sınıfın abilerine özenen, ergenliğe adım atmamış erkeklerin kafa yapıtğını idda ettiği eylem.
sonradan biz kızlar olarak öğrendik ki gerçekten olabiliyormuş, sanırız psikolojik etki bu olsa gerek. **
sonuç olarak silgi koklamak güzeldir!
küçüklüğü çürüten koklamadır... bir yeri yanlış yazmışsınızdır, aman sileyim dersiniz, elinizi silgiye uzatırsınız ve 'oh ne güzel kokuyo' dersiniz. çocuk aklınıza o koku çok hoş gelir, silmeyi gereken yer de kalır, ders de kalır, o kokuyla tv yi açarsınız, çizgi filmleri izlemeye başlarsınız... ertesi gün de 'elektrikler gitti örtmeniim, ödevimi yapamadım' dersiniz. işte böyle bir eylemdir. ***
ilkokul çağı hastalıklarından olup, silgiyi uçlarından kemirip çiğnemeye ve yutmaya kadar gidebilir. ben de oraya kadar gitti çünkü. şurupla çiklet arası bi koku. hıfffp.... canım çekti.
ilkokul yıllarında bali gibi çekerdim resmen ya. belki o kadar değil ama koklamaya bayılırdım ve annem bana "aman onu koklama kanser yapıyormuş" derdi. yalanmıydı, gerçek miydi hala muallaktır benim için. yani annem mi uydurmuştu, yoksa hakikaten böyle bir duyum mu almıştı, bilemiyorum.
ögrenciler arasında beyne zarar verdigi gibi bir efsane dolaştıgından, hep koklarken içime bir korku düşüren olaydır.
silgi sahibi arkadaşa yapılan en biyük kötülük arı maya resminin gizlice silinmesidir.
kokulu silgi sevdasıdır. kokulu sigi üstünde mümkünse arı mayanın resmi olmalıdır, ne de olsa o şekilde ünlendiler. bu sevdadan kurtulamayan çocukların ileriki dönemde tiner, bali çekmek haline dönüşmeleri olasılığı vardır ki çok sakıncalı.