ilk başta kurulamayan fakat düşündükçe ve kendini karl'ın yerine koydukça yavaş yavaş çözülebilen ilişkidir. komunizmi savunan ve özgürlükçü düşüncenin tohumlarını atan karl, bu düşünceleri hep bir memenin neden sütyene muhtaç olmak zorunda olduğunu sorgulayarak başlamıştır. insanları memelerin yerine koymuş ve haklarını savunmalarını, kapitalist sermaye ürünlerine muhtaç olmamalarını, emek gücü ile de memenin başı dik durabileceğini vurgulamıştır.**