okul açılacak ve ben de artık büyüdüğümü etrafa gösterebileceğim. zil çaldı sınıfta oturuyoruz, öğretmeni bekliyoruz. kulaklarımın dibinde davul çalıyorlar sanki ve birisi göğsümden tutup sallıyor beni. bu titreme ve ses de neyin nesi anlam veremiyorum.
allah'ım kazanamayacağım... kazanmayı bırak sınava giremeyeceğim. şu trafiğe bak. otobüsten inip koşsam yetişirim belki. etrafta koşan yaşıtlarımı görüyorum. ben de koşmalıyım. daha hızlı... kapıda asker soruyor " kimlik ve sınava giriş belgenizi görebilir miyim". evet diyorum. ama kulaklarımın dibinde yine o ses. dışarıdan gelmeyen içeriden gelen bir gürültü. kulaklarım sağır olacak diye korkuyorum.
bu kaçıncı olacak artık, bu nasıl soru? neden yapamıyorum? allah'ım gerizekalı mıyım ben yoksa... annemin babamın yüzüne nasıl bakarım? eğer kötü geçerse intihar etmem gerekir. bu utançla yaşayamam. ama nasıl öldürürüm ki ben kendimi? ölmek zor, annem babam nasıl üzülür kim bilir? ablam, o da kazanamamıştı ama o... ama ondan zaten beklentileri yoktu. dersaneye bütün yıl gidip gelmem.hiçbirşey hatırlamıyorum!!! bu arada sınav görevlisi "son yarım saat arkadaşlar". elimde henüz yarısına kadar çözülmüş kitapçık ve kulaklarımda o müthiş sesle beraber kalp sıkışması. bu sefer öleceğim galiba.
beni istemiyor musun? ayrılmak mı istiyorsun? cevap ver lütfen! -evet-. "kendine iyi bak o zaman"
yine o ses ama bu sefer ayak seslerime karışıyor, göğüs kafesimde saklanan kuş uçtu uçacak sanıyorum yol boyunca.
bir hafta sonra geri geliyorum ve yurdun balkonundan aşağı sigarayı atıyorum 5 saniyede düşüyor.
derin nefes alıp düşmem gerektiğine inanıyorum. ölüm acımı sonlandırır diye düşünüyorum. kalbimin sesi düşüncelerimi bastırıyor, heyecanıma yenik düşüp geri adım atıyorum.
pazartesi gelmek istiyorum bursa'ya diyorum. gel diyor. konuşuyorum, anlıyorum, anlatıyorum. altı saat susmadan konuşuyorum. bu sesi yine duyuyorum, kabimin sesi bu. ama bu sefer daha gür atıyor, anlıyorum ki onun kalbinin sesi de benimkine karışıyor.
aşık oldum tekrar diyorum. mutluluktan uyku girmiyor gözüme. kalbim mutluluğunu davul çalarak kutluyor sanki.
kasım 2010/ -
sesi yine duyuyorum, sadece kendim mi duruyorum bu sesi?
sen de duyuyor musun?
peki ya sen?
sorup duruyorum... bu sesi duyduğuna inanmak, yaşadığımı söylemesini duymak istiyorum.