nazım hikmetin bir şiirinde şu şekilde dillendirdiği kavramdır,
ne zaman kimse aç kalmayacak
korkmayacak kimse kimseden
emretmeyecek kimse kimseye
yermeyecek kimse kimseyi
umudunu çalmayacak kimse kimsenin?
işte ben komünistim bu soruya karşılık verdiğim için.
bismillahirrahmanirrahim,
ne acayip bir algı karmaşası. sözde tanımlar yapılmakta yukarda sözlük kurallarına uygun. hadiyin ordan be.
komün türevli bir niteleme sözcüğüdür aslolan.
ortak yaşamı savunan kişidir. paylaşımcıdır.
kant'la başladığı iddiası külliyen uydurmadır.
bir defa insanlık tarihi komünlere dayanır. osmanlı toprak yaklaşımında komün uygulamasının en son uzantılarındandır. avrupa içlerinde ilerlemesinin temel sebeblerinden biride budur. bu yüzden avrupa topluluklarında derebeylerine karşı selflerin yoğun desteğini almıştır.
20 sinde komünist olmayanın kalbi, 40 ından sonra ise komünist olanın aklı yokmuş. demekki senin kalbin kalp değil aklın hiç başında olmamış o zaman. faydacı zihniyetin seviyesiz bir noktası. bu demektirki 40 tan sonra insanlar bencilleşmek zorunda. hadi canım sizde. bu liberal deformasyonun gelinen en üst faydacı noktasının dışavurumundan başka bir şey değil.
tarihsel olarak baktığınızda komünal yaşamın yaygınlaştığı dönemler en az savaşların olduğu dönemlerdir.
bugün tartıştığınız şeylerin bir çoğu komün ve komünar geleneğin ürünüdür. Örneğin kamusal alan nedir?
niçin yeniden tarif etme ihtiyacı duyarsınız bunu hep. çünkü binyılların ortak yaşam geleneğini içini boşaltmasına rağmen egemen sistemlerin bilinçlerden silemediği ve çözemediği şeydir.
insan toplumsal bir varlıktır. toplumsallığın kendisi bir kurgudur. bu kurgu içerisinde gelmiş geçmiş ve gelecek olan en üst toplumsal kurguda komün tarzı yaşamdır. aksini söylemek bencilliğin, fırsatçılığın, eşitsizliğin ve sömürünün savunulmasından başka bir şey değildir.
bütün eşitsizlik ve sömürüde 3 farklı sacayak üzerine kurulmuştur. bunlardan birisi milliyet ve ulus bu anlamda ırkçılık, ikincisi din, üçüncüsüde kadın ve çocuk hakimiyetidir. bu üçlü zincirin karşısında komün geleneği binyıllardır insan olmanın onurunu savunmaktadır. öyle ekim 1917 devrimiyle piyangodan çıkan bir şeyde değildir.
komünist ve komünar bu geleneğin savunucusuna denir.
komünist, milliyet-ulus bağlamında zincirin birinci halkasını yakalar ve sınırları kaldırır. komünist, din bağlamında egemenlerin doğa üstü korkularına gerçeklik karşıtıyla cevap verir. komünist, kadının özgürlüğüne, bedenin ve aklının iradesine sonsuz saygı gösteren ve de çocuğun bireyce sahiplenilmesine değil toplumun ortak değeri olduğu kurgusuna sahip bilinci taşıyandır.
insanoğlu üzerinde asla uygulanamayacak ütopik bir rejim biçimidir.
dünya üzerinde çeşitli uygulanamamış örnekleri mevcuttur.
bakınız; küba (açlık sefalet içinde)
bakınız; sscb (karılar orospu oldu dağılınca)
bakınız; çin ( kendi insanını bu kadar sömüren bir ülke daha var mıdır?)
son yıllarda çakmaları türeyen insanlar.özel okulda okuyan, özel sektörün her bokundan sömür sömür yararlanan, her türlü amerikan ürününü tüketen, özel mülkü olan, feysbukta; devrimci olalım, komünizm gelsin temalı* gruplara üye olanları yaygındır.
insanlari seven, güclünün zayifi ezmesine karsi koyan, maddiyattan daha cok manevi degerlere önem veren kisidir. terörizmle bir yerlere varilamiyacaginin farkinda olan, daglara cikip eskiya kesilmeyip, insanlari zenci-beyaz, güzel-cirkin, sakat-saglikli ayirtmaksizin es degerde oldugunun farkinda olan ve bunu digerlerine anlatmaya calisan, elindeki en degerli varliginin yüeginin, aklinin oldugunu bilip; maddi hayata dair ne varsa karsiliksiz paylasan, geri dönüsümü ona insanlik olarak bekleyen, kendisini calismaya, ögrenmeye adamis, insanlari kirmamak icin elinden geleni yapan; fakaz hakkini yedirmeyen, coguna göre asi olarak bilinen yüce insandir.
