yaşadığım olay.
tabur komutanı posta seçecek, nedense sadece şoförlerin arasından seçiyor, sıra bana geldi girdim odasına tekmil felan.
kom- sivilde ne iş yapıyordun?
ben- öğrenciydim komutanım.
kom- sigara içiyor musun?
ben- evet komutanım.
kom- ulan orospu çocuğu, baba parasıyla sigara içmeye utanmıyor musun, siktirgit yıkıl karşımdan.
ben-.....
kom- lan siktirgit.
ben- emredersiniz komutanım.
çıkışta ne oldu diyenlere çok şükür beni seçmedi dedim.
sigara nasıl olurda hayat kurtarır? işte böyle.
bide yediği küfür bile insana hoş sözler gibi gelebiliyor bazen.
303 ksd askerler. Acemilik ilk günleri. Komutan bağırıyor, yürüyüş kararı sayılacak,say!
-1,2,3,4,5,6,7....
Komutan gülmekten durduramadı bizi 15-20 lere kadar saydık.
Astsubay: lan x(er) çık öne.
X(er): emredin komutanım.
Astsubay: la oğlum sen dün koğuşta sigara mı içtin.
X(er): yok komutanım kim dedi.
Astsubay:lan amk. Başlatma komutanına koğuşun kapısından bor fabrikası gibi duman tütüyormuş it. (Bam güm bam güm)
Sonuç:er hastanelik ardından da disko. Hayatta başarılar...
--spoiler--
usta birliğinde ilk nöbetim. hatta koğuşta kd devreler içinde nöbete giden ilk askerim. ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok. nöbete gittik. 2 saat boyunca usta askerin anılarını dinleyerek vakit doldurup, doldur-boşalt noktasına geldik. alanda iki doldur boşalt yeri var ve biri aydınlık biri karanlık. biz yanlış hatırlamıyorsam karanlık yerde yaptık doldur boşaltı. o sırada nöbet kulübesinden çıkan bir rütbeli neden karanlık yerde doldur boşalt yaptığımızı sordu.
1. asker: hep orda yapıyoz komtanım!
2. asker: bize orada yapmamız söylendi komutanım!
3. asker: karanlıkta yapın dedilerdi gomtanım!
ben: benimki sürü psikolojisi komutanım. onlar orada yaptığı için ben de orada yaptım.
komutan: (diğer askerleri göstererek) siz üçünüz siktirin gidin!
(bana dönüp) sen de sürüye takıl amınakodumun poşeti!
--spoiler--
yaşanmıştır. alaya yeni tayin olunan teğmenlerden biri karargah bölüğünün etrafında dolanır. yanında geçen 6 kademeli tabiri caizse kurt uzman jandarmalardan biri kendisini farketmez ve selam vermez;
-hop uzman çavuşum, gel bakalım buraya.
+emredin komutanım ( siklemeyen bi tavırla, zaten teğmen oğlu yaşındadır)
apoletini göstererek;
-bu ne bu! kuş sıçığımı, nası düzen var sizde bi selam ver geçerken, öğrenemedin mi bunca yıl!
+komutanım askeri nizamları iyi bilirim sizi farketmedim, bakın bende de altı kazık var, kerhane merdiveni mi bunlar!
abartısız iki gün güldüm. *
o uzman çavuşa ne oldu derseniz, beraber sürgün niyetine amanoslara gönderildik, üzerimize haziranda kar yağdı, o derece yani.
* -burhan hadi kalk bayram namazını kılalım *
+gomtanıım...
-efendim?
+şimdi ben farzı kılmıyorum ya...
-evet?
+sünneti kılarsam allah'ın gücüne gitmez mi?
-oğlum ne saçmalıyorsun sen? burhaaan...
+gomtanııım...
-ne var?
+ben namaz kılacak kadar günaha girmiş miyimdir ki?
-oğlum sabah sabah çarptıracan lan bizi...
daha sonra asteğmen kalkar. namazı kılarlar. ancak söylediklerini hatırlamamaktadır.
+çık lan dışarı... eğitim verecem sana...
-bu şafaktan sonra?
+sikerim şafağını!
* -burhan sen asansör diye bir film izledin mi hiç.
+hayır komutanım. korku filmi mi?
-yok yahu gerilim filmi.
+hadi ya... kesin o zaman asansör takılıyor, insanlar içinde kalıyor.
-evet aynen öyle oluyor.
+ondan sonra kendi osuruklarında boğularak ölüyorlardır. ***
-oğlum sen nasıl bir insansın ya? *
-nasıl bir psikopatsın sen emuğa goim ya? nasıl bir senaryodur bu? senin yazdığın senaryonun amına goim.
+emredersiniz komutanım!
-sana o senaryoyla papua yeni gine'de altın yarrak ödülü verirler.
+saol!
albay yemeklerden son derece hoşnuttur ve mutfağa gider aşçıya sorar;
-oğlum yemekler çok lezzetli ne koyuyorsun?
-sana * koyuyorum komutanıııım,
-hımm güzeeeel o zaman alay mutfağındakilere söyleyimde onlarda sana koysun!
-hıı??