arap kıcı yalamazlar. arap olmaya özenmez temiz giyinir insan gibi yemek yerler. Türktürler. türkçe konuşurlar. arapça farsçadan kelime aşırmazlar. arapalr karşısında el pençe divan ezik durmazlar.
bu ülkedeki bütün kuruluşları zamanında millleştiren dışardan borç almayan osmanlıcılar gibi kapütülasyonları kabul etmeyen ezik değil dik başlı onurlu türk kimliki
sahibi insanlardır.
iki götü boklunun laf atmasıyla onurları lekelenmez. asıl onursuzlar, gurursuzlar ve vefasızlar bu ülkenin kurucu atası izinden gitmeyen şerefsizlerdir!
gelecek vadeden nesildir, ülkenin emanet edildiği.
(bkz: Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir)
atatürk devrimlerini devamlılığını savunmaktadırlar. cumhuriyet rejiminin yaşatılması idealinde olandır. batıcı-gerici-sözüm ona insancı haşerelerin çatlak seslerine ve dışkılamalarına aldırış etmeden ülkenin bütünlüğü, halkın birlik ve beraberliği uğruna mücadele veren en büyük türk'ün yoldaşları, takipçileridir.
atatürk ün düşüncelerini gerçekten anlayan ve destekleyen, onun izinden yürüyen, bu ülkeyi küçük düşünen insanlara bırakmamış ve bırakmayacak olan tayfadır.
fikri karşıtlarının fikirsizliği üzerine düşünülmesi gerekendir.
sadece kuyruk acısı ortak paydalarıdır.
kiminin cumhuriyetle, kiminin türkiye ile, kiminin laiklikle olan kuyruk acısı.
kemalizm dinine inanmış, arada bir anıtkabir'e giderek dini ritüellerini sergileyen topluluktur. üzerlerine fazla varmamak lazım dinlerine çok bağlı olduklarından hemen tepki veriyorlar. tanrı kemalisti korusun.
eğitim seviyesi düşük, beşikten güdülenmiş, aileden kürtçü ama tercihen dinci, eleştiriyi sahibinin sesi medyasından duyduklarını gevelemekten öteye götüremeyenlere ağır gelen milyonlardır.
dünyadaki en başarılı sosyal vede milli türk devriminin taraftarı insanlardır. onları eleştirenler ise ellerinde bir tek yeterli ispatlanmış örnek olmadan kuru kuruya eleştiren laf ebeleridir.
okudukları gazetenin sloganı "yaftalamadan düşünün olan", neredeyse peygamberleri olarak sayacakları fethullah gülen'in "bizi yaftalıyorlar" diye ağladığı ne idüğü belirsiz topluluğun, bu ülkeyi kurmuş, küllerinden yeniden yükseltmiş, mandacı güçlerin elinden kurtarmış kişi olan mustafa kemal atatürk'ü seven ** ona saygı duyan kişilere taktığı isim.
tayfa mıdır, topluluk mudur, sizin için mürid midir nedir bilinmez ama, şahsen onlardan biri olmaktan gurur duyuyorum. atatürk'ü seviyorum, ona saygı duyuyorum ama ülkemi satmıyorum, onu bölmüyorum, insanları kendime düşman etmiyorum, 35 milyar dolarlık bütçe açığını kapatmak için garibanın tek keyfi olan sigaraya, devletin memurunun maaşıyle eş değer bir zam yapmıyorum.
kısacası siken yaranıyor bu ülkede, vallahi bak. zamanında atatürk, türk milletine insan gibi davranmış, siz de insan gibi davranılmayı haketmiyorsunuz, ondandır bu ülkenin dibe vuruşu.
kemalizm bu ülkenin kuruluş felsefesi olduğu için , kemalistler de bu ülkenin kurucu iradesi oldukları için hilafetçi ve mandacılar tarafından sevilmeyen ve "kemalist tayfa" olarak adlandırılan milliyetçi türklerdir.
TÜRKiYE'de at izinin it izine karıştığını çok gördük de, bu kadarını hiç görmedik. En azından ben görmedim.
Yönetim zafiyeti, üzerine bir de paranoya eklenince iş içinden çıkılmaz hale geldi.
