dizinin daha fragmanlarını izlerken "yaa kadro çok iyi ama şimdi kaç sezon bu gerzek çocuğu mu(çocuk bu arada çok tatlı çok beğenirim geleceğin kıvancı) arıcaklar" dedim. cidden öyle. "kızım nerede" dizisi vardı atvde. o da öyleydi kaç sezon kız çocuğunu aradılar. yani ben dizi başladığından beri ilk bölümünden beri hiç kaçırmadan izliyorum her defasında da heyecanlanıyorum "ha buldular şimdi ha bulacaklar" ama boşuna yani biliyorum o çocuğun bulunmasının rahat 2 sezonu var. bi de her hafta izlerken yeni bir şokla karşılaşıyorum. önce çocuğun dayısının parmağı var bu işte diyodum şimdi de dede çıktı. vay şerefsiz fakir dede. sana bi de 2 hafta önce acımıştım. ya gerçekten de ne kadar vicdansız senaryo hazırlıyosunuz be.
Türk dizi sektörüne çağ atlatan dizidir. Katilin kim olduğu hala izleyiciler tarafından çözülememiş olup gizliliğini korumaktadır. Her karaktere dizinin ilk bölümünden beri katil potansiyeli yükleyip bunu bozmamaları da cabası.
falko hapisteyken ayrılma mektubu yazan kız özlemse eğer diziyi eski şevkimle, heyecanımla izlemem. eğer çocuğun anasıysa artık inanılmaz bir dizi haline gelir. bırakın türk dizilerini, adeta bir breaking bad, bir lost, bir homeland gibi olur yani abartmıyorum.
çocuğun anası neden olabilir?
1. kemal bir ara falko'nun çocuğun parmağını kestiği videoyu başa sarıp sarıp izlerken özlem içeri girmişti, kemal o arada "ben bu sesi bir yerden tanıyorum" dedi. özlem falko'nun eski sevgilisi olsa kemal'den önce anlardı o sesin falko'nun sesi olduğunu. ama hiç oralı bile olmadı.
yani bu şu demek oluyor;
ya özlem de bu işin içinde.
ya da falko çocuğun anasının eski sevgilisi. nasıl olur falan demeyin, senaryoda ne yazıyorsa o olur.
2. hatırlayın falcı kadın ne demişti çocuğun anasına? "senin bir düşmanın var. sen onu unutmuşsun ama o seni unutmamış"
neyse şimdi asıl önemli kısıma gelelim. son bölümden ne öğrendik? çocuğu kaçırtan kişi veya kişiler mehmet'in evini biliyorlar.
ailenin içinden mehmet'in evini bilen kimse var mı? yok.
mehmet'in evini sadece özlem ve avukat biliyor.
yani çocuğu kaçırtan kişi ya avukat, ya özlem. ya da ikisi birden.
ama bütün ipuçları özlem olduğunu gösteriyor. çünkü falko eve geldiği sırada özlem mehmetle işi götürüyordu.
bu kadar ipucundan sonra çocuğu kaçıranlar özlem ya da avukattan başka birileri çıkarsa harbiden derin bir "ohaa" çekerim. ama bence özlem. mehmet de bu bölümde özlem olduğunu anlayacak. ama elinden hiçbir şey gelmeyecek.
son olarak da hasan abi'nin hastasıyım. hasan abi hapse girmesin sikerim.
an itibariyle özetini izlerken dikkatimi inanılmaz bir şey çekti.
evet sevgili aynştaynlar. falko'ya ayrılık mektubu yazan kadın özlem değil çocuğun anası leyla.
lan hadi diyelim özlem. falko nereden öğrenecek özlem'le kemal'in seviştiğini? kendilerinden başka kimse bilmiyor ki.
ama asıl konu ben leyla olduğunu nereden çıkardım?
şuradan çıkardım; *
falko kemal'i en son aradığında internet cafe bulmasını söylemişti. verdiği mail adresini siktir edelim. şifresini hatırlayan var mı? evet ben hatırlıyorum. leyla. mail adresinin şifresi leyla idi. sizce neden leyla da özlem değil?
ben böyle bir durumdan haberdar olsam şifreyi özlem koyup kemal'i bir şoka daha uğratır, tamamen avcumun içine alırdım.
yani falko'nun özlem'le bir mazisi yok emin olabilirsiniz.
çocuğu kaçırtan kişinin ise hala özlem olma ihtimali var.
dizi inanılmaz yerlere doğru gidiyor beyler. harbiden şu anda türk tv tarihinin en iyi dizisi olduğunu kabul ettim. senaryoyu yazandan, yönetenden, oynayandan allah razı olsun.
Bulunduğu yerde "olmayan"dır. Yani her kayıp bir parça eksiktir. Kayboluşu da bu eksikliğin giderilmesidir. Kendi isteğiyle kaybolan, sırra kadem basan veya (sırra Âdem asan) biri "bulunduğu" yerde bulunmayan bir "ben"in peşindedir.
falko'yu içeri attıran adam kemal onu anladık da, falko'nun illa özlem ya da leyla ile bi alakası olması gerekmiyor. gazetede evlilik haberi çıktığında da falko adamı göstermişti kadını değil.
