edirne'ye ilk gidişimde barfly adlı yerde dinlediğim o güsel insanı kendinden geçirtici bob dylan eseri.. snradan anladım ki rock bar larda olmassa olmas şarkılardanmış.. şimdilerde ne zaman dinlesem ilk dinlediğim zaman gelir aklıma..
ayrıca bahis oynarken bu şarkıyı ugurlu şarkım olarak dinlemeye baslamıs olmam da ayrı bi önem taşır..
1997 Alman yapımı ölümcül iki hastanın son dileklerini gerçekleştirmek için nelere katlandığını ve hangi çılgınlıkları yaptığını görmek, eh sonunda da biraz hüzünlenip tekila içmek için güzel bir film, ancak dublajsız almanca olarak izlenirse espriler güme gitmez deniliyor, almanca bilenlere duyurulur
bob dylan'ın muazzam eseri. müzik tarihinde en çok cover'ı yapılan şarkılardan biridir. dylan'ın yorumuna inanan kişiler içinse bu onlarca cover hiçbir şey ifade etmez, esas olan orijinal yorumdur.
Eric Clapton'ın yanında guns'n'roses cover'ı da muhteşem olan bob dylan şarkısı. Hatta ben Gnr'yi tercih edenlerdenim. Şarkının hakkını sonuna kadar verirler. Ayrıca çalıp söylemesi de bir o kadar tad verir.
mukemmel bir $arki olmasinin yaninda ayni zamanda super bir filmin adidir. mutlaka izlenmesi gerekir.
hayatin ortasinda veya sonunda bir amac, bir anlama sarilmak gerekir. cennetin kapisini caldigin zaman iceridekilere anlatacak bir $eylerin olmali. okyanus ve gun batimi gibi..
--spoiler--
Cennette tek konuşulan budur.
Okyanus...ve günbatımı.
O büyük alev topunun
okyanusun içinde eriyişini izlemenin
ne kadar müthiş bir şey olduğundan bahsederler.
Eriyip bir mum ışığına dönüşür..
Yalnızca içinde yanar.
--spoiler--
ilk kez "Pat Garrett and the Billy the Kid" filminde çalınan muhteşem Bob Dylan şarkısıdır. o filmde billy'i 'blade'den tanıdığımız, blade'in abisi yaşlı sarhoş 'whistler' oynar.
perşembe akşamları galata köprüsünün altındaki mekanlardan birinde güzel sesli, kendi de fena olmayan bir kızın gitar eşliğinde güzel söylediği şarkılardan. hala orda mıdır bilinmez, kıştan beri gidip görülmemiştir.