katliam emri veren peygamber

    4.
  1. adolf hitler.

    yok lan, o ruh hastasıydı.
    4 ...
  2. 6.
  3. ya olay baska be abi.

    o değil şu var. neden alıntı üc ayrı kaynaktan parca parca alınmış? ben bunu düşünüyorum var mı mantıklı bir yanıt? hoşuna gitmeyen yer mi oldu? ilk paragraf diyanet ondan sonraları baska kaynak, diyanette hepsi yazmıyor mu?

    olay şöyle oluyor hatırladığım kadarıyla kabaca anlatayım.

    kabile iki kere hainlik yapıyor, yapılan antlasmalara uymuyor falan. bunun üzerine savas acılıyor o kabileye. kabile ele geciriliyor. peygamber soruyor ''sizin cezanızı kim versin?'' bunun üzerine kabile büyükleri eskiden yahudi olan müslümanı işaret ediyorlar, belki bize acır diye.

    o mümin şu kararı veriyor ''Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz. Kadın ve kızları cariye (iş ve seks kölesi); ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız." diyor'' yahudi kabilesi dehşet içerisine düşüyor ve neden bu kadar agır ceza verdiğini soruyor.

    cezayı veren eski yahudinin cevabı ''cünkü yahudilerin kutsal kitabında savasta ihanetin karsılıgı budur'' onun üzerine infaz gercekleşiyor...

    böyle şeyleri öyle oradan kırparak buradan kırparak üc beş farklı kaynaktan toplama bilgi saglayarak falan konusulmaz. biraz samimi olun baska ibr şey istemez.

    tekrar soruyorum, diyanet kaynagında hikayenin tamamı yok muydu da üç ayrı yerden alıntıladın?

    olayın özeti;
    --spoiler--
    Hendek savaşı sırasında k müslümanlara hem de daha önce akdedilmiş ve müslümanların saflarında savaşmayı gerekli kılan kuvvetli bir antlaşma varken, sırt çevirmişler ve aleyhlerine dönmüşler. Böylece Medineyi kuşatmış olan Kureyş müttefiklerinin ordusuyla birlikte fiilen savaşa katılmış oldular.
    Müslümanlar Hendek Savaşını bitirir bitirmez Kureyzaoğullarını kuşatma altına aldılar. 15 veya 25 gün kaleleri yıkılmaya devam edildi.Kesin olarak yenileceklerini anlayınca Yahudilikten müslümanlığa geçmiş olan Sa'd B Muaz'ın vereceği karara razı olarak teslim olacaklarını söylediler. Sa'd B Muaz ise onlar hakkında Tevrat'ın gereği olan şu kararı verdi; "Savaşır durumdaki erkekler öldürülecek, kadın ve çocuklar esir alınacak. Malları müslümanlar arasında savaş ganimeti olarak paylaşılacak." Bu hüküm uygulamaya konuldu ve buna dayanılarak öldürüldüler.
    --spoiler--
    3 ...
  4. 5.
  5. iz kalması için atılan çamurlardan biri.

    3 ay önce aldığım "kuran'ın kaynağı" kitabında ise hz.peygamberin bir kadına tecavüz ettiği yazıyordu. okuduktan sonra şöyle düşündüm;; "sadece zaman kaybı".
    4 ...
  6. 2.
  7. islamda coluk cocuk kadın demeden öldürmek diye birşey yoktur.
    2 ...
  8. 3.
  9. böyle birşey yok, ateistlerin uydurması, tarihte herzman olmuştur gülüp geçilesi olaylar.
    2 ...
  10. 9.
  11. yan çizmek nedir diye sorsalar şu #6144581 ve şu #6145104 entryler harika örnek olur herhalde.

