mustafa kemal in silah arkadaşlarından kazım karabekir paşa ile mustafa kemal arasında olduğuu iddaa edilen çekişmedir. öyleki kazım karabekir paşa atatürk ün kurtuluş savaşını sahiplendiğini söylemiştir.
1932de Milliyet Gazetesinde Kurtuluş Savaşını Atatürk yaptı tarzı yazılar çıkıyor. Karabekir de cevap yazıyor gazeteye. Gazete de basıyor cevabı. O yazıları Atatürk yazdırtıyor. Karabekir de cevap veriyor. Atatürk bir cevap daha veriyor. Sonra Karabekirin cevaplarını basmamaya başlıyor gazete. Bunun üstüne oturuyor Karabekir hatıratını yazıyor. Fakat daha matbaada iken baskın yapılıyor ve bütün ciltleri toplanıyor. 5 nüshası dışında hepsini topluyor polis. O, 5 nüshanın peşine düşüyorlar. Evi basıyorlar, evden de çıkmıyor. Birini Cafer Tayyar Eğilmeze vermişler. Sonra kalan o kitap yeniden basıldı, 1951de. Karabekir öldükten sonra. [Prof. Dr. Ahmet Demirel, 28.10.2013]
kazım karabekir'in hikayesi çok acıklıdır.
genel geçer kural yine işlemiş devrim evlatlarını yemiştir.
vatanın kurtuluşunda bulunmuş büyük komutan daha sonrasında hapishaneye atılmıştır.
hatıralarında "bir sandalye bile vermediler" diye hayıflanır.
bunlar hepinizin malumu.
kazım karabekir paşanın kızıyla diyalogu ise bazı kitaplarda vardır.
istiklal mahkemesinde yargılanan, 10 sene takip ve gözlatında tutulan, kitabı yakılan adama kızı sorar
- baba atatürk seni çağırsa görüşmeye gider misin?
- gidilmez mi hiç kızım! o atatürk! tabi ki giderim.
atatürk'ün hastalığı döneminde kazım karabekir'in onunla görüşmek istediği ancak atatürk'ün çevresindekilerin bunu engellediği dillendirilir.
demem o ki!
yeni bir devlet yaratma sürecinin sancısını çeken biri bile şahsi üzüntüsüne rağmen ülkenin kurtarıcının hakkını yemiyordu.
neden?
çünkü o ve onun gibiler onurlu insanlardı.
atatürk'e iftira atmak için demediklerine bırakmayan / akla hayale gelmeyecek, insanlığa sığmayacak kurgularda bulunan şerefsizlerden değillerdi.
hadi bakalım şeker oğlanlar bugünlük kazım karabekir üzerinden atatürk'ü karalama kampanyanız bir son bulsun!
edit: elini sallasan paşa'ya çarpan ülkemizde her biri askeri deha olan bazıları (bkz: tsukuyomi) buyurmuş.
---- alıntı ----
askerlik anlayışı erlere ölmeyi emretmek değildir.
---- alıntı ----
nedense bunlar kadar askerlik bilmeyen (!) o sırada çanakkale'de ingiliz ordularını komuta eden paşa "savaşı kaybettiğimiz an o andır" der.
türk ordusunun cephanesi bitmesine rağmen önce taarruza geçmesi sonra cepheleri tutması ve beklemesi ingiliz ordusunca "tuzak" olarak görülmüş onlar da bir süre cepheden çıkmamıştır. geçen zamanda türk ordusuna destek kuvvetleri yetişebilmiştir.
atatürk'ün düşmanlarında olan onurun zerresi yok sizde!
biri misakı milli derken diğeri orta ve doğu anadoluyu kurtarsak kafi demiştir. bu da aradaki farkı göstermektedir.
kazım karabekir elbette vatansever ve çok başarılı bir askerdi.ama cumhuriyet ve devrimler noktasında bilgisi,öngörüsü kıt bir adamdı.gerçi yaşamının son demlerinde artık o da atatürk'ün ne yapmak istediğini anlamaya başlamıştı ama cumhuriyetin ilk yılları atatürkle biraz da tek taraflı bir didişme içine girmişti.
cumhuriyet kurulduğunda o ilk yıllarda atatürkle didişmesinin nedenlerinin başında cumhuriyet ve devrimler noktasındaki fikir ayrılıkları olsa da kıskançlık duygusu da bir diğer önemli nedendi.
kazım karabekir cumhuriyet döneminde etkin bir rol beklentisi içindeydi yani mustafa kemal'in yakınında fikri dinlenen bir kanaat önderi olması gerektiği algısındaydı ama hiç de beklediği gibi olmadı. çünkü mustafa kemal ile arasındaki fikir farkı siyahla beyaz gibiydi.devre dışı kaldıkça bu durum zamanla kazım karabekirde kıskançlığa da neden oldu.