inatla seni sevmeyeceğini bildiğin kızı sevmektir. Tam da işten gelirken bunu düşünüyordum. Arkadaş işin kötü tarafı ben mazoşist gibi seviyorum onu, o sadist gibi bir samimi bir resmi. Nesin lan sen?
insan beyni denen noron destesinin adaptasyon yeteneklerinin ne kadar kit oldugunu bana gun be gun gosteren olgu. bir nevi kisinin kendine yonelttigi psikolojik baski.
insanin kendini cezalandirmasinin sebebi kendi hatalarini affetmeye zihnini bir turlu ikna edememesidir. beynimizin elastisitesi dusuk, plastisitesi yuksek malum.
ne var ki madem insan bu kadar aptal, belki de kendini izole etmeyi, aci cekmeyi hak ediyor, kimi zaman baskalarini buna katmak istemediginden, kimi zaman saf aptalligindan. bu sekilde bir kisir donguye girebiliriz, icinden cikmaya calismak icin felsefi spekulasyonlar da yurutebiliriz insan olarak, ama sonucta sadece elde var aci demekle yetinmeli belki de.
insanın ruhundaki yaraları sarmak için kullandığı bir yöntemdir. dışarıya karşı eliniz kolunuz bağlıysa çaresiz kendinizle kapışırsınız. bazen geçmişi ve geçmişte yaptığınız hataları unutmamaya ant içerek, bazen aşka küserek ve bazen de içinizdeki tüm iyi niyeti ve güveni bir sandığa kapatıp kalbinizin tavan arasına kaldırarak cezalandırırsınız kendinizi. ta ki, ruhsuz bir insan haline gelene kadar.
kapı pencere çarpmaktan, duvara eline geçenleri fırlatmaktan daha çok işe yarayan eylem. birde fazla kasılırsa nirvanaya kadar yolu vardır. üçüncü kez yapılan hatalardan sonra uygulanmalıdır.
opus dei tarikatının ayinlerinin bir parçası. vücutlarına çeşitli şekillerde işkenceler uygulayarak tüm günahlarının affedilmesi için kendilerinin cezalandırırlar.
(bkz: da vinci şifresi)