gün içinde yatığımız hareketlerin % 96sını alışkanlıkla yaparmışız. Yani %4 eylem için kıvrımlı rakı mezesi beynimizin nöronlarını sinapslarını motor soğuk demeden çalıştırırmışız. Efor manyağı bu eylemimizin sonunda psikolog ve psikiyatr abi/ablalarımızın kendimize yukardan bakma dedikleri işte bu yağsız motor rodaj modunda görürmüşüz. Bu evrede toplumsal kaygı, bireysel sorumluluk, geçmiş gelecek, hiyerarşiler, statüler, hayatı kalıba sokma arzuları gölgede kalıp, bireyin gerçek ve katıksız istekleri ön plana çıkarmış.
Hakkaten korkutucu bu, herşey olur!
geceleyin hirsiz diye ayaga var diye ayağa dikilen aynadaki suretini gören insandir sonuc ise hazindir. bütün suc hanımdadir. hirsiz zannedilen sey mickey mouse olamamiş gariban faredir.
"insanın kendine ettiğini başkası edemezmiş"'ten ziyade kontolün öfke veya kırgınlıktan dolayı kaybedildiği anlardan korkan insan modelidir. "öfkede akıl olmaz" demiş atalarımız, bu gün cezaevindeki mahkumların çok azı kasıtlı ve planlı olarak gerçekleştirmiştir eylemlerini. sorun, "bir anlık öfkeydi, pişmanım" en temel cevaplarıdır.