"araziyi bol bulduk geniş geniş yayılalım" şehirleşme mantığını kendisine dürtü edinmiş belediyelere sahip, 50 yıllık tramwaylarla toplu ulatışımı sağlanan, merkezinde dünyanın en büyük kavşağı olarak bilinen alaaddin tepesine sahip, zamanında mevlananın yaşadığı bu sebeple insanların "altı erenler, üstü ... verenler" diye bildiği, konyalı olmayanların yapacak aktivite bulmada sıkıntı yaşadığı ve dışardan gerici insanların barındığı şehir olarak bilinen fakat her bilinen gibi bununda yanlış olduğu zamanla anlaşılan ve gitgide gelişen(tramwaylar hariç) türkiye'nin güzelim şehirlerinden biridir.
Türkiyenin en huzurlu şehridir. Bir giderken ağlarsın bir de dönerken. Sıkıcıdır, boğulursun. Denizi yoktur, kampüsten şehire giderken geceler boş arazileri deniz olarak hayal edersin. insanlarından nefret edersin, yobazlılarından nefret edersin. Ama bir bakarsın sevmişssin işte. Orada yaşadığın günler en huzurlu günlerinmiş meğer, en sakin, en güzel. Toplarken bavulunu yedi tepeli cehennemine dönerken, içine önce hep yanında olacaklarını bildiğin, ne olursa olsun kaldığın yerden devam edecek dostlarını koyarsın önce. Sonra her bunaldığında aklına konya düşer, o düzlük, o sarılık, o uçsuz bucaksız boşluk. Ve bir bakarsın Konya' dasın yine, yeniden.
Huzurludur, Mevlananın hikmeti mi bilinmez güzeldir.
japon turistlerin çokça uğradığı şehirdir.
bir gün tramvayla okula giderken; ** camdan japon turist otobüsü görüp dikkatle incelemeye başladım. otobüsteki japon hatunlar da tramvayı gösterip gülmekteydiler. bi an çok ezik hissettim lan kendimi. adamların 546577km. hızla giden trenleri var, bizim ise almanların ellerinden çıkarttıkları hurda yığınları... *
her daim yurdumun önünde japon turist kafilesi gördüğüm şehir. hani hepsi de yaşlı olunca olunca aklıma "gez dünyayı gör konyayı" deyişi geliyor. Yoksa doğru mu diyorum içimden.
ufuk çizgisine en fazla rastlanan şehir. özellikle istanbul'dan gidildiyse, bir de öğrencilik için gidildiyse bir ferahlama hissettirir. ayrıca kendini otobüs zanneden bir tramvayın dolaşıp durduğu, sevdiğim ama özlemediğim şehir. ha bir de mevlana; "düne ait ne varsa dünle bitti cancağzım, bugün yeni şeyler söylemek lazım.."
yaşanması kolay olan sehir. istanbul gibi trafik, ankara gibi su sorunu yoktur. en hareketli ve oynatan yöresel sarkılardan birine de sahiptir. eskiden konya dan gitmek isteyen biriyken, istanbul gibi bi yerde yaşadiktan sonra özlediğim ve tercih ettiğim memleket.
bir anadolu turu yapmanın vakti geldi deyip bohçamı alıp yola çıktım.
hayalimde canlanan buğday tarlaları ve derme çatma evler arasında bohçamla gezmekti.
ve hayal kırıklığına uğradığımı belirtmek istiyorum.
ben böyle düzenli bir şehir görmedim türkiye'de. sermayenin nereden geldiği konusunda ortak fikirde olmamız mühim değil. buğday tarlası videolarım için benle iletişime geçebilirsiniz.
cadde sanıp yürüyorsun sokak çıkıyor. alışveriş merkezi diye giriyorsun. nereye gideceğini şaşırıyorsun. ekmekler ayrı bir büyük. binalar ayrı bir garip. büyüğü bu kadar seven bir şehir daha yoktur. amcalar bir binalar yapmış. helal olsun dedim. sürekli bina fotoğrafı çekmekten müze fotoğraflarını çekmemişim. bir de kiralar bir ucuz bir ucuz. toprak bol. yatırım yapmalı dedim. bir evde ben kiraladım gelmişken. arada uğrar. bir mevlana yaparım. mevlana yaparım derken. hani yiyecek olan mevlana. abi ne güzel bir şeymiş o. 5 gündür mevlana'dan başka bir şey yiyemez oldum. mevlana yemek de garip bir şey.
insanlarına gelince, geniş yerde yürümekten dar ve kalabalık yerlerde yürüyemez olmuşlar. yaklaşık 10 kişi üzerimden geçip yürüdü. bir süre sonra bende çarpmaya başladım. şehir etkisini böyle gösteriyor. çarpmaya başlıyorsun sağa sola.
kafede kitap okuyunca sizi turist sanmaları da mühim değil. öğrenecekler abisi.
konya turumdan kısa bir izlenim yazısı. şimdi bir sürü alışveriş yapmak istiyorum...
not: dünya şehiri seçildi. ayrıca tiyatro binaları süper.