Türkiye'de bütün kurumlar birbirini paranoyaklaştırdı.
Tabii paranoyak olman, takip edilmediğin veya dinlenmediğin anlamına da gelmediği için durumu çok da şaşırtıcı bulmuyorum.
Artık hiçbir şeye inanasım veya herhangi bir şeye "Bu da olmaz" diyesim gelmiyor.
"Bir albay, Arınç'a suikast hazırlığı yapıyormuş" diyorlar. "Yok canım, daha neler" diyemiyorum. Ama "Nasıl yapacakmış? Adamların üzerinde beylik tabancaları bile yok, taşla mı vuracaklarmış. Pastanede mi beklemişler suikast saatini" diye sormuyorum da.
Her türlü iftiranın yakıştığı, ama aynı zamanda hiçbir iftiranın yakışmadığı bir dönem yaşıyoruz.
Albay, Arınç'a suikast yapacak iddiası da inandırıcı, bir başkasının "Suikast falan yok. AKP mağdur olmak için numara yapıyor" iddiası da.
Her şey inandırıcı.
Her şeye inanmaya hazırız. Hazır hale getirildik.
Polis diyor ki: "Albayın elinde Arınç'ın ev adresi vardı. Yakalanınca yutmaya kalkıştı ama ağzından aldık."
inanıyoruz.
Savcılık diyor ki: "Vallahi bize ağzından alınan adres, kroki falan gelmedi."
Buna da inanıyoruz.
Sonra gerisi geliyor. Aynı albay, siyasette kim varsa hepsine suikast planlıyormuş meğer.
Ona da inanıyoruz.
Her şeye inanıyoruz.
Ama en gönülden inandığım ne biliyor musunuz?
Giderek kendimizi daha fazla sıkıntıda, daha fazla bunalmış, daha mutsuz hissettiğimiz.
Ve şunu biliyorum.
Bir toplumu bu kadar gerip, bu kadar bunaltanlara o toplum fazla tahammül etmez.
Yeter artık!
Mustafa Kemal'in düşünceleriyle değil, siyasi getirisiyle ilgilenen oportünist güruh.
Gazi'nin düşünceleriyle Kemalizm arasında hiç bir fikir bağı olmadığını anlayamamış, kavrayamamış insancıklar için "Gazi'yi sevenler" olarak yanlış bilinen, bilakis Gazi'yi siyasi menfaatlerine meze yapan, rantlarına alet eden, üç kuruşluk çıkar için Gazi'nin manevi şahsını harcamaktan utanmayan tipler.
türkyeyi müslüman ülkeler arasında en ileri yapan tayfadır. gel görki memleketin yobazı köyünden yada tekkesinden çıkıp dünyayı görmediği için nankörlük etmektedir.
el etek öpücüsü kul köle olmaktan çıkıp insan gibi vatandaş olmak bazı cahil cühelaya ağır gelmektedir.
Haklarında, tam da onları tasvir eden, isabetli şiirler yazılmış topluluktur:
****
DEĞiL
Kutsal konuları inananlara bırak..
Onlar senin maskaran değil;
Memleket îmânı
Senin yaygaran değil.
Ve Türk'ün îman ateşi
Senin sigaran değil.
Kitabımı yırtmışsın..
Kitabım senin paçavran değil,
Dinlemesini bilen anlar sözümden
Çıldıran değil, saldıran değil, kuduran değil!
Döndürüp durma elinde devrimleri;
Devrimler senin makaran değil.
Şehitlerden söz etme;
Onlar senin kadavran değil.
Yaklaşma türbelerle mezarlara..
Kutsal yerler senin kamaran değil.
Temiz eller kurmuştur bu memleketi,
Senin zembereğini kuran değil.
Ağzına alma Atatürk'ü..
Atatürk senin gargaran değil.
Mustafa Kemal'in milletimize bıraktığı emanetlerin tek sahibi olduklarını zanneden, oysa her yaptıklarıyla Gazi'nin kemiklerini sızlatan, hakkaniyet ve özgürlük duygularını başka gayelere kurban etmiş, nesli tükenmek üzere olan, bir tür insanlar topluluğudur.