bu sene de hızlı geçen ve çok çabuk biten ay.içindeyken yapılması,yaşanması ,hayata geçmesi gerekenlere yetemiyormuş gibi.
takvimlerden çıkmak istiyormuş gibi o da.
bu yaz kuzenimin tüm yolculuklarımızda kesintisiz dinlediği parça aklıma geldi.yazın ortasında kasım ayının hüznünü taşıyan bir parça.o an dinlerken çok duyumsayamamış olmalıyım ki kasım ayı içerisinde yaşarken tekrar dinlediğimde hüznünü hissettirdi.
gerçekten takvimlerden çıkarılması gerekiyor olabilir.
şarkıda söylendiği gibi ben de katılıyorum;
Ne zaman bu ayı düşünsem yine aylardan kasım sanki sende kaldı bir yarım şarkısı geliyor kulağıma. Bu zamanlar kasvet ve durgunluk ayı valla. Onun için lahana modası geri geldi.
istanbul için ortasını da geçmemize rağmen, halen kısa kolluyla dolaşabildiğim ay. sonbahar açısından iyi. çok özlediğimiz ve sevdiğimiz insanlara sarılma fırsatı da veriyor.
yeşilken kıpkırmızı olup, yaşamının en güzel halini ölümüne saklayan bir sarmaşığın ayıdır.
bulutlu, iç karartıcıdır biraz.
bulanıktır aslında. mavi eskisi kadar canlı gelmez, ağaçlar uykuya dalar yavaşça.
toprak soğur, persephone yeraltına gider usul usul.
hem sarının en narin hali görülür, hem de bordo düşer yere canı çekilmiş yapraklarla.
Sonbaharın son ve en hüzünlü ayı, içinde olunan yıl artık yorulmuşsunuz ve yeni yıla daha bir ay var, işte öyle bir ay.
Neredeyse beş yıldır hiçbir kasımı mutlu geçirmedim, bir yaş daha büyüyeceğim, ben dahil arkadaşlarım ve ailem arasında birkaç doğum günü var, işim ve param yok, sınavlarım var, borcumun son taksidini ödeyip bu defteri artık kapatmam gerekiyor.
Şimdi ben bu ayı nasıl seveyim.