    şimdi bir olay anlatılıyor, o anlatılan olay 3 ayrı kaynaktan alıntılanılıyor. bunun nedenini soruyorsun cevap yok? cünkü neden yok biliyor musun , bu arkadas gitmiş bir forumdan bunu aynı bu şekilde kopyalamış. kendi bunun cevabını veremez, o forumda ki eleman neden üç ayrı kaynaktan bölüm bölüm almış alıntıyı ona sormak lazım...

    sonra eksik olan yeri bildiriyorsun diyorsun ki baba adamlar ihanet etmiş hee. ihanet ettiği alan savaş alanı. hani öyle sek sek oynarken hile yapmamış. bir şehrin kaybedilmesine ve gereksiz kayıplar verilmesine sebep olunmuş. bunun karşısında ne yapacaktı? bu kadar mı kör, bu kadar mı sağır, bu kadar mı islam düşmanı olur insan. bir de ben düşünüyorum demiyor mu?

    ondan sonra verilen cezada kabilenin kendi kendine verdiği ceza.. kabile diyor ki ''tek sartla teslim oluruz oda; eskiden yahudi olan kişi bizim cezamızı verirse biz savasmdan teslim oluruz ve verdiği cezayı kabul ederiz'' şimdi bu olayı anlamayacaksın sen biliyorum. ama insanların kafasını bulandırıyorsun belki okuyanlar anlar. eskiden yahudi olan kişi ise cezayı veriyor gerekcesini soruyorlar ''yahudilerde savasta ihanetin cezası budur'' diyor..

    daha neyini konusuyorsun, neyi kıvırmaya calısıyorsun. göt oldun otur asagıya di mi?
    3 ...
  12. 7.
  13. Hz. Musa a.s., köy köy, şehir şehir dolaşıp; insanlara Allah'ın dinini öğretirken, bir gün yolu Allah'ın, ceza olarak bütün halkını yaktığı bir köye düştü ve:

    "Ey Rabbim" dedi. "Bu köyde yaşayanlar arasında çocuklar, günahsız, suçsuzz kimseler ve hayvanlar da vardı. Sadece suçluları ve günahkarları cezalandırabilecekken, böyle yapmayıp tüm köyü cezalandırmışsın. senin şefkatin ve acıman sınırsıdır ve sen tüm canlılara bu şefkatinle davranırın. Sen işlerini de bizim aklımıızn eremediği yüksek bilginle yaparsın. Buna olan inancım tamdır. Fakat ben merak ettim; günahkarlarla beraber masum insanları niçin yaktın?" diyerek,fazla oyalanmadan, yoluna devam etti.
    Bir müddet sonra hem bir şeyler yemek, hem de yol yorgunluğunu biraz olsun üzerinden atmakbir ağacın altına oturdu. Ağacın az ötesinde büyük bir karınca yuvası vardı. Karıncalar harıl harıl çalışıyordu. Bu karıncalarda bir tanesi gelip dinlenmekte olan Hz.Musa aleyhisselamı ısırdı. Musa a.s karıncaya öfkelendi Yerdeki kurumuş odunlardan birini ateşle tutuşturdu, geldi, tüm karınca yuvasını ateşe verdi. Tüm karıncalar yanarak öldü. Musa a.s bildiren dini hükümler arasında karınca yakmak günah değildi.

    Bunun üzerin Allah (c.c) şöyle seslendi:

    "Ey Musa! Seni sadece bir tek karınca ısırmışken, sen bütün karınca yuvasını ateşe mi verdin. Bir karınca yüzünden koca karınca ülkesini her ana hamde eden, beni en güzel sözlerle öven bir toplumu yakıp yok ettin, öyle mi?"

    Hz.Musa a.s. gerek kendi gördüğü karşısında söyledikleri, gerek yaptığı karşısında Cenab-ı Hakk'ın seslenişinden öğrenmiş oldu ki;

    Suçlularla beraber olanlar, kendileri suçsuz olsalar dahi aynı cezaya uğrarlar. Ancak Allah c.c. hesap gününde onları birbirinden ayırır, her birine hak ettiği karşılığı fazlasıyla verir.

