akademik bir çalışmanın olmazsa olmaz unsuru. eğer bir şey olduğu gibi bir yerden alıntı yapılıyorsa herhangi bir yazıda yapılması mecburi eylem; aksi halde yazıda intihal gerçekleştirilmiş olur ki bu da suç teşkil eder. ha bu hırsızlığı en beklenmedik kişiler en beklenmedik yerlerde bile * özellikle yabancı kaynakları kullanıp kaynağını göstermeyerek yapabilmekteler; o ayrı. benim maçam sıkmaz, dolayısıyla da kaynağım neyse gösteririm ve bu alışkanlık yapmış olsa gerek kıçıkırık entry'lerimde bile bir kaynaktan faydalanmışsam bunu belirtmeden edemiyorum. örnek olarak (bkz: wikipedia)
yurdum insanı sallamaz bunu. biri bir şey der, kaynak göstermez, o da "e peki neye dayanarak söylüyorsun bunu?" demez. bu durumu en güzel, medyatik doktorlar/sağlık uzmanları(!) ve politikacılar kullanır.
bu durumun yaşadığım örneği, annemin sabahları yayınlanan çin işkencesi kadın programına çıkan diyetisyenlerden, antieyinkçi (ohh yeah!) doktorlardan duyduğu palavraları üzerimde tatbik etmeye kalkmasıdır. adam çıkar der "günde bir avuç kabak çekirdeği kanseri önler" (örnek gerçektir), tabii bu lafı göbek havaları eşliğinde, kabak dolmaları pişirilirken söylemiştir ihtimalle. bunu duyan anne akşam, elinde bir avuç kabak çekirdeğini zorla yedirmeye kalkar. sen sorarsın kim demiş, neye dayanarak demiş. onun umurunda değildir bunlar. "ya anne git başımdan, tıp okuyorum ben!" deseniz de kar etmez. adam allah mübarek. "bok yiyin" dese yiyecekler.
siz siz olun, her zaman kaynak isteyin. kaynak göstermeden, işkembei kübradan sallayanlara da itibar etmeyin. hele "kaynaklarım çok gizli, adım garantimdir" ayakları yaparlarsa, kaçarak uzaklaşın.
alıntılanan bilgilerde mutlaka yapılması gereken şey. aksi takdirde hırsızdan farkınız olmaz.
okuduklarını kafasında toparlayıp kendi cümleleriyle özetleyenlere lafım yok. işinin uzmanı olup bildiklerini derli toplu yazanlara da... fakat kopyala-yapıştır denen şey etik değil.
başka bir sitede kendiniz yazmışsanız bile, bunu yazının bir yerinde belirtmek akıllıca bir hareket olur.