bizim meydanın normal bir cumartesiden normal bir pazardan zerre farkı yoktu. ellerinde sigaralar ağızlarında maske olmayan emmiler, güvercinlerle selfie çeken onlarca kadın, yürüyüşe çıkmış taytlı kadınlar, evde dursalar zannedersem ölecek olan dayılar adamlar..
avrupaya amerikaya bakıyorsun aynı manzaralar. adamlar maskeyi falan protesto ediyorlar lan. bunlar medeni dediğimiz avrupalılar amerikalılar düşün. eğitim seviyeleri yüksek hayat görüşleri yüksek dediğimiz tipler sözde. böyle bir insanoğlu varken gripten daha tehlikeli olmayan bir virüsten 100 milyon kişide ölür 1 milyar kişide ölür..
bizim gibi 3. sınıf ülkelerde virüs bitmez. tam kapanma şart en az 1 ay .amk haftasonu yasak var sözde herkes dışarda. sen ekonomi çarkları dönsün diye yalandan yasak koyarsan ülkeye zararı daha fazla olur.
Corona virüsü (covid-19) influenza virüsü (mevsimsel grip vakaları) ile değerlendirme çok yanlış.
Doğan görünümlü şahin ile Volvo S90 arabayı bir tutmak ve "ne olmuş ki canım, ikisi de araba ve 4 tekeri var. Ayağımızı yerden kesiyor" demek gibi bir durum.
Unutmayın, arada ki farkı kaza yapınca anlarsınız.
Evet, mevsimsel grip vakalarında her yıl Dünya'da istatistiklere giren 400.000 bin insan ölüyor (istatistiklere gitmeyen, tansiyon kalp solunum yolu vb diye gerekçelerle yapılan tanımlar hariç) ama biz bu mevsimsel grip ile 110 yıldır mücadele ediyoruz ve insan vücudu bu virüsü artık tanıyor.
Unutmadan; influenza virüsünün 110 yıl önce yaptığı açılışını hatırlayın, ispanyol gribi ile yaptı ve bu açılış seremonisi en iyimser tahmin olarak insanlığa 50 milyon cana fatura oldu.
Şu an nüfus oranı ile 110 yıl önce nüfus oranını ve ölüm yüzdesini karşılaştırın.
Hâlâ insanlık bilim tıp influenza virüse karşı bir aşı geliştiremedi.
Şu olduğunuz grip aşıları ney mi?
Onlar bir sene iki sene önce virüsün mutasyona uğramadan önce ki formatına göre hazırlanmış aşılar.
Başarı oranı koruma faktörü %40 civarında demek bile iyimser rakam olur.
Ve bu başarı da sizin beslenme, yaşam standartları, çevre, sağlık, iklim vb kriterlere göre.
influenza virüs ile 110 yıldır mücadele ediyoruz ve virüse karşı değil de sadece virüsün ortaya çıkardığı semptomlar komplikasyonlar ile mücadele ediyoruz.