kerbela

entry92 galeri6 video1
    17.
  1. hz hüseyin * ve yakınlarının susuz bırakılmak yoluyla katledikleri yer. rivayet o dur ki bu katliamın sorumlusu yezid ömrünün son zamanlarında hiç su içemez olmuş ve su içtikçe sürekli kusarmış.
    5 ...
  2. 16.
  3. arg. üzerinde rakı bulunmayan sofra.
    ''kerbela mı burası?''.
    3 ...
  4. 15.
  5. her su ictigimizde hatirlamamiz gereken yer. peygamber (sas) torunlarinin susuz sehid olduklari yer, mekanlari cennet olsun.
    7 ...
  6. 14.
  7. ortadogu cografyası icinde bir tane mi normal insan toplulugu cıkmaz
    dedigim goruntulere sahne olan sehir.kanla hasırnesir olmayı ne kadar
    rahat benimsiyorlar?allahtan isa carmıha gerildi diye hristiyanlar da
    kendilerini carmıha germiyorlar.kabile toplumları,kurban kulturu.

    (bkz: ciki ciki teorisi)
    4 ...
  8. 13.
  9. hz hüseyinin katledilisinin yıldönümü olan bu günlerde, siilerin kendilerini dogradıgı ve ortalıgı kan gölüne cevirdigi ırak sehri.
    4 ...
  10. 12.
  11. bir damla su verin dedi.
    yok diyorlardı
    isyan etti Hüseyin
    komutanla konuşurken
    Allahtan korkun dedi.
    şu fırat ve dicleden Yahudiler Hristiyanlar su içiyorlar..
    siz peygamber torunlarına Bir damla su vermiyosunuz..
    11 ...
  12. 11.
  13. yüreklerde dinmeyen acının yaşandığı yerdir.

    hz.hüseyin (r.a.) ın yezid denen köpek tarafından vahşice şehit edildiği yerdir.
    8 ...
  14. 10.
  15. zalimler in, ekmeksizler in, nursuzlar ın dünyada gelmiş geçmiş en büyük zaferlerini (!) kazandıkları yerin ismidir. bu zaferlerini (!) ahirette alevli * meyvalar ile kutlayacaklardır. turnalarda onlara eşlik edecektir, çok güzel bir şekilde.
    1 ...
  16. 9.
  17. aynı zamanda yazar bekir yıldızın bir kitabının adıdır.
    kerbala olayını tüm ayrıntılarıyla ve inanılmaz bir duygusallıkla işlemiştir.
    0 ...
  18. 8.
  19. Akşam gelip çattı. Hüseyin (a) ashabını topladı, Allah'a hamdü sena ettikten sonra onlara hitaben buyurdu: "Ben kendi ashabım kadar salih bir ashab ve kendi ehl-i beyt'im kadar iyi ve üstün bir ehl-i beyt tanımıyorum. Allah hepinize hayırlı mükafat versin. Şimdi gecedir ve karanlığı sizi çevrelemiştir. Siz de onu yürüyen bir deve edinip (gecenin karanlığından yararlanıp) her biriniz ehl-i beytimden birinin elini tutup gecenin bu karanlığında dağılın ve beni bu orduyla yalnız bırakın. Çünkü bunlar benden başkasını istemiyorlar." Hüseyin'in (a) kardeşleri, oğulları, Abdullah ve Cafer'in oğulları, neden seni yalnız bırakıp gidelim dediler, yoksa senden sonra yaşamak için mi? Allah o günü bize nasib etmesin asla. Bu sözü önce Abbas b. Ali (a) dedi ve diğerleri de onu izlediler. Hüseyin (a), Akil'in oğullarına bakıp buyurdu: "Müslim'in şehid olması sizin için yeterlidir; ben size izin verdim, gidin." Başka bir tarikle gelen rivayette de şöyle belirtilmiştir: Bu arada Hüseyin'in (a) kardeşleri ve ehl-i beyti söze başlayıp dediler. "Ey Peygamberin evladı, o zaman halk bize ne der ve bizim cevabımız ne olur? Efendimizi, büyüğümüzü ve kendi Peygamberiimizin evladını yalnız bıraktık, düşmana bir ok dahi atmadık, ele mızrak alıp savaşmadık ve bir kılıç bile savurmadık mı diyelim? Hayır, andolsun Allah'a, senden ayrılmayacak, senin yolunda öldürülünceye kadar bu canlarımızla seni koruyacak ve senin gibi şehid olacağız. Allah senden sonra yaşamayı haram etsin bize!" Müslim b. Avsece kalkıp dedi: "Ey Peygamberin evladı, etrafını saran bunca düşman arasında seni bırakıp gidelim mi? Hayır, andolsun Allah'a bunun imkanı yok, senden sonra yaşamayı Allah nasip eylemesin bize! Ben savaşacağım; mızrağımı düşmanın göğsünde kırıncaya ve elimdeki kılıcımı onlara indirinceye kadar. Savaşmak için hiç bir silahım olmasa dahi taş alıp savaşacağım ve seninle birlikte ölmedikçe senden ayrılmayacağım." Said b. Abdullah-i Hanefi konuşmaya başladı: "Ey Peygamberin evladı, biz seni asla yalnız bırakmayız. Muhammed (s) Peygamberin senin hakkındaki vasiyetine uyduğumuzu Allah'a da göstermeliyiz. Eğer bilsem senin yolunda öldürülecek ve yeniden dirileceğim ve bu defa da diri diri yakılacağım, yetmiş kere de bu tekrarlanacak olsa, kendi ölümümü senden önce görmedikçe senden ayrılmam. Nasıl senin yolunda can vermem, oysa ki ölüm birden fazla değildir ve ondan sonra ise ebedi izzet ve saadete kavuşmuş olacağım." Ondan sonra Züheyr b. Kayn yerinden kalkıp dedi: "Ey Peygamberin evladı, andolsun Allah'a ki senin, kardeşlerinin, evlatlarının ve ehl-i beytinin sağ kalabilmesi için bin kez öldürülmeye razıyım!" Ondan sonra da Hüseyin'in (a) ashabından bir grubu aynı mazmunda sözler söyledi ve eklediler: "Bizim canlarımız sana feda olsun, biz seni kendi el ve yüzlerimizle koruyacağız. Eğer bu yolda öldürülürsek, Allah'In bize vermiş olduğu vazifeyi yerine getirmiş olacağız." Aynı gece Muhammed b. Beşir-i Hazremi'ye "Oğlun Rey sınırında esir düşmüştür" haberi verilince "Onu Allah'a bırakıyorum. Andolsun canıma, ben yaşadıkça oğlumun esir düşmesine razı olmazdım." dedi. Hüseyin (a) onun bu sözünü duyunca "Allah seni bağışlasın. Senden biatımı kaldırdım ben, (git) oğlunu kurtarmaya çalış" buyurdu. Muhammed b. Beşir "Yırtıcı hayvanlar diri diri yesinler beni, eğer senden ayrılırsam!" dedi. Hüseyin (a) de "O halde bu Yemen keteninden olan elbiseleri al ve oğluna ver ki kardeşini kurtarsın." buyurdu ve bin dinar değerinde beş elbise verdi. Ravi şöyle diyor: Hüseyin (a) ve ashabı o geceyi yalvarıp yakararak, dua zemzemesiyle geçirdiler. Bazıları rüku, bazıları secde ve diğer bazıları da ayakta ibadet ettiler. O gece Ömer b.Sa'd'ın ordusundan otuz iki kişi Hüseyin'in (a) ordusuna katıldı. Hüseyin'in (a) namazı ve kemal sıfatlarıyla ilgili seciyesi her zaman öyleydi.

