zamanında çok çabaladığım fakat 5 yıl kadar önce 10 günde yaklaşık 7 kilo almamla çözdüğüm olay.
sağlıklı bir yol değil pek ama sağlıklı olan nedir ki?
büyük uğraşlarla kaybedilen tonlarca kilodan, bununla birlikte gelen mutluluktan, tepkilerden sonra tekrar eski halinize geri döndüğünüzü görünce dünyaları başa yıkan olaydır. tartılardan nefret ettirir, başarısız hissettirir.
bu sene aştığım olaydır. 1.80 boyunca ve 60 kiloysa bir insan gerçekten sıska gözüküyordur aynı benim gibi. fakat aldığım ani kararla sigarayı bırakıp spora başladım. 1 sene de 82 kiloya ulaşıp zirve yaptım. fakat son 1 2 ay yine aptallaştım sigaraya başladım spora ara verdim 79 kiloya düştüm. fakat en yakın zamanda disiplinli bir çalışmayla daha üst düzeylere ulaşırım.
spor yaparak ve sağlıklı beslenerek yaptığım olay, yapay şekerli gıdalar ve doğal olmayan gıdalar menüde olmayınca hayli zor. pilav, patates, seviyeli ölçüde bal ve pekmez işey yarayanlardan. sanıldığı kadar kolay değildir düzgün beslenerek kilo almak.
Birçok zararı olandır. Sıralayabiliriz.
Namaz kılarken gerekli istenen huşu saglanamaz.
Şeker yada diğer adıyla diyabet hastalığına yakalanma riski yüksektir.
Günün 8-10 saati derin uykularda geçer ve kalkınca insanın kendine gelmesi için zinde olmadığından zamana ihtiyaç duyar.
Her türlü aktivitede çabuk yorulur.
ipleri nefsinin eline verdiğinden Allahla olan münasebeti ciddi bozulabilir ve mastürbasyon belasından korunması çok ama çok zordur. Çünkü şeytan ve kişinin nefsi midesi dolu olanlara daha çabuk bulaşır.
Çok kolaydır benim için tabiki. Vermekse imkânsız gibi. Ulan 5-6 sene önce 70 kiloydum geçen 92 yi gördüm. Gerçi 7-8 sene önce yine 90 kiloydum. Nasıl vermiştim o 20 kiloyu 1 yılda ulan bir hatırlasam.
Bizim yemekhanedeki masalar sekiz kişilik. Bugün o kadar kalabalıktı ki, mecburen tek boş yer olan altı kadın bir erkeğin bulunduğu masaya oturmak zorunda kaldım. Normalde bu kadar kalabalık olmaz ve ben de boş bir yere geçip kendi kendime yemeğimi yer giderim.
Ama bugün ortama düşmüştüm. Bildiğiniz gibi şantiyelerde kadın görmek pek alışılagelmiş bir şey değildir. Ancak bizim şantiyemizde altı tane varmış. Ben de yeni öğrendim.
Daha sonra ister istemez aralarındaki iğreti muhabbete kulak misafiri oldum. Zaten kulak misafiri olmamak elde değil; bütün yemekhanede yankılanıyor sesleri. Ardından birisi baklavayı yemeyeceğini belirterek "altı kilo almışım" diye sessizce beyan etti. Galiba bu arkadaşımıza kin dolu olan başka bir kadın arkadaşımız sağır sultanın da duymadısını istercesine "ne! On altı kilo mu aldın?" Diye inletti yemekhaneyi. Ardından ufak bir sessizlik oldu ve birçok kişi dönüp bize baktı. "Bana ne bakıyorsunuz? Ben yemeğimi yiyorum." Dercesine makarnaları ağzıma sokmamla meşguldüm. Yanımda oturan altı kadının arkadaşı erkek, yemek boyunca sürekli gülüp, hepsine ayrı ayrı iltifat ederken, bu olay yaşandığında yine o kadına iltifat etmekle uğraşıyordu.
O bağırıştan sonra yan masa, karşı masa, diğer yan masa ve görüş alanına sokabilen herkes bizim masayı kesiyordu. Üç dilim baklavanın birisini yerken "o kadar şişman değilsin canım yaa" dedi birisi ve ben hemen masadan kalkarak dışarı çıktım.
Kan çıkması olasıydı ve ben bunu kaldıramazdım. Kan çıkmadan ben çıktım. Neyse ki yemekhanede bıçak kullanmıyoruz.
kimine göre üzücü, bana göre mutluluk kaynağı olay. yaşayamadığım için lise boyunca 55 kilo olmama sebep olmuştur. hafif, çelimsiz üflesen uçacak biri olmak çok kötü gerçekten...
Geçen hafta yaylaya gittik. Bizim aile de yayla demek et demektir. 3 öğün hayvanat gibi et yedik 2 gün boyunca. Zaten insanın Yaylada öyle bir iştahı açılıyor ki yemekten 5 dk sonra meyvedir şudur budur sürekli bişey yiyor insan. Sonuç 2 günde 2 kilo almışım. Hayattan soğudum resmen.