5. bölüme kadar kesintisiz izlediğim diziydi, artık günleri o kadar orospu oldu ki izlemeyen kesimi izlettiricem diye izleyen kesimi diziden soğuttular. Allah belanızı versin de kurtulalım bu reyting kaygısından. Bu dizi tutmaz arkadaşım tutmaz, bu dizi öyle reyting yapacak bir dizi değil, herkesin sevdiği konular yok, herkes böyle gizemi, gerilimi sevmiyor amına koyayım işte. bizi neden soğutuyorsunuz anlamıyorum ki.
günü saati sürekli değişen kanal d dizisidir. Kanımca bu tip öyküye sahip olan dizileri pek uzatmamak gerekir. Bu senaryoların en büyük eksisi kayıp olanı seyircinin beklemekten sıkılmasıdır. bazense kayıp olanın bulunmasıyla olayların devamıdır ki bu kayıp insansa senaryonun hiç şansı yoktur. Neticede çok gizemli gözüken fakat yapılması riskli bir senaryo türüdür. 1 sezon anca gider.
Bir fikir vermek gerekirse her bölüm farklı kayıp hikayeleri anlatılsa çok daha başarılı olacaktır.
şu ana kadar gayet güzel gidiyor dizi, bu senenin kaliteli yapımlarından ama yayın günü sürekli değişiyor. bu şekilde iyi bi' reyting nasıl alabilir ki bu dizi? bu tarz dizilerden hoşlananlar bi' şans versin.
bu falcoya mektup yazan meçhul sevgilinin ne özlem ne de leyla olduğunu sandığım dizi. Bu adamın sevgilisi bambaşka biri, kemal bu adamı bir şekilde içeri attırıyor, ve kemal bunu içeri attırdığı için başka bir kadın buna ayrılık mektubu yazıyor. Bu da çıkınca kemalin bunu içeri attırdığı için sevdiğinden ayrılmasını kemale bağlayarak intikam alıyor. başka bir kadın var özlem ya da leyla dan başka.
yapilan entrylerin coguna kismen katildigim dizi.
öyle heyecanli bir yapim ki, insan aceba simdi ne olacak diye sormaktan kendini ali koyamiyor.
halen cocugu kim kacirdigina dair kimsenin kesin bir fikri yok. hemen hemen herkesi süpeli konumuna, düsürüp tekrardan dikkati üzelinden almayi basariyorlar.
falkonun sevgiliside leyla olarak tahmin ediliyor ve ya özlem. ne zaman cözdüm diyince olaylari yeni bir flashback gösteriyorlar, aha sictik gene diyorsun.
yasli adamdada az gizemler yok degil hani...
falko ise zaten kapali kutu gibi. en cok onún gecmisini merak ediyorum ben sahsen. sherlock holmes'imiz mehmet zaten sempetakligiyle sevilen bir karakter olmayi basarmis.
tüm oyuncular inanilmaz derecede iyi oyunculuk sergiliyor. dizinin daha cok reyting almasini umud edip, gördügüm her yerde reklamini yapiyorum.
gelecek bölümü merakla beklemekteyiz.
açıkça söyleyeyim, çok çabuk mu kapıldım bilmiyorum ama bu bölümde beni hayal kırıklığına uğratmaya başlamış dizi. o rüya müya olayları nedir abi allah aşkına ya? bir an samanyolu'ndaki sır kapısı'nı izler gibi hissettim kendimi. hadi fal bir nebze dedik de. bu kadar da sıçmasınlar lütfen.
ayrıca o kerem denen çocuk neden sürekli uyuyor lan geri zekalı mı bu çocuk? amına koyim önünde pencere var. imdat diye bağır en azından. hiç olmadı pencereden dışarıya bir bak. neler oluyor neler bitiyor falan diye.
ayrıca mehmet neden "bu adamlar benim evimi nereden biliyor da evime girebiliyor" diye düşünmedi. zaten evini bilen 2 kişi var. birisi özlem. öteki avukat.
avukat sürekli geri planda duruyor bu aralar. bana şu anda çocuğu kaçıran kişi o gibi geliyor.
ayrıca hala falko'nun eski sevgilisi özlem falan diyenler var.
ulan özlem olsa dizi biter ipneler. gidin kurtlar vadisi'nde polat'ın ölümünü falan bekleyin daha çabuk sonuca varırsınız.
edit: özlem olsa dizi neden bitsin ki diye soran arkadaş, özlem olursa bütün olayları çözmüş oluyoruz ve inanılmaz basit bir zincir oluyor. işte falko özlem'e, özlem kemal'e, kemal leyla'ya, leyla kemal'e gibi... ama leyla olunca bütün yollar tıkanıyor. özlem olsa kesinlikle 2 sezon sürmez bu dizi. halbuki 2 sezonluk senaryosu zaten hazır.
reyting kurbanı olur da yayından kaldırılırsa yazık olacak dizidir. Umarım böyle bir ihtimal bile yoktur, en az iki sezon daha izleriz diziyi. dar olan konunun işleniş biçimi, (kızım nerde diye bi bok vardı zamanında, konu olarak kayıpla nerdeyse aynıydı. ancak uzun sürmedi) oyunculuklar, müzik. çekim kalitesi, sahneler arasındaki geçişler... Hepsi gerçekten mükemmel. Nolur kaldırmayın lan, sevabına oynatın hiç olmazsa. Bu reyting ölçerleri cahil kesimin evine koyuyolar. sonra kayıp kaldırılıyo, karagül, fatih harbiye reyting alıyo. Ne ala memleket.
kayıp, yitirilmeyi bekleyen bedeni anlatır bazen benim için. her beden bir ruhu, her ruh ise bir düşünceyi ifade eder. düşünceler beyinde birikir birikir ve sonunda patlar beyin. etrafa harfler dağılır. en kötüsü o harfleri toplayıp bir kelime haline getirmektir. çünkü eskisi gibi değildir artık o harfler. kiminin kuyruğu yoktuk. kiminin noktası..