    ibn-i Abd-i Rabbih "ikd'ül Ferid" kitabının dördüncü bölümünde şöyle nakleder: Ali b. Hüseyin'e (a) "Babanızın evlatları ne kadar da azdır!" dediler. Ali b. Hüseyin (a) buyurdu: "Bu birkaç evlat sahibi olması bile şaşırtıcıdır. Çünkü hergün bin rekat namaz kılardı ve artık zevceleriyle birlikte olacak zamanı olmazdı." Aşura sabahı Hüseyin'in (a) emriyle çadırlar kuruldu, ıtır dolu bir tabak hazırlandı ve Hüseyin (a) şahsi temizliğini yapmak için çadıra geldi. Rivayete göre Büreyr b. Hüzeyr-i Hamedani ve Abdurrahman b. Abd-i Rabbih-i Nesari, Hüseyin'den (a) sonra temizliklerini yapmak için çadırın arkasında beklediler. Bu arada Bereyr Abdurrahman ile şakalaşmaya başladı. Abdurrahman dedi: "Ey Büreyr, şimdi gülmek ve komik laflar etmenin zamanı mı?" Büreyr: "Benim tayfam da biliyor ki ben ne gençlikte ve ne de yaşlılıkta beyhude konuşmaktan hoşlanmamışımdır. Fakat şehid olacağımın sevinciyle şimdi böyleyim. Andolsun Allah'a, çok az bir zamanımız kaldı, kılıcımızı alıp bunlarla bir süre savaştıktan sonra hur-il ayn'in boynuna sarılacağız."
    3 ...
  20. 7.
  21. Kerbelayı bir mekan zannetme sen!

    Aşurayı bir zaman addetme sen!