emperyalizmden çektiğini boş konuşanlardan çekmeyen, komünizme gönül vermiş insan. daha komünistliğin ne olduğunu bile bilmeyen, espiri gücü orta 2 den ileri gidemeyenler tarafından, "converse ayakkabı giymiş eheehaae", "rızk allahtan derse ne komik olur di mi lan hadi gülelim", "burjuva bunlara çorba veriyomuş lan" türü geyiklere malzeme olur. sonra bu dalgacılar yatar uyur, sabah kalkar, birden komünizm hakkında hiç bir şey bilmediğini hatırlar. allah kahretsin, dün gece yaşananları unutalım, salaktık ve ne yaptığımızı bilmiyorduk derler. akşama kalınan yerden devam tabi. iş bu komünist arkadaşlara kolay gelsin.
aylık gazetedir ayrıca. bir de son günler de venezuelladan dünyaya yükselen sestir. dünya ve yurdum komünistlerinin chavez'i sevme nedeni külhanbeyi oluşu değil, bolivar'cı** sosyalist lider olmasından kaynaklanmaktadır. kapitalizm denilen bu bataklıkta açan nadir çiçeklerden biri olduğu için, sevilesi, kollanılasıdır. işte böyle bir şeydir komünist birey.
saygı duyulan şahsiyettir ancak saygılı olması şartıyla. garip olan da istisnasız hepsi bedel ödemiş kişilerdir. ben şimdiye kadar düz komünist görmedim mesela. sadece inanan ve çabalayan yok hepsi bedel ödemiş. bir de komünizmi eleştirdiğinizde hiç düşünmeden klavye milliyetçisi yaftasını şırrak diye yapıştırırsa tadına doyum olmaz.
devrime inanın ama beni ilgim olmayan şeylerle itham etmeyin. komünist değilim, faşist hiç değilim. hele sizin dayatma zihniyetine sahip arkadaşlarınız kadar hiç mi hiç faşist değilim.
en azından burada, sürü psikolojisi ile hareket edenlerdir. ''aa bak bu komunizme neler demiş, hadi şunu araya alalım da, görsün biz kimiz'' böyle bir mantık, dayatma, dikte etme yok hayatın hiçbir alanında. hele ki sizin gibi toplum tarafından kabul görmeyenlerin, yapma şansı hiç yok. adama sorarlar; sen ne boksun diye.. sanmıyorum ki bu arkadaşların verdikleri eksiler, düşen karmalar, karşısındaki yazarın umrunda. eğer ki bu sebepten sessiz kalanlar var ise, ki var, biliyorum. onlarında şahsiyetlerine bin tüküreyim...
allah inancina karsi olan bir güruhunun inanc boslugunu doldurmak icin aidiyet gösterdikleri dine bagli mürit. inanc durumlari aynen de diger dinlerindekine tamamen benzerlik gösterir. iclerinde marx´in das kapital kitabini -tipki kuran hafizlari gibi- hafizlamis olanlari coktur. ben bu komunizm´e de din diyorum. hicbir din insanlari daha kötüye götürmek iddiasiyla gelmez. komunizm de öyle bir iddia da bulunmamaktadir. ancak bu dinlerin herbiri insain bazi özelliklerini mübalaga ederek büyütmek, bazilarini da tamamen yok saymak seklinde hatalara düstükleri icin uygulanmalarinda sakatliklar basgöstermistir. komunizm´de insanin sahip olma özelligini, sahiplenme özelligini dikkate dogru dürüst almadigi icin cuvallamistir. hristiyanlik da insanin "seks" ihtiyacini "kirli, pislik, dünyevi " diyerek dislamis, o da o noktada cökmüstür.
sürelkli tartışmaları kendi sularına çekmeye çalışan insandır. örneğin ben onunla tartışabilmek için diyalektik materyalizmi, komünist manifestoyu okuyup yutmam gerekiyormuş. ama onun liberal ekonomi hakkında hiçbir şey bilmesine gerek yok. verimlilik, kalite, rekabet gibi konular onun için gereksizdir, isterse reddedebilir. böyle komik insanlardır.
emperyalizme ve kapitalizme karşı,birey eşitliğini savunan her nekadar kapital düzenin içinde boğulmaya mahkum bırakılsalar da amaçlarından asla vazgeçmemiş komnzmi benimsemiş kişilerdir.
lkokuldayken, okul bahçesinde bir armut ağacı vardı.
ben, o ağaca taş atıp,bir armut düşürmüştüm.okul müdürü bu olayı görmüş ve beni tokatlamıştı.
bu esnada bana ''ulan, vicdansız, sen komünistmisin ağacı taşlıyorsun'' diye bağırmıştı.
ben o yaşlarda komünisti ağaçlara zarar veren bir tür yaratık sanırdım.
Halkını çok sevdiği için üniversitelerde kantinde oturanların kavgayla gürültüyle hiç alakası olmamasına rağmen kafalarına parke taş, sandalye atan insan.
işin ilginci ise hedef aldıkları kişiler genelde kız oluyor.
bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bilge
insanların saçma bünye diye nitelediği kişidir.
başka tanım yap desen yapamaz biliyorum.
susuyorum sözlük.