zorlandığım mesele. kilo almak cidden çok zor bir iştir benim gibi hızlı metabolizmaya sahip insanlar için. misal ben spor yapmadan kilo alamıyorum. spor yaptığımda artan kas kütlemle beraber haliyle kilo alıyorum.
doyduktan sonra kendini yemek yemeye zorlamak ne kadar zordur bilirmisiniz? işkenceden farkı yoktur. oysaki kilo vermek öylemi. çok basit. yemiceksin.
1.85 boy ile 80 kilonun üzerine hiç çıkmayan ve düzenli spor yapan ben kolumun kırılması sebebiyle mecburen bir ay boyunca eve kapandım; evin rahatlığı ve can sıkıntısıyla birlikte hiç durmadan yedim. geçen bi tartıldım ki amanın! 88 kiloya gelmişim. zaten bayaı değişim oldu. bir ayda 8 kilo birden almak büyük başarı gerçekten. yani bayaı bayaı şişman bir insanım artık. şimdi kendimde gözlemlediğim bir takım değişiklikleri paylaşayım;
- bir kere gerçekten fiziki aktivitelerde çok çabuk yorulmaya başladım. eskiden saatlerce dolaşıp, hareket edip hiç bir şey hissetmeyen ben artık merdiven inip çıkınca bile nefes nefese kalıyorum.
- aşırı terleme... yağ oranının artmasıyla terleme de arttı sanırım. dışarı çıkınca hayvan gibi terliyorum. eskiden bu kadar değildi.
- nefes almakta ciddi ciddi zorlanmaya başladım. daha sık derinden nefes alma ihtiyacı hissediyorum. sanki bi tıkanıklık oluyor gibi. otururken de göbek katlanıyor, şöyle bi dikleşme ihtiyacı hissediyorsun ama yine rahatsız edici bi hal bu da..
- geçen bi pantolon-tişört alayım dedim, bir beden büyümüşüm resmen. slim fit giyemiyorum, hayvan gibi göbek çıkıyor, sırıtıyor.
- sanırım artık mide büyüdüğünden ve o ev halindeki beslenme düzenine alıştığımdan çok sık bir şeyler yeme ihtiyacı hissediyorum. bu önemli bir ekonomik zarara yol açıyor.
-göbekten dolayı mı bilmiyorum ama bel ağrıları başladı. ayrıca sırtımda bi kamburluk oluştu gibi, tam dik duramıyorum. göbek öne doğru mu çekiyor nedir.
- en önemlisi psikolojim dağıldı. özgüvenim düştü. kendimi cidden kötü hissediyorum. düzelmek istiyorum ama bi süre sağlıklı-düzenli beslenmeye çalışsam da bir süre sonra 'battı balık yan gider' hesabından her şeyi dağıtıyorum. hayır, öyle sistemin gerektirdiği tektip bir forma bürünme değil amacım, bu şekilde mutlu olmak değil düşündüğüm; fakat insan yine de üzülüyor, kafasına takıyor işte..
bu yazdığım klişe şeyler belki ama bunları deneyimlemek gerçekten berbat bir duygu. sonuçta hayattaki en önemi şey sağlık; normal kiloda bulunmak, iyi beslenmek te bunun önemli bir faktörü. bazıları pek önemsemiyor, kafaya takmıyor belki, onu bilemem. ama kilo almamla birlikte daha çok fark ettimki, gerçekten toplumda şişmanların oranı hiç te az değil. bakıyorum çoğu insan göbekli.
bir gün gerçekten şişman statüsüne gireceğimi hiç tahmin edemezdim. en önemlisi de hayatın diğer alanları da bozuluyor, dikkat ve disiplin düzeyi düşüyor. her şeyde baştansavmacı oluyorsun, sallayasın geliyor. sistemi bir an önce yeniden oturtmak, forma girmek gerek. bu hayat geçmez böyle.
bir aydir gorusmedigim arkadasim bugun beni gorunce ayy kilo mu aldinn seeaan
demesiyle üzüldüğüm hadisedir. biliyordum aldigimi ama birinden duyunca koydu baya takmiyomus gibi gorunsemde hemen henmen eski formuma donmeliyim.
insanoğlunun günlük ihtiyacı olan kalori ve yağın fazla alınmasıyla gerçekleşen eylem. şeker demiyorum çünkü insanoğlunun şekere ihtiyacı yoktur zira aldığı tüm besinleri kanda şekere dönüştürebilen bir yapımız var. dolayısıyla günlük 2200 kalori ihtiyacının fazlasını almak ve yağ oranı yüksek besinleri tercih etmek üzerine alınan ve mevcut bulunan kalori yakmadığınız sürece kilo alırsınız bu çok basit.
ramazanda 1 ayda ancak verebildiğim kiloları bayramın ilk günü nasıl tekrar aldım bilmiyorum. üniversiteye başlayana kadar olmam gerekenden 5 kilo daha zayıftım. son altı yıldır fazladan 3~5 kilo gezdiriyorum yanımda.
Büyük bir vaşarı değildir çoğu zaman ancak kilo almış bir insana geri zekalı bir tavırla 'kilo almışsın' demek ise yersizdir.
Evet, olayın baş kahramanı bendim. Yaklaşık bir buçuk ay önce bu cümleyi iki arkadaşımdan duydum, birisi kırk yolda bir konuştuğum biriydi, diğeri ise ona nazaran daha sık konuştuğum ve daha derin ilişkilerim olan birisiydi ama öyle sığ sığ konuşmaları sinirlerimi bozdu. Tamam aldık, ama neden? Sabahlamak zorunda kaldığımda su ile doyamadım belki yada çok stresli zamanlar yaşadım ve aşmak için, o anı unutmak için bir şeylerle oyalanmam gerekiyordu ve elim bir şeylere gitti. ayrıca açıklayamayacağım sağlık problemlerimde olduğundan takmamış gibi geçtim söylediklerini, belki basit şeylerdi ama arka planda bana hatırlattıkları çok üzücüydü. bu iki dangalaktan iki gün sonra başka biri aynı şeyi söyledi ama iğnelercesine değil, sadece söyledi ve o hiç içime batmadı. sonuç olarak kilo alan insanları geri zekalı yorumlarınızla üzüp durmayın!