bir reklamda gördüğümüz gibi * gayet sapık olan yaratıklar
zaten bir kere çocukken yaptığımız bir kardanadam bir kızın üstüne düşmüştü ordan anlamalıydım ben.
çocuklukta yapılan salaklıklardan biridir... lan gerizekalı bulmuşsun karı, içine taş koyup bir kar topu yap birinin kafasını yar... ne o öyle kardan adammış... kardan adam mı olurmuş, adam dediğin güneşi görünce cıvımaz...
hiç somurtanını görmediğim, sanatsallık boyutunda genelde mahallenin çocuklarınca, çeşitli stillerde oluşturulan, genelde de göbekli, hemen hemen her kişinin, çocukluğuna ya da gençliğine denk gelen zaman diliminde en az bir kere haşır neşir olduğu nesne.
bir de aynı isimli ilker çalışkan parçası vardır ki, isminin aksine düzenlemesiyle de, müziği ve de vokaliyle de sımsıcaktır; baygın, sıcak yaz gecelerini daha da boğucu yapar.
anlamlı, insanın yüreğini burkan, gözlerde yaş, kalpte sızıya sebep bir şarkı.
"kardan adam yapalım,
burnuna havuç takalım,
üşüyor bu havada,
boynuna atkı saralım"*
ben kardan bi adam sevdim
gülüşü şapkasının altında saklı
elleri ceplerinde
çocuk kahkahalarıyla örülü bedeninde
ateşten kor yüreği
ben bu kış baharı hiç gelmez sandım
bi sabah uyanınca güneşle
dünyam başıma yıkıldı
ne kar vardı,ne kardanadam
artık sadece hayali vardı
anımsadıkça ayazıyla yüreğimi yakan
"gönül sana tapalı kapın bana kapalı
şaşırmışım yolumu bu sevgiye sapalı
susayan ırmak arar, olmaz sevende karar
güzelleri olmasa bu dünya neye yarar
geceme güneş olsan, kalbimi görmüş olsan
unuturdum cihanı bana birgün eş olsan
susayan ırmak arar, olmaz sevende karar
güzelleri olmasa bu dünya neye yarar
kardan adam olur senden adam olmaz seklinde kotu esprilere malzeme olan, karlı kıs gunlerinde ortalıkta gormeye alısık oldugumuz, ucan tekmeyle dalması cok zevkli olan adamcagız...**