    Kerbela bir mektebin ünvanıdır;

    Kerbela Hak, batılın furkanıdır.
    7 ...
  22. 6.
  23. sünnilerle alevilerin aynı acıda birleştiği ender olaylardan biridir.
    keşke daha çok ortak payda olsaydı.

    mahsuni şerif'in "değme tabip sızılıyor" parçası dinlenesidir. kerbela'yı anlatır.
    3 ...
  24. 5.
  25. Irak'ta baskent bagdat'in guneyinde bulunan bir sehirdir. Muslumanligin sii ve alevi mezheplerine gore Kutsal sayilan 4 sehirden biridir.
    digerleri icin
    (bkz: Necef)
    (bkz: Mekke)
    (bkz: medine)
    1 ...
  26. 4.
  27. imam hüseyin i vurdular
    kolunu kanadını kırdılar
    al kanlara boyadılar
    kerbelada kerbelada

    imam hüseyin susamıştı
    bir yudum su aramıştı
    ana yüreği yanmıştı
    kerbelede kerbelada

    imam hüseyin şehit oldu
    gül bahçemde güller soldu
    topraklar kan ile doldu
    kerbelada kerbelada..

    ilahisi ile anlatılan ve yürekleri dağlayan olayın ismidir.
    7 ...
  28. 3.
  29. peygamberimiz hz. muhammed'in torunu olan hz. hüseyin in 62 yandaşı ile beraber öldürüldüğü yerdir.

    iki ordu * saf tutarak direk savaşa girmektense bedir savaşındaki gibi iki tarafan da çıkan cengaverlerin insanlar önünde savaşmasıyla sonuca gitmişlerdir.
    hz. hüseyin ve ashabının tamamen öldürülmüştür. bu savaştan önce hz. hüseyin ve ashabı susuz bırakılmış ve halsiz düşmüştür. hz. hüseyin in muaviye oğlu yezid e biat etmeyi reddetmesi nedeniyle meydana gelmiştir. bu olay yüzünden yezid ismi gümüzde kötülük, çirkinlik olarak kullanılmaktadır.

    sıra sıra çıka erlerden geriye kalan son ikisi hz hüseyin ve oğlu ali ekber dir. ya baba oğlu önünde ölecek ya da oğul babasının önünde.
    en son hz. hüseyin 33 mızrak ve kılıç darbesi ile yaralanır.
    kimse 34. yü vuramaz.
    çünkü o peygamberin torunudur.

    hz. hüseyin öldürüldükten sonra kesik başı yezid e sunulur. yezid de kesik başla asası ile oynar. o sırada eğitmeni ağlayarak "ya yezid. seni bunca sene yetiştirdim. ama dikkatli olasın. o oynadığın başı peygamber efendimiz defalarca öpmüştür." der.

    kerbela susuzluk demektir. çoraklık demektir. yalnızlık demektir. ayrılık demektir. göz yaşı demek, acı demektir.

    (bkz: ab-ı cesm)

    dip not: bu olayı anlamak için bırakın şii, sunni olmayı,müslüman olmaya bile gerek yoktur. koşullar, şartlar neticesinde iç sızlatır.
    12 ...
  30. 2.
  31. kerbela katliamını anlatan sabahat akkirazın yorumladığı eser

    hasanım ağu içti, leb-i sükker ah çeker
    hüseyin attan düştü, kime şikar ah çeker
    nerde kalmış acaba, bak zülfikar ah çeker
    ali'nin on bir oğlu, yerde yatar ah çeker
    fatma ana ciğeri sızlar sızlar ah çeker

    hüseyin attan düştü, sahra-i kerbela'ya
    cibril kurban haber ver sultan-i enbiyaya
    yektir ali tektir ali şahtır ali
    ali ali cansın ali
    ali ali yar ali

    medine dağlarında susamla sümbül ağlar
    dağlar inim iniler sular sarhoş sel ağlar
    cümle kuşlar figanda vah dertli bülbül ağlar
    viranede baykuşlar hû çeker yıl yıl ağlar
    kerbelaya kulak ver sahra ağlar çöl ağlar
    lanet olsun yezid'e şah-u geda kul ağlar
    ey mürteza gel yetiş binekte düldül ağlar
    hasanım ağu içmiş gözyaşları sel ağlar
    kerbela imdat ister gözedirler yol ağlar

    hüseyin attan düştü, sahra-i kerbela'ya
    cibril kurban haber ver sultan-i enbiyaya
    yektir ali tektir ali şahtır ali
    ali ali cansın ali
    ali ali yar ali
    10 ...
  32. 1.
  33. yezid hükümranlığı zamanında yapılmıs en vahsice eylemin yapıldığı yerdir. peygamber in torunlarının ikisi de doğrudan ya da dolaylı* olarak öldürülmüs, hz. hasan ve kerbela nın acısının hatırlanmaması icin emevi hükümdarlar tarafından asure günü kavramı ortaya cıkarılmıstır.

    fakat sii ekole mensip mezhep ve tarikatler hala o gününü ve hz. hüseyin in sehit edilisinin yasını tutmaktadır.

    (bkz: 10 muharrem)
    9 ...
© 2025 uludağ sözlük