amborgodan bıkmış kıbrıslı türkleride memnun edeceğini düşündüğüm olaydır fakat burada bence en büyük sorun ingilteredir unutmayalım ki libya operasyonunda rum kesiminde bulundan ingiltere askeri üssünden uçaklar libyayı bombalarken rumlar ingiltereye bunu yapmayın kaddafi nin füzelerinin menzilindeyiz bizi vurabilir dediğinde ingilizler kısaca burası bizim ve buradaki üssümüzü istediğimiz gibi kullanırız oturun ekmeğinize bakın demiştir ortadoğuda suların ısındığı bir ortamda ingiltere böyle stratejik bir yerden o kadar da kolay vazgeçmeyecektir.
aslında ekonomik olarak türkiye'ye bağlı kıbrıs, siyasi olarak bağlı gibi durmasada perde arkasında hükümetin desteği olmalı,
kıprıs ( kıbrıslıların yerel şivesi ) ilerleyen dönemde türkiyenin bir ilçesi olmayacak ama iki devlet birleşecek.
(bkz: köc) "kıbrıs özerk cumhuriyeti" olabilir.
birşey değişmez yine kendi işlerine bakarlar, türkiye ye bağlı olduklarından statüleri genişler. bizi avrupa birliğine (zatan almayacaklar) hiç almazlar.
iyi olur, güzel olur, çohta güzel olur, taam mı...
türkiye olmasa rumlar tarafından soykırıma uğrayacak bir devlet. yavru vatan nidasıyla dış tehlikelerden kıbrısı korumaya çalışan türkiye. ve türkiye uğraşma bizimle diyen kıbrıs halkı. size birinci ve ikinci kıbrıs barış harekatını hatırlatmak isterim. kadınlarınızın rum erkekleri altında anavatan bize yardım etsin diye inlediği zamanları ne çabuk unuttunuz. Ne çabuk unuttunuz dünya çapında umursanmaz hiçbir devlet tarafından tanınmaz bir toprak parçası olduğunuzu. bugün türkiye elini oradan çekse oraya gelecek güçler bellidir. hiç boşuna konuşmasınlar. Orası bir devlet değil türkiyeye bağlı bir cumhuriyettir. gerçek bu.
bağlar o ya. diplomatik dokunulmazlığı var diye gider yapıyor ya o hani, ahanda soykırım yok dedim gelin beni tutuklayın diye. rize'den falan dil uzatmalar sarkoya, çayımızı iç kendine gelirsinler falan. alır o, kktc'yi de alır, ...da. adam atarlı beyler.
güney kıbrıs ile birleşmek isteyen halka rağmen söylediğinde saçmalık olan beyan.
yavru vatan sıfatı kullanıldığında, kulağa sevimli bir yer gibi geliyor kktc. aslında haklı bir sıfat yavru. cidden ülkemizin çocuğu gibi orası, resmen ebevey - hayırsız evlat ilişkisi yaşıyoruz.
bir baba gibi arkasını sormadan para yolluyoruz, bir baba gibi başı derde girdiğinde tüm gücümüzle yardıma koşuyoruz * , onlarda her hayırsız evlat gibi, onlar için yaptıklarımıza rağmen bizi beğenmiyorlar, daha iyi veya cool olduğunu düşündükleri ülkelere yavşıyorlar.
şarttır. kıbrıs'ın jeopolitik önemi ortada. eğer kıbrıs topraklarının, hele hele bu topraklarının kuzey tarafının akıbetini rumlaşmış kıbrıs türklerinin ellerine bırakırsak bir sabah gözümüzde patlayan füzeyle uyanırız.
tabii bir de etik boyutu var olayın. anadolu halkı yıllardır gerek krizlerle, gerek yokluklarla cebelleşirken kıbrıslılar neredeyse hiç üretmeden, yanlızca iki tane otel dikerek ve yine anadolu'dan giden yardımlarla sefa sürüyorlardı. bazı politik amaçlarla paravan bir devletlerinin olduğunu unuttular tabii. artık uyanma vakti. rüya bitecek sanırım.
para için rum olmayı kabul edecek kadar karaktersizleşmiş, yozlaşmış , eskiyi , aslını unutmuş bir türk kesimi için imkansız olandır.
adamlara şu gün sorsan "maaşın artıcak ama rumlar her gün sizi katledicek , kızlarınızı hoplatacak" desen adamlar %95 kabul der.
benim elimde yetki olsa şu anda askerimi çekerdim kıbrıstan. derdim ki "artık kktc yi savunmuyorum , babası ben (türkiye) değilim. ne haliniz varsa görün" böylesine bir hediye pakedi karşısında rumlar , elbette rumluklarını yapacaktır.
