nedense hoşlandığım insanın iyi bir arkadaş, takdir ettiğim bir insan olması yerine benim için o tahta kurulmasının sebebi kokudur.
bir şekilde beni etkisi altına alır o koku, o adamın yanından ayrılmak istemem, pek çok kişinin arasında onu ayırt etmemi sağlar.
ayrıca kokunun en çok yoğunlaşacağını bildiğim boyun bölgesi üzerinde hain planlarım, kaçamak bakışlarımın oluşmasını sağlar.
inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!
kişinin unutamayacağı yegane özelliktir. her ne kadar unuttum deseniz de* o kokuyu duyduğunuzda içiniz bir hoş olur. "hatırlıyorum lan" dersiniz ve anılar depreşir bir anda.
beyinde en fazla etkileşimi tetikleyen uyarandır. 5 duyumuz beynimizde teker teker kayıtlı olurken, örneğin görüntüde resim kareleri yada olay örgüsü sadece aklımıza gelir, koku kendisi ile beraber mekanı, anıları ve sesi de hafızanızda canlandırır bununla da yetinmeyip hayallerinizi umutlarınızı ortaya çıkarıp çeşitli durumlarda hormonlarınızın engellenemez coşmalarını tetikleyebilir.
aynı zamanda en büyük alarmınızdır da, evrim sureci içerisinde bizi en cok koruyacak sekilde gelişen daha dogrusu ilerleme sürecimizde beyinde gelişkinliğini en iyi koruyabilen koklama duyumuzdur. bunun da en buyuk nedeni olarak tum duyuların aksine koku sinyalleri omuriliğe ugramadan direk beyinle bağlantılı olması düşünülüyor.
son yıllarda çıkmış olup ta izlediğim en iyi sıradışı filmlerden bir tanesinin türkçe ismi. *
özellikle konuyu anlatan adamın ingilizcesine hayran kaldığımı belirtmeliyim. *
aynı zamanda 5 duyudan birisidir. koku alma duyum da kuvvetlidir. eve gittiğim zaman annemin ne yemek yaptığını kapıdan girer girmez anlarım. *
kitabı vasat ı aşamıyor.özellikle sonu hayal kırıklığı yaratıyor.filmi ise daha da kötü, son derece sıkıcı ve kitaba hafif olumlu katkısı olan ayrıntılarıda içermiyor.
5 duyudan en mükemmel olanı, bence tabi. gördüğümüz halde doğruyu yanlıştan ayırma bakımından göze nazaran daha iyi görme duyusudur. zamanında bir tür kimliktir ayrıca. nüfus cüzdanı olmadan, parmak izi olmadan ayırt etmeye yarar[dı]. artık hiç birisi bi boka yaramıyor orası ayrı. hiç birisi..
burnun kilcallarina nufuz eden salgi.. once beyni ele gecirir, sonra seni. patrick suskind'in kitabiyla alakasi yok benim bahsettigimin (das parfum), ben sizi bulundugunuz yerden sicratan "anam bu da ne ola ki?"den bahsediyorum.
firindan yeni cikmi$ ekmek kokusu, yagmurdan sonraki toprak kokusu, ten kokusu, anne kokusu gibi.. be$ temel duyunun en hassas olani; a$iri sicaklik, grip, nezle gibi durumlarda farkedilemeyeni; insan ayraci.
bilegine parfumu sikar, diger bileginle ovarsin bir guzel. boyun kismina, kulak arkalarina da serpi$tirmeyi ihmal etmezsin. guzel kokmak gibi bir derdimiz var, guzel olmak gibi bir refleks gosteriyoruz. her ne kadar can yucel, "ne kadar kotu kokarsak o kadar iyi!" diyor ama yikanmamaktan, pis olmaktan bahsetmiyor elbette. sevgi duvari'ndan degil, halic koprusu'nden atarlar oyle peynirli tombi gibi kokarsan maazallah, aman diyim! hah ne diyordum.. koku! o senin algilarını geni$letir, mevcut nesneyi "$ipp!" diye taniyabilmeni saglamak icin onceden kodlanmani saglar. formatlar seni, yeniler. yakla$man ya da uzakla$man icin belirleyici etken olur cogu kez ve bir nevi etikettir ili$kilerinde; oyle ucucu, oyle sahtedir ki kanarsin. cilek receli sandigin meger temiz coraplara gizlenmi$ bir cift kirli ayakmi$, anlarsin. (ayar kokusu aliyorum)
"saçlarımda kokun vardır diye son kez kokladım öyle yıkadım
sen benden sonra kaç beden giydin üzerine
kaç bedenle kendini yıkadın
bende sen kaldın ve bu nasıl geçecek bilemiyorum
bir on yıl alır mı mavi adam'ım.
tadını bilmediğim yemeğimdin
artık biliyorum
ve korkuyorum
seni özler miyim tüm olanlardan sonra
imkansızım.
kendine dön hep sen.
kendini yaşa.
ben yokum hiç olmadım
kelebek gibiydim
öldüm kaldım.
hala kokun var mıdır diye saçlarımı kokladım
bulamadım
sen başka yıldızlara kaçtın.
şimdi tek isteğim zamana bırakmak içimi ve ruhumu
sen yıkamazsın ama zaman yıkar içimi.
sen kalırsın içimde
bu kez mavi olmaz rengin
biliyorum beyazım.
beyazsın sen kara geceden kalan kefenim."
tamamen bir histir..ölçümü yapılamaz,tarifi yapılamaz. yapılsa bile yapılan tarif kişinin geçmiş hafızasına bağlı olarak başka birinin tarifi ile aynı olamaz.
bazen yolda yürürken burnunuza çalınan koku ile yıllar öncesine gidersiniz, neşe de olur gittiğiniz yerde hüzün de,öfke de, kıskançlık da, keşke de...
bir de çocuğunuzun kokusu, annenizin kokusu, sevdiğinizin kokusu vardır ki tek size öyle kokan, nasıl anlatsam bilemiyorum dersiniz, anlatamazsınız, anlatılamaz...
anlatılamayan sevdalanma biçimidir koku kimi zaman
tarif edilemeyen, kelimelerin yetersiz kaldığı şeydir.. herşey anlatılabilir, renkler, bir manzara, bir aşk belki ama bir koku değil.. kokunun algısına dair türkçemizde yeterli sözcük de yoktur ayrıca.. 'kokuyu duymak' mı diyeceğiz koksa 'kokuyu tatmak' mı yoksa 'kokuyu almak' mı? 'koklamak' fiiliyse yeterli kalmıyor, zaten 'kokuyu kokladın mı?' gibi bir cümle anlatım bozukluğu oluyor..
velhasıl koku anlatılması, tariflenmesi güç bir şey.
bir o kadar da hatta belki ondan çok daha önemli.. tar,flenemeyen şeyi beynimizin kim bilir hangi noktasına kaydedip geçnişle, bir aşkla, bir adamla ya da çocukluğumuzun bir yiyeceğiyle özdeşleştirebiliyoruz.. üstünden yıllar da geçse aynı kokuyu aldığımızda o anı, o adamı, o yiyeceği hatırlayabiliyoruz.. insanoğlunun müthiş bir yaratık olduğunun kanıtıdır koku konusundaki becerisi..
burnuyla yaşayan insanlar için( ki bunlar herşeyi önce koklar sonra yer/içer, kokulara aşık olur, olayları ve insanları kokularıyla özdeşleştirir) (bkz: cilekrazzi)koku hayatın en mühim motifidir..