hani vardır ya; kalbinin attığının hiç farkına varmaz insan. ta ki, korku dolu bir sinama filminde sessizlik ve karanlığın ortasındada o sesleri duyana kadar. avuçlarındaki ter ve atan kabinin sesi de kulaklarındadır. etrafında herkes vardır ama aslında hiç kimse yoktur. eğer etrafında gerçekten birileri varsa ve öyle olmasaydı neden boşu boşuna korkup kalbinin yalnızlığının sesini duyasın, ve neden kendini güven içinde hissetmeyesin ki! offf yaa.. saki: sen de mi hile yapar oldun. fazlası dokunur diye şarabımı artık getirmez oldun!
korku imparatorluğunda son noktadır bu sesler..işte böyle anlar yaşam destek ünitesinde beyaz bir ölüm gididir. ya tokatı patlatırsın ve yırtarsın o kahreden beyaz uzun göyneği. ya da teslim olursun gerçek olmayan hayalindeki birine..
ne lan bu? sünnet çocuğumuyuz biz!..töbe töbe..
+"yırtarım dağları enginlere sığmaz taşarım"