ana fikir itibariyle kalpleri kazanan filmdir. müslüman veya hristiyan olarak bu filmi izlerseniz bir tarafa sizin ordunuz diğer tarafa düşman ordu olarak bakamıyorsunuz.
5-6 defa izlediğim, her izlediğimde de beni alıp götüren filmdir. Müzik, mekanlar, karakterler,oyunculuk ve tarafsız senaryo.
Gerçek sinema bu mudur? Evet budur.
Filmin can alıcısı sahnelerinden biri balian'ı ibelin baronu olan babasinin kendisini teslim almaya gelen kilisenin adamlarina vermeyip savasma nedenidir.balian babasina onlarin hakli oldugunu ve onu goturebileceklerini soylemesi uzerine baronumuz şu kült cümleyi kurar.
zamanının cafcaflı filmlerindendi.. ilk çıktığında izlemiştim şu an aklımda filme dair bir bok yok. o yüzden şöyle bir nostalji yapıp tekrar izlemeyi düşünüyorum. YiNE DE filmi unutsam da en az 10/7 lik film olduğunu hatırlıyorum.
Her açidan tarafsiz çekilmis, baris temali bir yapit. Hem eva green hem de orlando bloom hayrani biri olarak arsivime eklememin asil sebebi bu degil, filmin tam bir görsel sölen olmasiydi. Havada suzulen pamuklarla dolu o atmosferin hem kasvetli hem de dramatik yapisi zihnimde kucuklukten beri o kadar huzur kavramini dogrudan sembolize etmis ki, hemen her sahnede o gorsel solen tanimina uyan baska kadrajlar yakalamak mumkun. O gorunup 2 saniye sonra olen viking sakalli alman abimizde basli basina gorsel solen olabilir.
Haydi bunlari da gectim, o soundtrackler o kadar ruhani ki o muhtesem repliklerle bir araya geldiginde sanatsal bir yapita donusuveriyor. Filmde ciddi bir basari var. anlatilmak istenen her sey, islenmis her konu, verilen her mesaj su aralar tam da ihtiyacimiz olan cevaplar.
Onun disinda begenmeyen hizli ilerledigi icin begenmez, sahnelerin gecistirilmis olduguna yorar bunu. Bence film her acidan bu minik kusuru fazlasiyla telafi etmistir oyle olsa bile.
filmde selahattin eyyubi nin yere düşen haçı alıp yerine koyması güzel bir sahnedir.
savaş teknikleri açısından yeni bir şey göstermemiştir film.
filmde sürekli haçlıları kudüsü görmekte saçma idi. o sırada müslümanlar ne yapıyor kimse bilmiyor film boyunca.
en dikkat çekici repliği, kudüs'ün önemini vurguladığı " hiçbir şey. belki de her şey" sözünün yanı sıra " italyanca konuşanların ülkesine gidin ve başka bir dil konuşuluncaya kadar orda kalın" sözü olan film.
replikleriyle olayı bitirmiş filmdir.
--spoiler--
-tanrının karşısına çıktığında, bana birileri emretmişti ya da o zamanlarda erdemli olmak beklenen şey değildi diyemezsin. bu yeterli olmaz..
--spoiler--
cennettin krallığı filminde ki can alıcı replik. komutan bilian of ibelin' in savaş sonrası selehattin eyyübi' yle girdiği pazarlık sonrasında ibelin, selahittin e sorar kudus' ün senin için önemi nedir diye. selahattin' de "hiçbir şey" der akabinde hemen ardına dönüp yumrukları havada "her şey" der. komutanlar arasında geçen bu diyalog ve selahattin' in ilginç cevabı aslında kudus' e özellikle selahattin' in kişisel olarak hiçbir ruhani, dini değer atfedip yüklemeyip kudüs' ü sadece bir takım maddi çıkarlar ve nedenler uğruna zaptettiği öngörüsünü izleyicide oluşturuken (toplumsal-dini askeri ekonomik) ruhani, dini değerler dışında, "kudus' ün hükümranlığının" devlet bazında, dini camia ve toplumsal zeminde değiştireceği pozitif dengelerin aslında bölgenin işgalinde birincil amaç olduğunun mesajını aynı zamanda bize vermeye çalışır.
tarihi açıdan aynı misyonu üstlenmiş baybars ve kılıçarslan'ın yanında sönük kalan selahaddin eyyubi'nin bu saydığım iki liderden daha fazla tanınmasını sağlayan film.