depremden sonra insan kalitesinin düştüğü, doğduğum il. ben küçükken çarşıda 2 cm etekle dolaşsalar kimse bakmazdı. şimdi etraf yamyam doldu maalesef. bir gün çarşıda dolaşırken yediğim laflardan (ki o zaman lisedeyim bizim lisede de etek boyu uzun olmak zorunda, gayet usturuplu bi tipim var) bunalıp, en son arkadasım ve benim aramı kastederek ''ortalarından gecıyım mı karşiim?'' diyen cocuga ''sen git ananın ortasından gec'' demek zorunda kalmıstım. Çocuk orda taş kesildi tabi. Neyse sonuç olarak severim yine de Kocaeli'yi, izmit. Burası Basra değil izmit Körfezi ne de olsa.
son giriler pek iç açıcı değil. 8 yıldır burada yaşayan biri olarak ben sizin içinizi açmaya çalışayım biraz.
Eğer ki 'kocaeli'de gidilecek neresi vardır?' derseniz, satır başlarına yazdığım yerlerden bildiğim yerleri anlatmaya çalıştım.
izmit'le başlıyoruz tabiki. sekapark, eski kağıt fabrikasının yeri şimdi ağaçlık, çimenlik, park, sahil kıyısı oldu. baharları laleler çıkar, yazları güreş yapılır, bazen konserler verilir artık. 2. etapında açılmasıyla iyice genişledi ve yeni bir projeylede plajyolu kıyısıyla birleştirilmektedir.
-şelale parkın, süper bir izmit ve marmara denizi manzarası vardır ve büyük bir yapay şelale yanınızda dururken sizde çayınızı içebilirsiniz.
-cafe break uzun zamandır gitmemiş olsamda izmitte en sevdiğim yerlerden biridir. fethiye caddesinin en üst kısmında köşedeki 2.katta köşedeki kafe.
-kafe de foto yürüyüş yolu üzerinde dolphin tarafına giderken sol üste bakarak giderseniz görürsünüz, sakin bir şekilde bir meyveli çay içmek ideal bir mekan.
-outlet center buranın neresi çekici bilmiyorum ama alışveriş mağazaları olduğu için galiba insanlar gitmeyi tercih ediyor, starbaks falanda var.
-fuar, at biniciliği deneyimi yaşayabilirsiniz, içerisinde büyük bir lunapark ve körfez güneşi denilen dönmedolapı barındırmakta. yazları canlı olmaktadır.
-barlar sokağını anında bulursunuz zaten söylemeye gerek yok.
izmitten anlatıcaklarım bu kadar aslında çok varda diğer ilçelerede değinmek istiyorum.
60 evler harikalar sahili gibi bazı kocaelililerin bile bilmediği gayet güzel bir sahile sahiptir. son yapılan düzenlemelerle sahil şaşırtıcı derecede ağaçlandırıldı, kıyı kesimi kum plaj şeklinde düzenlendi, spor alanları oluşturuldu. çay, kahve, nargile içebilmeniz için rahat aile sıcaklığında kafe ve/veya restaurantlar vardır.
Tütünçiftlik sahiliyle birleştirilerek kıyı boyunca yürüme uzunluğu arttırıldı ve ışıklandırmalarla geceleri farklı bir hava katıldı.
Körfez'de Muhsin Yazıcıoğlu Parkı gördüğüm en büyük mangal mekanı olma özelliğine sahip, hafta sonları tıklım tıklımdır.
Çenesuyu Çınarlı mesire alanı dere kenarına kurulmuş çeşitli meyve bahçeleri, voleybol sahası, salıncakları, yazları çalışan fayton hizmetiyle, doğal havasıyla gerçekten iç açan bir yerdir. bisiklet ve yürüyüş parkuruda vardır.
Çenesuyunda ayrıca olimpik buz pateni pisti bulunnmaktadır.ücretleride gayet makuldur.
maşukiye'de dere kenarında, temiz doğal havada alabalık yiyebilirsiniz. ayrıca maşukiye taraflarında soğuksu gibi yanıkdere gibi trekking parkurları mevcut. gitmiş gezmiş biri ve doğayı çok seven biri olarak kesinlikle tavsiye ederim.
gölkay park kocaeli'de su kayağı yapmak isteyenler, denemek isteyenler için gayet makul fiyatlarla yapabilecekleri bir gölettir. 30 tl ilk eğitimi veriliyor ve 2 saatlik. sonra ki zamanlar için 2 saati 20 tl gibi gayet güzel bir fiyatı vardır.
sapanca sukay, kocaeli'den halk otobüsü var diye burayı da katıyorum işin içine. mükemmel bir yer tek kelimeyle. asuman krause'nin bile geldiği bir mekan. öyle sakin ama öylede güzel bir yer. su kayağı yapmak isteyenler samanlı dağlarını bir yandan izlerken bir yandanda 850 metrelik parkuru heyecanla geçme zevkini yaşayabilirler.
istanbul'a 1 saat, sakarya'ya 50 dakika, bursa'ya da 2 saat uzaklıkta olup adeta hepsinin merkezindedir.
istanbul'un tozu dumanına karışıp 3 bin tl maaş için çırpınmak yerine 2 bin tl'yle kocaeli'de yaşamayı tercih ederim açıkçası. çok istenirse zaten haftada bir git, gez, istediğin zamanda dön, kurtul şu kalabalık şehirden.
şimdilik diyeceklerim bu kadar daha fazla anlatırdım fakat yoruldum, eğerki gelip gezmek isterseniz, ben buralardayım, bir italyan kapiçünomu içersiniz.
şehrinizin değerini bilin sevgili kocaelililer.
lililerle adlı şarkıdada ismi anılmaktadır o da burada;
ayrıca kendi çekimlerim olan bir kaç video'yu da sizlere sunmak istiyorum;
eğer herhangi bir iş görüşmesine veyahut bir karşı cins buluşmasına gidecekseniz, kesinlikle yürüyüş yolundaki dev çınarların altını kullanmamanız gereken şehirdir. o kuş hayvanının yaptığını hiç bir insan oğlu birbirine yapmıyor bugün. iki gün üst üste aynı yerde, aynı adamın kafasına sıçıyorsan ben bunda bir art niyet ararım arkadaş. kuş işi değil bu. başka şeyler dönüyor bu şehirde.
Benim de yaşadığım ve Sefa Sirmen'den sonra batırılan şehir. Şuan ibrahim Karaosmanoğlu bazı projeleri ben yaptım diyor ama o projelerin yarısı Sefa Sirmen'nin başkanlık süresi bittiğinde yarım kalan projelerdir.
özel sektörün türkiye'deki tavanıdır kocaeli. tabi sanayi şehri olmasından mütevellittir bu.
kendimden biliyorum, o sebeple hakikaten ortalamanın üzerinde pahalıdır.
üniversiteden mezun olup zorunlu dönüş yaptığım şehrim. bu ne sıkıcılık bu ne boşluk anlayamadım. yapılacak hiç mi bir şey olmaz bir şehirde? yok mu bu yakınlarda zirve falan? zaman öldürsek, eğlensek...*
bakkallarının, ekmekleri almadan poşet açıp bekleyerek, müşterisini gerdiği; sıkan, yoran; bu yıl 6 aydan fazla kış yaşayan, insanı soğuk, öğrenci şehri olmasına karşın kitapçısı bulunmayan, organize olsalar ihtilal yapacak kadar köpek popülasyonuna haiz, gece 22 sonrası kimselerin görünmediği bir garip il.