gece uyuyamayınca aynı kulaklıktan müzik dinlemek
el feneriyle tavanda şekiller yapmak
gecenin bi yarısına kadar konuşmak
su almaya kalktığınızda mutlaka bir bardak da kardeşe getirmek*
daha ufak yaşlarda "şimdi var ya, böyle yatağının altından bi canavar çıksa tüylü tüylü elleriyle ayağından yakalasa" veyahutta "seni karanlıkta öcüler yesin, hiç de bakmam, kurtarmam, banane" gibi psikopatlıklara maruz kalmayı da beraberinde getirir.
bir de bu son olayın zombi gibi davranma ya da içine başka bir ruh girmiş gibi davranmalı olanları var ki evlerden ırak.
"abi biliyorum sensin ama yapma korkuyorum." derdim hep, çok eğlenirdi o da. ne de kibarmışım küçükken..
Babaannem sagken mecbur abimle paylasirdim odami. iyice kucukken uyumadan once bana korkunc seyler anlatirdi ya da su kapinin yanindakini goruyor musun seklinde seyler soylerdi. Uyuyamazdim ben. Ranzada yatardik o yukarda ben asagida. Kolunu bacagini sarkitip korkuturdu. Abim beni genelde hep korkuturdu.
Biraz daha buyudugumde o okula tam gun gidiyordu ben oglenciydim. Vardi ya o muhabbet. Her sabah onunla kalkiyordum. O giyinip hazirlanirken ben de onun resim defterine boyama yapiyordum. Her sabah istisnasiz. Hic kizdigini hatirlamam.
Artik ayni odayi birak ayni evi bile paylasmiyoruz. Ama cocugu her gun bizde. Benim odam icin de "ama burasi benim odam" diyor pasa. Bugun okuldan dondugumde yatagimda oturmus cizgifilm izliyordu meselA.
Kurtulamiyoruz yani anlayacaginiz. Aman olsun boylesi cok guzel.
Bırakın çocuklar için odayı, üç çekyatın olduğu oturma odasında uyurduk biz üç kardeş.
Ma aile aynı odada yaşar, yemek yer, tv izler, misafir ağırlar ve aynı zamanda ders çalışırdık.
Tek maaşlı, kıt kanaat geçinen, iki göz odalı, sobalı evlerde yaşayan ama mutlu çocuklarıdık.
Eyyy gidi!