önce 1 hafta kadar kısa bir sürede malzeme bulunur , artık türk kesimi terörist gibimi gösterilir yoksa demokrasi mi götürülmek istenir orası hayal güçlerine kalmış.
2. haftadada o para ve kumardan başka bir şey düşünemeyecek kadar yozlaşmış zübbe kıbrıs gençliğini %80 i katledilir , kızlara tecavüz edilir hoş onlarında hoşuna gider , sonucunda para verirler belki.
kalan %20 yede acıyıp sığınma hakkı verirler.
bir kısmı türkiyeye kaçmaya çalışır , ama yine bende yetki olsa o sığınmaya çalışanlara doğru şeyimi çıkarıp sallardım.
imkansız olan durumdur. türkiye istese zaten barış harekatı'ndan sonra yapardı. kağıt üzerinde değil ama, kktc zaten türkiye'ye bağlı bir ülkedir. türkiye, kktc'yi kendine bağımlı hale getirmiştir.
çoğu arkadaşlar 'şerefsiz, yozlaşmış, nankör, biz onları kurtardık onlar bizi beğenmiyor' ve daha da çirkin ifadeler kullanmışlar. kktc'deki kumarhanelerin çoğu otellerin içinde, otellere aittir. aynı şekilde otellerin çok büyük bir kısmı da türkiyeli yatırımcılara. garsonlar, temizlik görevlileri, krupiyerler, yönetici pozisyonu vb. mevkilerin de yine %90'ından fazlasını türkiyeli vatandaşlar oluşturmaktadır. bilindiği gibi türkiye'de kumar yasal değildir. türkiyeli kumarseverler bu zevklerini kktc'de yine kendi ülkelerinin dolaylı olarak sağladığı olanaktan yararlanıp, özellikle haftasonları uçağa atlayıp kıbrıs'a akın ediyorlar. e şuanda ercan havaalanı'nda faaliyet gösteren şirketlerin de hepsi türkiye'ye aittir*.
evet kıbrıs halkı, devleti üretmiyor. çünkü zaten her aklına eseni yapma gibi bir hakkı, olanağı yok. dediğim gibi bağımlı hale getirildi. aklınıza gelebilecek her türlü ihtiyacı türkiye'den geliyor. 'türkiyeden' gelen maaşını, çarşıda bakkalda yine tc ürünlerine ödüyor. çok basitleştirerek anlattım ama, biraz zihninizi zorlarsanız, at gözlüklerinizden kurtulursanız ne demek istediğimi daha geniş çapta anlayabilirsiniz. ayrıca, kktc'deki birçok türkiyeli işadamı, siyasi kimliklerin vs. mal varlığı dudak uçuklatacak cinstendir.
uzun lafın kısası*, kktc türkiye'nin arka bahçesidir. stratejik öneminden bahsetmiyorum bile. birçok pis işini hallettiği, kendi nüfusunu yığdığı* kktc, namı diğer kakatc, zaten türkiye'ye olabildiğine bağlıdır. bunun da tabi bir bedeli var. yani tamamen duygusal.
(bkz: şimdi onlar düşünsün)
şaka bir yana olması zor; türkiye yi küresel anlamda cidd sıkıntıya sokabilecek ve haksız konumuna düşürebilecektir. ancak adadaki varlığını türkiye cumhuriyetine, türk askerine borçlu bazı andavallar istemiyrük diye bağırıyorlar ya en çok onlara acıyorum. bu milletin karşısına amerikayı dahi alarak götlerini kurtardığını bilmiyorlar. türkiye barış harekatına girmese soykırıma uğrayacaklarını ya da filistin gibi olacaklarını düşünemiyorlar. yaşananları çabuk unuttular anlaşılan. ancak bu kadar nankör olunabilir. türkiye nin her sene kıbrısa milyarlarca doları boşuna akıttığını düşünemiyorlar. dahası adadaki türk askerini işgalci olarak görüyorlar. e bunların rumlardan ne farkı kaldı. zaten götü boklu bir rum pasaportu ve ab vatandaşlığı ülkesini bile satar bu adamlar.
kıbrıs elimizden kaymaktadır bir an önce yapılması gerekir hele özellikle toprak konusunda görülecek en yumuşak iktidar olan akepe hükümeti kıprısı satmaya dünden razıdır.