şimdi köy evi yaptıydım tamam mı.
evin çevresinde de bi sürü kedi var. kedi kurnazlıklarına alışık değilim. benim bildiğim kediler sakin ne verirsen onu yiyen tiplerdi. anneanemin kedisi mesela. tabi köylerde evin içine pek alınmaz kediler. dışarıda ya da sundurmada yatardı ve hiç zarar yaptığını hatırlamıyorum.
neyse işte bekar halimle kıyma kavurmuşum. yediğimi yemişim yemediğimi de üzerine tencere kapağı kapatıp tezgaha koymuşum. buzdolap yok tabi.
ben başka odada meşgulken ufak bi tikirtı duydum. çözmeye çalıştım. önemli bi şey değildir dedim.
neyse akşam oldu. kıyma yiycem. lan bakıyorum bakıyorum kıyma yok. acaba başka tencereye mi koydum diyorum ara tara yok.
tencerenin kapağı da hafif aralık tam açmamış ordan kafayı uzatıp yedi demekki.
nice sonra jeton düştü.
dedim ya kedilerin hinliklerine alışık değilim. şaşırtmıştı.
Fox Ne zaman yanından geçsem pati atar ve yatak odama sokmadığımda kapı altından beni dikizler. Odaya sokmazsam ağlar hem de miyav değil mauuğğ diye. Aşığım kedilere.
canı istediğinde tüm vücudunu elime fırlatan bir kızım var ama Kendini sevdirmeyi bilmiyor. Kafasını tekrar tekrar avcuma vurduğunda sevildiğini sanıyor.
işin kötü yanı, bu süreçte yerinde durmuyor, sevemediğim için suçlu ben oluyorum ve ısırılıyorum.
Garip biri.
yapma dediğin şeyi sana inadına yapar. mesela çıkmasını istemediğim bir raf var. orada çiçekleri kemirip duruyor çünkü. hayır diyip onu oradan alıyorum, yere koyuyorum ve anında parkura baştan başlayıp tekrar çıkıyor. ulan bir daha alıyorum. hayır diyorum. aynı şey. böyle bir kısır döngüye giriyoruz kendisiyle.