aslan parçası, yemin ederim bu çocuk aslanın bir parçası. eski yıllarında ümidimi kırmıştı. çalıştı, çabaladı forma numarası gibi on numara basketbolcu oldu. helal olsun.
sene 2001, avrupa şampiyonası türkiye'de oynanıyor. Türkiye arka arkaya zorlu müsabakalardan son saniye basketleriyle galip çıkıyor. hidayet'in takımın liderliğini yeni yeni üstlenmeye başladığı zamanlar. Kerem tunçeri takımın en göze batan ismi, kaçırdığı boş şutlar, gereksiz pas denemeleri ve savunma zaafları... o zaman ufağız tabi basketbol da oynuyorum ya kendimi ihsan bayulken zannediyorum resmen ana avrat sövüyorum gencecik kerem'e. galip geldiğimiz bir karşılaşma sonrası kerem " ben çok kötü oynuyorum ama arkadaşlarım benim hatalarımı telafi ediyorlar..." ile başlayan bir cümle kurmuştu. o gün tüm kötü sözlerimi geri almıştım. anlaşılan kerem de çok ders almış. beşiktaş cola turka, kerem'in kariyerinde ciddi bir dönüm noktası oldu. akabinde yaşadığı real madrid tecrübesi ve olgunluk dönemiyle efes pilsen yılları. kerem şu an avrupa'nın en efektif oyun kurucularından birisi. çok istikrarlı şut kullanıyor ve her şeyden önemlisi sorumluluk alabiliyor. beni yanılttığın için sana teşekkürler kerem...
"beyler bu şampiyonada biz oynayalım" deyişindeki tatlılığa kurban olurum. sırbistan maçındaki atışıyla unutulmazlara yazdırdı adını. ve bu atış, maçın kırılma anıdır.
kendisine buradan sesleniyorum. abi naptın sen ya. o pozisyonda ben olsam o potaya giderken erirdim, bi anda buharlaşırdım. kendisi coolluğun kitabını yazmıştır. bu nasıl bir soğukkanlılıktır.
büyük oyuncu olduğunu maçın sonunda sorumluluk almaktan çekinmemekle göstermiştir. maçın sonunda benim hatırladığım bir üçlüğü vardı, bir semih'e 'al da smacı vur' gibisinden bir assisti, ve tabii bitiriş basketi.. ulusal takımımızı sinan güler ile birlikte taşıyan görünmez kahraman.
milyonlarca insanın sevincini kursağında değil sırbistan potasında bırakan insan. ayrıca maçın bitimine 3 kusür dakika kala attığı kritik üçlük milli takıma hayat vermiştir.