dertleri hala içinde tutabileceği kadar hafif,basit olan kişilerin yaptığı en iyi iştir. içinde tutamayacağı kadar ağırsa dertler ozaman zor iştir. çıldırtabilir. insan bir yerde patlak verir.
genel bi gözlem olarak erkeklerin kadınlardan çok daha iyi yapabildiklerini gözlemlediğim durum.
erkekler dert ettikleri şeyleri ya hiçkimseyle paylaşmazlar ya da anca çok güvendikleri kişilerdir ki yine de içlerinde tuttukları bişeyler kalır.
aynı durum kadınlar için geçerli değil, istisnalar varsa da kaideyi bozmayacak cinsten zaten.
Özellikle kimseye etmem şikayet ve birkaç duble sonrasında çoğumuzun dudaklarından dökülen kalıptır. Evet hepimiz bunalıyoruz dertlerden, anlatmaktan, bazen anlatırken kendimizden sıkılacak kadar. Anlatıp da anlaşılamayacağına, başarısızlıkla karşılaşmamak için bir işe hiç başlamamayı seçmek bu. Şikayetsizce haline ağlamak.
çığ gibi büyür,her saniye her an.Küçücük sorunlar bile bir bakmışsın bir süre sonra seni intihar'ın eşiğine getirmiş.O nedenle paylaşmak gerek belki hiç tanımadığınız bir insanla,belki aynayla,belki gökte ki yıldızlarla.
Paylaştığınız zaman içinize attığınız dertleri..Gökyüzünden insanlara bakmış gibi olursunuz,dışardan gözlemlersiniz.O an anlarsınız aslında o sorunların koca bir hiç olduğunu,önemsiz olduğunu ve güler geçersiniz.
Insan dediğin evrende okyanusta ki kum tanesinin zerresi kadar bile yer kaplamaz..
O nedenle basit dertlerinizi içinize atıp büyüterek,zindan etmeyin kendinize hayatı.
Unutma nasıl bakarsan öyle görürsün hayatı..
Pencereden baktığında gökte ki yıldızları da görebilirsin,yerde ki çamuru da.
tırnağın varsa başını kaşıyacaksın. derdin varsa ve bir dostuna anlatamayacaksan o dostun ne önemi vardır. varsın olmasın. anlatmamak en güzeli olur hatta çünkü karşında dinleyecek adam yoktur.
Genelde 2 sebepten dolayı anlatmak istenmez:
1. Karşı tarafın anlamayacağı ya da dinlemeyeceğinden.
2. Karşı tarafın, zamanı geldiğinde bunu kendi çıkarı için kullanabileceğinden.