Kimmerlerin Türk (veya proto-Türk) kökenli olduğu da iddialar arasındadır. Ünlü tarihçi Prof. Dr. Taner Tarhan, Kimmerler ve iskitler hakkında yazdığı bir makalesine şöyle bir girişle başlıyor. "Kimmerler ve iskitler Eskiçağ'daki "Türk Kültür Tarihi"nin, daha genel bir deyişle de "Millî Tarihimiz"in ilk temsilcileridir. Büyük tarihçi Procopius, Kimmerleri doğrudan Bulgarlar’ın atası olarak gösterir. Iran-Hazar rivayetleri de Bulgarların atası olarak “Kimarî”den (Kimmer) bahseder. “Mücmel el-tavarih”te Yafes’in yedinci oğlu “Kemari”nin (Kimmer) Bulgarların babası olduğu yazılıdır.
Macar mitolojisinde, “Vaktiyle Kimmer kralının Kutirgur ve Utirgur adlı iki oğlu varmış” şeklinde Kimmerlerin Kutirgur ve Utirgurların (Bulgarların) ataları olduğu ifade edilmektedir. Bulgarların yakın akrabası Hazar Türklerinin hakanları da kendi atalarını sırasıyla “Nuh-Yafes-Kimmer-Togarma” şeklinde göstermişlerdir. Kimmer’in oğlu Togarma ise bütün Türklerin atası sayılmaktadır. Kimmerlerin Karadeniz Bölgesindeki varlığını gösteren arkeolojik ve filolojik kanıtlar mevcuttur. Ünye'de bulunan bir gümüş kap Ekrem Akurgal (Akurgal 1969: 224vd. P1.67) tarafından MÖ 6. yüzyılın sonuna tarihlendirilmekte ve Kimmer sanatının son yapıtlarından biri olarak nitelendirilmektedir.
irani değildirler uzaktan yakından alakası yoktur bu kavmin.
Kimmerler, Proto-Türkler olarak tanımlanan Ural-Altay kökenli bozkır göçebelerinin batı kolunu oluştururlar. M.Ö. II. bin yıl başlarından M.Ö. VIII. yüzyıla kadar (merkez Kırım olmak üzere) Karadeniz'in kuzeyinde, Avrasya bozkırlarında ve Kafkasya bölgesinde yaşamışlardır. Bu tarihler arasında, Güney Rusya Tunç Çağ kültürlerinin "taşıyıcıları" ve "temsilcileri" olarak görülürler.
Anadolu'daki Kimmer sanatı, ilişkide bulundukları toplumları etkilemiştir : özellikle - arkaizme dönüş olarak nitelendirdiğimiz Urartu sanatının son devrine ait Giyimli tunç levhalarında Kimmer etkileri açıkça görülmektedir.
Gerçekte M.Ö. VIII-VII . yüzyıllar arasındaki Kimmer-iskit sanatını ve eserlerini birbirinden ayırt etmek hemen hemen imkansızdır. Geleneksel bozkır hayvan üslûbu tüm görkemi ile iskitler, Hunlar ve diğer Türk toplumlarında kesintisiz devam eder : şekiller basite indirgenir ve Anadolu kilimlerinin ve işlemelerinin motiflerinde son şeklini alır.
eskiçağ' da karadeniz' in ve kafkasya' nın kuzeyindeki ülkelerde yaşamış bir kavim. m.ö. 8. yüzyıldan sonra iskitlerin baskısına dayanamayarak doğu anadolu bölgesine geldiler. daha sonra batıya doğru ilerlediler. fakat asurlular ve medlere karşı başarı sağlayamayıp dağıldılar ve bir dönem sonra varlıklarını yitirdiler.