"Diyaloglarda bu kalıbı sık kullandığım için bir kızın ay komşular yetişin diye çığırması bana artık çok mizah unsuru
gibi görünüyor ama aslında her türk kızının içinde, bu yaygaracı ruhun hep varolduğunu düşünüyorum.Yanındaki insanı ezmek ve ona hükmetmek üzerine kurgulanmış çiğ bir karakterin son kozu olarak bir kezban, ne zaman ki kocasına, sevgilisine, misafirliğe gelmiş çaçeron arkadaşına laf geçiremeyeceğini, onu hegemonyası altına alamayacağını hissetse, içinden ay komşular yetişin diye bağırmak, pencerelere çıkıp çığlık çığlığa, ava avaz anırmak geçer. Kızların toplum içinde hep masum, mağdur, melek gibi yavrucaklar gibi algılandığını bilen bu çakal yavrusu, bu şark kurnazı, bu ucuz mahalle kaşarı, ne zaman ki karşısındaki insanı alt edemeyeceğini fark etse, toplumun, mahallenin desteğini arkasına alarak karşısındaki sevgiliyi, kocayı, arkadaşı ezmek için yetişin komşular çığlığına başvurmak ister. Her seferinde eyleme dönüşemese de emin olalım, pek çok genç kız, ruhunun derinlerinde bir yetişin komşularcı mahalle kezbanını saklar.
Bu onların yaratılışında var, genetiğinde var. Ne zaman ki, yetişin komşular diye çığlık atan bir kız duyarsınız, size tavsiyem, oraya yetişin ve kızı tokatlamaya başlayın. Her ne olmuşsa, mutlaka kız haksızdır ve bunun farkında olduğu için üste çıkıp haklı olmak için mahalle baskısını kullanmaya çalışmaktadır. Sabaha kadar tokatlayın, sağlı sollu, seri tokatlarla çat çut tokatları basın. Yanılıyorsanız da, bu yanılgı, tölare edilebilir hata payı içinde kalacaktır.
istatistiki olarak baktığımızda, yetişin komşular diye bağıran kızlar hep haksızdır." cem şancı