    edit: alıntıdır, çalıntıdır, araktır, sizi hangisi mutlu ederse odur.
    1 ...
  14. 8.
  15. ilgili kaynaklara göre hz. muhammed'dir. [çok kastım tanıma]

    hep söylemişimdir bu tarz eleştirilere, olaylara veya kendilerine göre safsatalara cevap veren güruh genel olarak ad hominemci oluyor. bunun sebebini araştırma aşamasındayım. aklımda birkaç tane cevap var ama sağlamlaştırmadan açıklamak istemiyorum. herneyse, kimileri diyor; "yok böyle bir olay." kimileri diyor, "var böyle bir olay fakat burada anlatılan yalan." kimileri de diyor, "var böyle bir olay, burada anlatılan da doğru fakat eksik yerleri var."

    ilk 2 kimilerine lafım yok, onlara cevap verilmez çünkü. 3. kimilerine lafım var.

    şindi, bu adamlara şöyle diyorum ben, böyle bir olay var. anlaştık. bu durumda ben meramımı "bu olayın sebepleri var." şeklinde değil de "bu olayın olmuş olması" dahilinde anlatıyorum. ulan arkadaş bu şekilde anlaşamicamız zaten belli neden uzatıyorsun mevzuyu? ben diyorum ki; "bir peygamber nasıl olurda böyle bir şey yapmıştır?" sen diyorsun ki; "şu şu sebeplerden yapmıştır."

    hayır, "şu şu sebepler" beni alakadar etmiyor. allah'ın resulü, ve ne kadar iyi sıfat varsa üzerinde bulunduran bir insan bu olayı nasıl yapar? bu noktada olay saplanıyor çamura. "allah adına?" diyor. ya ben onu demedim ki.
    1 ...
  16. 2.
  17. allah ı inkar edenlerin sonu herzaman felaketle sonuçlanmıştır.tarihte birçok peygamber, azıtmış sapıtmış kavimlere gönderilmiştir.ancak yola gelmeyen kavimler helak olmaktan kurtulamamıştır.
    bunlar katliam olarak nitelendirilemez. kuran da şöyle geçer;
    Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup-sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz? Öyle ki elçiler, umutlarını kesip de, artık onların gerçekten yalanladıklarını sandıkları bir sırada onlara yardımımız gelmiştir; Biz kimi dilersek o kurtulmuştur. Suçlu-günahkarlar topluluğundan zorlu azabımız kesin olarak geri çevrilmeyecektir. Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, herşeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması' ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 109-111)
    1 ...
  18. 1.
  19. allah'ın resulü hz.muhammed'dir.

    kureyza'lı erkeklerin boyunlarının kesildiği, kadınlarının ve çocuklarının ise köle edildiği şu şekilde anlatılıyor.

    - alıntı -

    Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed; in yanına varıp kendisine ;Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım; diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565)

    Cebrail' in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, "ikindi namazımızı Beni Kureyza' da kılacağız, haydi savaşa" talimatını veriyor (Kureyzalılar, Hendek Savaşında Mekkelileri desteklemişti). Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini ele geçiriyorlar (kısmen sağ, kısmen ölü olarak). Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz'a yetki veriyor. Sad'ın Hendek Savaşı'nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed'in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, "Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?" diye soruyor. Sad'ın verdiği yanıt aynen şu: "Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz. Kadın ve kızları cariye (iş ve seks kölesi); ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız." diyor.

    Muhammed, bu Yahudilerin karıları ve kızlarından 16 tanesini özel olarak ayırıyor ve bunlardan Reyhane'yi kendine seçip geriye kalan 15 tanesini de diğer önemli dostlarına dağıtıyor. Bir Yahudi:

    "Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın" diyor. Fakat, Muhammed bunu dinlemiyor (Kaynak: Vakıdi, Meğazi, 2/250)

    Muhammed, ihtiyaç fazlası kadın ve erkek çocukların bir bölümünü, Sad bin Zeyd'e teslim edip onları satmak için Necd bölgesine, bir kısmını da şam tarafına gönderiyor. Müslümanlardan Muhammed bin Mesleme:

    "Beni Kureyza Savaşı'nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım" diyor. (Kaynak: Diyarbekiri, Tarihi Hamis,1/499 ve Vakıdi age 2/523-25)

    - alıntı -
    7 ...
© 2025 uludağ sözlük