Kuşkusuz kendini, kendisi olarak değil de yalnızca diğerlerinin ifadeleri ve görüşlerini, kendi ölçütleri ile değerlendirip "onların" fikirlerine göre derecelendirerek ve gerek estetik gerek pratik anlamda o derecelendirmeden çıkan sonucun olumlu olmasından ileri gelir.
Sorun, tek değerlendirme alanını diğerinin doldurmasıdır. Bir bakıma dünyasında kendisi, başkalarının ötekisi olarak kendidir. Kendini beğenmek ya da beğenmemek daha objektif değerlendirme ve niteliklere göre elbet olabilir ama ötekilerin şahsi görüşlerine göre ise üzücüdür.
çağımızın öne çıkan bir rahatsızlığıdır. sadece sahip olan kişinin arkadaş ve dost kaybetmesine yol açmaz, aynı zamanda çevresindekileri de yorup sinirlendirir. çekilmez bir saçmalıktır.
kendine güvenle sık sık karıştırışlıyor içinde yaşadığımız şu fantastik coğrafyada. kendini beğenmişlikte diğerlerine yukarıdan bakmak, onları ezme isteği vardır her daim.
her şeyin olduğu gibi bunun da azı karar çoğu zarardır. biraz kendini beğenmişlik iyidir, özgüvenin bir sonucudur ama kendini dünyanın merkezinde sanacak kadar bir beğenmişlik varsa işte o zaman acınacak bir haldedir insan.
karakter bozukluğu, kişilik eksikliği gibi problemlere sahip bireylerde sıklıkla rastlanan olumsuzluk. bu tür kişiler, özbenliklerinin değerinin bilincinde olmadıkları için, sahip oldukları mal varlıklarıyla, mevkileriyle ve her türlü maddi değerleriyle övünerek, diğerlerini küçümseyerek kendilerini bu durumun içine sokarlar. egoları tavan yaparken, karşılarındaki insanlar tarafından hoş karşılanmazlar.
genellikle kendini çeveresinde ki diğer insanlardan daha üstün, daha güzel/yakışıklı, daha zeki, vb. görmesidir. kendisini kimseyle paylaşamayan, kendisini kimseye layık görmeyen kişidir.
her insan evladinin yapmasi ve hissetmesi gereken ruh halidir. kendini begenmeyen sönük bir insan her zaman sönük kalacaktir. yeter ki bu kendini begenmislik kibirlilige gitmesin.